Anahtar kelimeler: Suyuna Kireç Takma Kuyu Ocağında Ceyhan Takılı Abone Suyu Sayaç
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ceyhan 3. Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı İdare yetkililerinin, 23.11.2019 tarihinde yaptıkları denetim sırasında kireç ocağında kullanılan kuyu suyu ile ilgili sayaç takılı olmadığı gerekçesiyle müvekkil şirkete abone olması için süre verdiğini ve mühürleme tutanağı düzenlediğini, bunun üzerine müvekkili şirketin davalı İdareye abone olduğunu ancak yer altı suyuna sayaç takma ve abone olma zorunluluğunun bulunmadığını, su ihtiyacını uzun yıllardır DSİ'nin kuyusundan karşıladığını, söz konusu kuyunun gerekli tüm yasal izinlerinin usul ve yasaya uygun olarak alındığını ve bu şekilde kullanıldığını, davalı İdare tarafından su tüketim bedeli belirlenirken bahse konu faturada atık su bedelinin ücretlendirildiğini, müvekkil şirkete ait aboneliğin kurulu bulunduğu adreste davalının kanalizasyon hattının bulunmadığını, davalı tarafından müvekkili şirkete kanalizasyon hizmeti verilmediği halde hizmet veriliyormuş gibi sayaç takıldığını ve faturalandırma işlemi yapıldığını, 18.03.2019 tarihli faturada atık su bedeli olarak 974,90 TL tahakkuk ettirildiğini, bu bedeli ihtirazi kayıt ile davalı şirkete ödediğini, kireç üretimi işiyle iştigal eden müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini gerçekleştirirken üretimde kullandığı suyun davalı İdareye bağlı şebeke suyu olmadığını, aksi olsa dahi sayaç takılan kuyudan gelen suyun büyük bir kısmının üretimde ve bir kısmının da çalışanlarca kullanıldığını, kirecin üretiminde de sönmemiş kireç, kalsiyum oksit ve su bir araya gelerek birçok işlem ve makineden geçerek sönmüş kireci oluşturduğunu, suyun kullanımından sonra hiçbir şekilde atık su oluşmadığını, üretime giren suyun ürün olarak çıktığını, müvekkili şirketin sönmemiş kireçten su yardımıyla sönmüş kireç üretimi yaptığını, fabrikada çalışan personelin içme suyu, lavabo ve mutfakta kullanılan su ihtiyacından ibaret evsel atık suların ise kanalizasyon sistemi bulunmadığından bedeli karşılığı davalı İdareye ait vidanjörle atık su arıtma tesisine gönderildiğini, işçi ve çalışanların kullandığı su ile ilgili olarak ASKİ sistemine deşarj edilmediği, dolayısıyla davalı İdarenin evsel atık su hizmet bedelini talep edemeyeceğini, davalı tarafça müvekkilden atık su bedeli adı altında tahsil edilen bedellerin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile iade edilmesi gerektiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen görüşte de müvekkil şirketin zaten vidanjörle taşınan miktara göre ödeme yaptığından sayaç takılması ve abonelik istenmesinin doğru olmadığının belirtildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████████ E, █████████ K. sayılı kararının da bu yönde olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait aboneliğin ve aboneliğe ait sayacın iptaline, abonelik için alınan 525,54 TL teminat bedeli, sayaç takılmasına ilişkin yapılan 1.800,00 TL masraf ve 974,90 TL atık su bedeli olarak alınan fatura bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; idare mahkemesinin görevli olup Adana Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu adreste yapılan kontrolde davacı şirketin abonesiz ve sayaçsız su kullandığının tespit edilmesi üzerine mühürleme tutanağı düzenlenerek 7 gün içerisinde abone olması için süre verildiğini, 2560 sayılı Kanunun 23. maddesi gereğince hazırlanan Tarifeler Yönetmeliği'nin 15, 16/1, 18. maddesinde ve 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun (2872 sayılı Kanun) 11. maddesinde bu hususa ilişkin hükümlerin bulunduğunu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin ███████E.,███████ K., █████████ E.,██████████ K. sayılı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ████████ E -142 K sayılı ilamlarında da atık su bedeli talep hakkının bulunduğunun belirtildiğini, Adana 1. İdare Mahkemesinin ████████ E. -1029 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2872 sayılı Kanunun 11. maddesini değiştiren 5491 sayılı Kanunun 8. maddesinde kanalizasyon sistemini kullanacak olanlardan bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın atık su ücreti alınması hususunun düzenlendiği, davacı maden şirketinin olduğu bölgede davalı İdarenin kanalizasyon alt yapısının olmadığı, davacı işletmede üretim aşamasında kullanılan sudan kaynaklı bir atığın oluşmadığı, personel kaynaklı atığın oluştuğu ve bu atığın da fosseptikte biriktirildiği, fosseptiğin kapasitesine göre vidanjörlerle tahliyesinin yapıldığı, dolayısıyla davacı kanalizasyon hizmetlerinden yararlanmadığı, davalı İdarenin kanalizasyon hizmetlerinden faydalandığına ilişkin dosya içerisinde resmî kayıt ve belge sunmadığı, buna göre davalı İdarenin atık su bedeli olarak 1.800,00 TL'yi almasının hukuka uygun olmadığından davacının bu miktar açısından talebinin kabulüne, 2872 sayılı Kanunun 11. maddesi uyarınca davalı İdareye kullanılmış suların uzaklaştırılması abonesi olması gerektiği, ilk sözleşme teminat bedeli olarak alınan 520,12 TL'nin alınmasında hukuka aykırılık olmadığı, 30.01.20 