Anahtar kelimeler: Dayalıicra Kalitelerde Görmemesi Satımına Satımdan Beton Tehdidi Firmadan İlinde Firmanın

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine hazır beton satımına ilişkin 68.720,06 TL cari hesap alacağına dayalı----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasından icra takibi başlattığını, müvekkili firmanın ticari işlerinin zarar görmemesi adına icra tehdidi altında 07.02.2023 tarihinde dosya borcunun tamamı olan 87.012,97 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, ödeme yapılırken istirdat davası açma hakkı saklı tutulduğun, müvekkili firmanın ----- ilinde bulunan fabrika inşaatı için davalı firmadan muhtelif kalitelerde hazır beton almak amacı ile görüşmelere başladığını, alınan teklif sonrası taraflar arasında 19.08.2021 ve 20.08.2021 tarihli sipariş formları düzenlendiğini, formlara göre davalı şirketin, C-16, C-25 ve C30 kalitesindeki hazır betonları 30.01.2022 tarihine kadar sabit fiyat ile sağlamayı taahhüt ettiğini, bedel olarak ise müvekkili firma tarafından keşidecisinin müvekkili firma olduğu 30.10.2021 keşide tarihli, ---- numaralı 750.000,00 TL bedelli, 30.11.2021 keşide tarihli, ----- numaralı 750.000,00 TL bedelli ve 15.12.2021 keşide tarihli ----- numaralı 750.000,00 TL tutarlı çeklerin davalı firmaya hazır beton bedeli olarak teslim edildiğini, sonraki tarihte fiyatların nasıl olacağına dair bir anlaşma yapılmadığını, teslim edilen 3 adet çekin vadelerinin sabit fiyat için taahhüt edilen 30.01.2022 tarihinden önce olduğu için çeklerin davalı tarafından nakde dönüştürüldüğünü, 30.01.2022 tarihinden sonrasına dair fiyat konusunda bir anlaşma olmamasını lehine değerlendiren davalının, dilediği zamanlarda dilediği tutarda fiyatlandırma yaptığını, buna rağmen 16.02.2022 tarihine kadar faturaların kabul edildiğini, ancak fiyatlandırmaların
aşırı fahiş duruma gelmesi sebebi ile 16.02.2022 tarihinden sonra davalı tarafından kesilen faturaların
e arşiv fatura sistemi üzerinden reddedildiğini ve ticari defter kayıtlarına alınmadığını, müvekkilinin
davalıya gönderdiği 09.05.2022 tarihli mailde aşırı fiyat farkının dile getirildiğini, tarafların açık hesap
yönünden mutabık olmadıklarına ilişkin müvekkili tarafından mail gönderildiğini, davalının
30.01.2022 tarihine kadar sabit fiyatla hazır beton teminini müvekkili firmaya sağlandığını ancak
bedelin önden tahsilini fırsat bilerek taraflar arasındaki bir anlaşma olmamasına rağmen beton fiyatını
tek taraflı olarak belirlediğini, müvekkili firmanın 16.02.2022 tarihli fatura ve sevk irsaliyelerine kadar
bu duruma tahammül ettiğini ancak sonrasında fiyatın fahiş artması sonucu 16.02.2022 tarihinden
sonraki faturalara itiraz ettiğini, davalı firmanın faturalara dayanarak cari hesap alacağının olduğu
gerekçesi ile icra takibi başlattığını icra tehdidi altında ödenen bedelin tazminini için işbu davayı ikame
ettiklerini, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunmadığını beyan ederek, davanın kabulü ile
müvekkilinin ---- İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasına konu alacak kalemleri yönünden borçlu olmadığının tespitine, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 87.012,97 TL’nin ödeme tarihi olan 07.02.2023 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava
etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının huzurdaki davayı borcunu ödediği tarihten bir yıllık süreyi aştıktan sonra işbu davayı ikame ettiği için davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini. Davacı şirket ile müvekkili arasında fiyatların sabit olacağına dair bir anlaşma bulunmadığını, davacının iddia ettiği gibi önden çek vererek fiyatın iki yıl sabitlendiğinin ileri sürülemeyeceğini, Türkiye’deki enflasyonist
ortamda bu durumun yaşanamayacağını, davacının 23.09.2022 tarihine kadar hazır beton alımına
devam ettiğini, davacının dava dilekçesinde 16.02.2022 tarihinde kadar müvekkili tarafından kesilen
faturaları kabul ettiğine dair ikrarda bulunduğunu, davacının 30.01.2022 tarihinden sonrasına fiyat
konusunda aralarında bir anlaşma bulunmadığını kabul ettiğini, 19.08.2021 tarihli sipariş formunda
fiyatların 30.01.2022 tarihine kadar sabit olduğunun yazıldığını, davacının davalıdan 16.02.2022
tarihinden sonra düzenlenen faturalarını teslim aldığını, fakat 16.02.2022 sonrası faturaları e arşiv
sistemi üzerinden reddettiğini ve ticari kayıtlara işlemediğini belirmiş ise de müvekkilinin muavin
defter kayıtları incelendiğinde davacının müvekkili şirkete herhangi bir fatura iadesi ve ret işlemi
olmadığı, müvekkili şirketin 68.720,06 TL alacaklı olduğunu, bu alacağını --- İcra
Müdürlüğünün -/---- esas sayılı dosyasında takibe konu ettiğini beyan ederek, davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İcra dosyası
: ----.İcra Dairesinin ----- İcra dosyası incelendiğinde: Davalı tarafından 27.12.2022 tarihinde 68.720,006 TL alacak olmak üzere ilamsız icra takibi başlatıldığı ve örnek 7 ödeme emri düzenlendiği ve ödeme emri tebligat çıkarıldığı 01.01.2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği 06.12.2023 tarihinde davacı vekili tarafından borca , faiz, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği görülmektedir.
