Anahtar kelimeler: Vekilimüvekkili Reklamına Faizsiz Yazim İmkanı İnternet Gördüğüa Müşteri Layihalar Nezdinde

DOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 28.01.2026NUMARASI
: █████████ E. - ███████ K.DAVANIN KONUSU
: AlacakKARAR TARİHİ
: 07.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 07.05.2026İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.01.2026 tarih █████████ E. - ███████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili,müvekkili ... ... müşteri numarasıyla davalı banka nezdinde ticari hesap sahibi olduğunu, internet üzerinde gördüğü....'a ait faizsiz kredi imkanı reklamına başvuru yaptığını, █████/2025 tarihinde .... numaralı müşteri hattından aranarak kendisini davalı banka çalışanı olarak tanıtan 3. bir kişinin yönlendirmesiyle kredi başvurusu yaptığını düşünerek işlemi onayladığını, ancak mobil bankacılık uygulamasını kontrol ettiğinde ... numaralı kredi kartından .... adına 350.000 TL ödeme yapıldığını fark ettiğini, müvekkili kredi kartı kullanılarak rızası olmaksızın yapılan bu işleme ilişkin aynı gün davalı bankanın ....şubesine başvurarak durumu bankaya bildirmiş ve kartını iptal ettirdiğini, müvekkili dolandırıldığını anlayıp işlem hala "bekleyen provizyon" durumunda iken █████/2025 tarihinde bankaya bu durumu bildirmesine rağmen şube çalışanları bu talebi ciddiye almamış ve gerekli önlemi almadığını, bankacılık kuralları gereği bekleyen provizyon süreci dolandırıcılık tespit sistemlerinin işlemi incelemesine olanak tanıdığını, şüpheli işlemler bu aşamada durdurulabilir veya işlem için daha fazla doğrulama istenebileceğini, özellikle çevrimiçi ve telefonla yapılan işlemlerde, satıcıların işlemi tamamlamadan önce ek doğrulamalar yapabilmesi için zaman tanıdığını, ancak davalı banka bu süreci işletmemiş ve paranın diğer tarafa geçmesini önleyici tedbirler almadığını, müvekkilinin itirazlarına rağmen davalı █████/2025 tarihli cevabında kart ve şifre kullanılarak gerçekleştirildiği iddiasıyla harcama itirazını reddettiğini, ancak müvekkilinin tüm dikkat ve ihtiyatına rağmen hataya düşmesi onun kusurundan kaynaklanmadığını, dosyaya sunulan reklam ilanı müvekkilinin başvuru yaptığı ilandır ve benzer ilanlar davalının internet sitesinde de yer aldığını, ayrıca müvekkilini arayan telefon numarası banka, kargo vs. gibi kurumlar tarafından kullanılan 0850'li hatlardan olduğunu, arayan kişi kendisini banka görevlisi olarak tanıtmış ve bu konudaki bilgisiyle müvekkilinin güvenini kazandığını, tüm bu hususlar günümüzde bankaların mobil ve internet bankacılığında kullandığı yöntemlerle uyuştuğunu, davalı banka tarafından da müvekkili telefondan aranarak teklifler sunulmakta, mobil bankacılıktan işlem yapıldığını, hayatın olağan akışına uygun olan bu olay müvekkilinin basiretli davranmasına rağmen kandırılmasına sebep olduğunu, Bankacılık kuralları gereği hatalı, sahte işlemlere ilişkin bankanın üstlenmesi gereken yükümlülükler olduğunu, davalı banka sosyal medya hesaplarında veya internet sitelerinde kendine ait olmayan, sahte reklam, ilanları tespit edebilecek veya önleyebilecek bir sistem geliştirme, müşterilerini bu tarz dolandırıcılık girişimlerine karşı aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bekleyen provizyon durumundaki işleme ilişkin itirazları ciddiye almamış yeterli araştırmayı yapmamış ve harcama itirazına rağmen gerekli önlemi almadığını, bu yönüyle banka ağır kusurlu durumda olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; davalı bankanın ağır kusuruyla müvekkilinin zarara uğramasına sebep olduğunun kabulüyle şimdilik 50.000,00 TL (kısmi alacak) alacağın zararın meydana geldiği tarihten itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte davalı tarafından müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, esasa dair savunmaların yanında öncelikle davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalı ..... A.Ş. tüzel kişi olduğundan davalının ikametgahı şirket merkezinin bulunduğu yer olduğunu, müvekkili bankanın şirket merkezi,....Mah. ... Cad. ... Binası No:... olduğundan anılan hüküm gereğince yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre "davalı vekilinin süresinde yapmış olduğu yetki itirazının HMK 6 maddesinin" genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" hükmü dikkate alındığında davalının adresinin ....Mah.... Cad. .... Binası No:... olduğu, esasen davacının .... adresinde bulunduğu anlaşılmakla, yetki itirazı yapan davalı tarafın davacının mevduat hesabı bulunan taraf olması ve yetki itirazının ve iş bu davanın bu manada sözleşmeden doğan dava olarak HMK genel hükümlere göre davalı yerleşim yeri olacağı cihetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Dosya No: █████████ Esas - Karar No: ████████ Karar-mezkûr dosyada Ankara mahkemelerinden vaki yetkisizlik kararı üzerine İstanbul mahkemelerince yargılaması yapılmıştır. Açıklanan gerekçelerle işbu davada İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, yetkili mahkemede dava açıldığı, müvekkilinin hesabının bulunduğu ve kusurlu işlemin tesis edildiği yerin... şubesi olduğundan yetkili mahkeme İzmir olup, İzmir 6. ATM'nin uyuşmazlık yönünden yetkili olduğu belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.GEREKÇE
:Dava davacı hesabı üzerinden üçüncü kişilere aktarılan tutarın davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Her ne kadar yukarıda belirtilen şekilde mahkemece öncelikle ileri sürülen yetki itirazı kapsamında dosya değerlendirmeye alınmış ise de görev hususu kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında değerlendirilmesi gerektiği göz önüne alındığında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak yahut nispi bir ticari davaya sebebiyet verip vermediği yönünden herhangi bir araştırma yapılmamış, davacı vekilinin bu hususta ileri sürdüğü beyanla yetinildiği görülmüş ise de görev yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması yerinde görülmediğinden öncelikle görev yönünden bir inceleme ve değerlendirme yapılması yönünden kararın kaldırılması gerekmiştir.Mahkemece görev yönünden yapılacak inceleme neticesinde görevli olunmadığı kanaatine varılması halinde bu kapsamda oluşacak sonuca göre bir değerlendirme yapılması, görevli olduğu kanaatine varılması halinde ise ihtisas mahkemesi olarak belirlendiği bilinen İzmir 6. ATM'ce her ne kadar yetkisizlik ilk itirazı kabul edilmiş ise de taraflar arasındaki sözleşme dosyaya kazandırıldıktan sonra yetkili yer belirtilmiş ise bu yer mahkemesi yönünde değerlendirme yapılması, yetkili yerin belirtilmemesi halinde ise gerek taraflar arası ilişkinin davalı yanın ... Şubesi aracılığı ile kurulması ve gerekse avalı yan yönünden sorumluluk atfedilen şubenin ... şubesi olması ve ... Şubesinin de yetkisizlik kararı veren İzmir 6. ATM'nin yetkisinde olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekirken aksi yönde kabulü yanında eksik incelemeye dayalı karar yerinde görülmemekle davacı istinaf istemi yerinde görülmüştür.Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2026 tarihli, █████████ esas ve ███████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.