19... .03.2019 tarihleri arasına ilişkin oluşturulan fatura bedeli açısından kuyudan çekilen suyun tamamının insani tüketim amaçlı kullanılmadığı, ortalama 40 işçinin çalıştığı şirkette 171,40 TL kusub bedelinin oluşacağı buna göre davacıdan fazla alınan 803,50 TL'nin iade edilmesi gerektiği, davacıya iade edilmesi gereken miktar 1.800,00 TL ve 803,50 TL toplamı olan 2.603,50 TL olduğu ancak kısa kararda sehven 2.608,92 TL olarak maddi hatadan kaynaklı yazıldığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne; davacının sayacın ve aboneliğin iptaline ilişkin olarak talebin reddine, toplamda 2.608,92 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu yerde davalı İdarenin kanalizasyon altyapısının olmadığı, işletmede üretim aşamasında kullanılan sudan kaynaklı bir atık oluşmadığı, sadece personel kaynaklı atığın oluştuğu, bu atığın da foseptikte biriktirildiği ve kapasitesine bağlı olarak vidanjör ile tahliyesinin yapıldığı, iş yerinde kullanılan işletme suyu ve kullanım amaçlı su tesisatlarının kuyudan sonra ayrı olarak tesis edilmesi ve sayacın kullanım amaçlı tesisata takılması gerektiği, ancak su sayacının kuyu çıkışına bağlanmış olmasından dolayı kuyudan çekilen su miktarının ne kadarının işletme ne kadarının kullanım amaçlı olarak kullanıldığının belirlenemediği, buna göre, 2872 sayılı Kanununun 11, ... Tarifeler Yönetmeliğinin 7, 16, 18... . maddeleri kapsamında davacı şirketin kullanılmış suların uzaklaştırılması abonesi (KSUB) olması gerektiğinden 29.01.2019 tarihli 520,12 TL bedelli ilk sözleşme- teminat makbuzunun uygun olduğu, bahse konu adreste KSUB bedelinin vidanjörle taşınan miktara göre belirlenmesinin uygun olacağından sayaç takılması için harcanan 1.800,00 TL bedelin uygun olmadığı, davalı İdare tarafından tahakkuk ettirilen (30.01.20 19... .03.2019) tarihleri arası 974,90 TL KSUB bedeli, işletmenin kuyudan çekmiş olduğu suyun tamamını (2021 m³) insanı amaçlı tüketim suyu olarak kabul ettiği ve foseptikte biriktirdiği şeklinde hesaplandığı ancak TUİK verilerine göre ortalama Belediyelerde deşarj edilen kişi başı günlük ortalama atık su miktarının 189 litre kabulüyle bahse konu işletmede ortalama 40 kişinin çalıştığı bilgisiyle yapılan hesaplamada; 189 L/kişi-gün 40 kişi: 7.560 L/gün: 7,56 m³/gün7,56 m³/gün x 47... ,32 m³ atık miktarının olduğu, 2021 m³ için 974,90 TL bedel tahakkuk bedelinin 355,32 m³ olarak insani amaçlı tüketim suyu olarak hesaplanması ve 171,40 TL KSUB bedelinin tahakkuk edilmesi gerektiği, dolayısıyla 30.01.20 19... .03.2019 tarihleri arasında 2.021 m³ için ödenen 974,90 TL bedelden (974,90 TL - 171,40 TL) = 803,50 TL'nin iade edilmesi gerektiği, tüm bu hususların dosya kapsamında alınan heyet bilirkişi raporları ile sabit olduğu, söz konusu raporların hukuki denetime uygun, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının iddiaları destekler şekilde görüş bildirdiğini, davalının yapması gerekenin normal aboneliği iptal edip müvekkil şirketin tesisine atık su sayacı takılması ya da vidanjör ile taşınacak miktara göre atık su miktarının belirlenmesi olduğunu, bu konuda İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulmadığını, müvekkili şirketin her fatura dönemi için dava açması gerektiğini, dava niteliği itibariyle menfi tespit/istirdat davası olduğunu, bu hususun istinaf mahkemesince değerlendirilmediğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin █████████ E-7147 K. sayılı ilamının emsal oluşturduğunu, belediyelere mücavir alan sınırları içerisinde yer altı sularından elde edilen kullanma ve sanayi sularından ücret alma yetkisini veren kanun hükmünün iptal edildiği ve yerine aynı yetkiyi içeren herhangi bir kanun hükmü konulmadığını, mevzuatta başkaca da hüküm bulunmadığını, davalı İdarenin kendisine ait Tarifeler Yönetmeliği'ndeki düzenleme çerçevesinde davadaki menfi tespit isteminin konusunu oluşturan atık su bedeli tahakkuk ettirmesinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunun kabulü gerektiğini, normlar hiyerarşisine uygun karar verilmesi gerektiğini, bir yanda Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen madde hükmü diğer yanda Tarifeler Yönetmeliği'nin bulunduğunu, davalı İdarenin davaya konu yerde kanalizasyon hizmeti vermediğini, davalı İdare tarafından Tarifeler Yönetmeliği'ndeki düzenlemeler uyarınca kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su
bedeli tahakkuk ettirilmiş olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; hükme esas alınan yetersiz bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, abonelik tesisi işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını, Tarifeler Yönetmeliği'nde talep edilen bedelin haksız ve usulsüz olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararının bulunmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan su aboneliğinin iptali ile abonelik kapsamında alınan teminat bedeli, atık su bedeli ve sayaç takma masraflarının iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz edilen karar belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli bulunmasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!