Anahtar kelimeler: Sancısının Kürtaj Düşünerek Vücudunda Söylendiğini Nöbetçi İşlettiğini Başvurduğunu Parçaların Doğum

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 6. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili; davalının ..... Hastanesi .... şubesini işlettiğini, müvekkili.....'nin 16 haftalık gebeyken 28.06.2017 tarihinde sancısının başlaması üzerine düşük yaptığını düşünerek davalı hastaneye başvurduğunu, nöbetçi kadın hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından vücudunda kalan parçaların alınması amacıyla kürtaj olması gerektiğinin söylendiğini, bunun dışında bilgilendirme ve aydınlatma yapılmadığını, kürtaj işleminden sonra ağrılarının artarak devam etmesi ve ağrı kesici de verildiği halde geçmemesi üzerine çekilen röntgen filminde, kürtaj sırasında rahim ve bağırsağın delindiğinin anlaşıldığını, yapılacak ameliyatın normal yoldan gebelik açısından bir sorun teşkil etmeyeceğinin söylendiğini, bunun dışında ise yine bir bilgilendirme ve aydınlatma yapılmadığını, ameliyat sırasında sol yumurtalığındaki kistin alınmasına dair rızasının alınmadığını, 28.12.2017 tarihine kadar kolostomiyle yaşadığını, müvekkilinin süreçte bedenen ve davacı eşinin de ruhen yıprandığını, müvekkilinin doğal yollardan gebe kalamadığını farkettiğini ve bir çocuğunun da bulunmadığını, yapılan müdahaleler nedeniyle müvekkilinin bir çocuk sahibi olamayacağına dair aydınlatılmadığını, tıbbi durumunun zamanında ve gecikmeksizin saptanılamadığını, normal yollardan gebe kalma yeteneğinin kaybolmasından davalı hastanenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı ... için 1.000,00 TL maddi, davacılar için ayrı ayrı 1.000.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.04.2025 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebinden feragat ettiğini bildirmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; husumet itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ...'nin geçirdiği uzun ameliyat süreçleri ile sonrasında bağırsağının da dışarı alınması nedeniyle yaşanan sıkıntılar gözetildiğinde, ameliyatın başarılı olmamasından ve sonraki süreçte davacı ...'nin yeniden müdahaleler geçirmesinden kaynaklı kaygılar, çocuklarının olmayacağından bahisle yaşadıkları üzüntü gözetilip, hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalınarak, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalının vekalet sözleşmesine aykırı eyleminin davacılardaki elem ve ızdırabın derecesi, istek sahibinin toplumdaki yeri, kişiliği, hassasiyet derecesi göz önüne alınarak, davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile her biri için 1.000.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş. den tahsiline, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine davalı ...Ş. .... Şubesi yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.2. İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2025 tarihli ek kararıyla; Mahkeme kararının davalı vekiline 02.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf dilekçesinin ise 17.06.2025 tarihinde sunulduğu gerekçesiyle süresinde yapılmayan istinaf talebinin reddine karar verilmiş; ek karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ek karara yönelik davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili; UYAP kaynaklı teknik bir sorun nedeniyle istinaf başvurusunun 17.06.2025 tarihinde sunulduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, ayıplı tıbbi müdahale nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içeriğine göre; gerekçeli kararın davalı vekiline 02.06.2025 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf yoluna başvuru dilekçesinin ise 17.06.2025 tarihinde sunulduğu, dolayısıyla istinaf başvurusunun süresinde olmadığına ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararın yerinde bulunduğu, bu kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.