Bilirkişi Raporu
:
Mahkememizce alınan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında,
"
Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin defterlerinin
Sayın Mahkemenin talebiyle --- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin-----Talimat sayılı
dosyası tahtında aldırılan 02.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda incelendiği, 2021 ve 2022
yıllarına ait defterlerinin usulüne uygun tutulduğunun bildirildiği,
Tacir olan davalı şirketin incelenen 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının
süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacının İstirdat Talebi Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde
detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 16.02.2022 tarihinden
sonra uygulanan birim fiyat artışlarının sözleşmesel olarak bağlayıcı olup olmadığı ve bu
fiyatlara dayalı olarak düzenlenen faturaların davacı şirket bakımından kabul edilip
edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, davalı şirket tarafından düzenlenen ve davacı şirket defterlerinde yer almayan
37 adet faturadan kaynaklanan 1.211.016,30 TL tutarındaki farkın, teslim edilmeyen maldan
değil, teslim edilmiş olmakla birlikte birim fiyatları ihtilaflı olan faturaların
muhasebeleştirilmemesinden doğduğu kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; Sayın Mahkemece, davacının birim fiyatlara yönelik itirazının yerinde görülmesi
hâlinde, fiyat artışlarının piyasa rayiçleri, sektörel koşullar ve taraflar arasındaki sözleşmesel
ilişki çerçevesinde konusunda uzman bilirkişiden rapor aldırılabileceği, itirazın yerinde
görülmemesi hâlinde ise, söz konusu 37 adet faturanın davacı şirket ticari defterlerine
kaydedilmesiyle taraf defterlerinin mutabık hâle geleceği, bu durumda davacı tarafından ileri
sürülen istirdat talebinin muhasebesel dayanağının kalmayacağı" yönünden rapor tanzim edilmiştir.
Mahkememizce talimat yoluyla alınan █████/2025 tarihli raporun sonuç kısmında,
"
Davacı taraf ------ 2021-2022 yıllarında E-
defter mükellefi olduğu 2021 yılı ve 2022 yıllarına ait yasal defterleri olan Yevmiye defteri ve Defteri Kebir defterlerinin 6102 sayılı TTK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre aylık alınması gereken defter beratlarının süresinde yapılmış olduğu ,
Davacı taraf ----- 'nin 2021-2022 yıllarına ait ticari
defter bilgilerine göre --- Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası icra takip
tarihi itibari ile davacı taraf---- davalı taraf ----- 1.142.296,24 TL alacaklı olduğu,Dava dosyasında davacı tarafından ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara itiraz edildiğine
dair bir belge ibraz edilmediği" yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Dava; hukuki niteliği itibariyle Taraflar arasında ticari satım ilişkisinden kaynaklanan istirdat davasıdır.
Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında hazır beton satımından kaynaklandığı ileri sürülen 68.720,06 TL tutarlı cari hesap alacağına dayalı olarak, davalı --- tarafından davacı-----Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılması üzerine, davacı şirket tarafından icra tehdidi altında 07.02.2023 tarihinde 87.012,97 TL tutarında ödeme yapılması nedeniyle, anılan bedelin istirdadı talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın, 16.02.2022 tarihinden sonra uygulanan birim fiyat artışlarının sözleşmesel olarak bağlayıcı olup olmadığı ve bu fiyatlara dayalı olarak düzenlenen faturaların davacı şirket bakımından kabul edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki hazır beton alım-satım ilişkisinde 30.01.2022 tarihine kadar birim fiyatların sipariş formlarında belirlenen seviyelerde sabit olduğu, bu tarihten sonra ise fiyat artışlarının uygulanmaya başlandığı, 14.01.2022-16.02.2022 tarihleri arasında düzenlenen ve sipariş formundaki fiyatların üzerinde olan faturalara rağmen, bu faturaların davacı şirket tarafından defterlere kaydedildiği ve itiraz edilmediği, dolayısıyla anılan dönemdeki fiyat artışlarının fiilen ve muhasebesel olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı ----- 2021-2022 yıllarında E- defter mükellefi olduğu 2021 yılı ve 2022 yıllarına ait yasal defterleri olan Yevmiye defteri ve Defteri Kebir defterlerinin 6102 sayılı TTK nu 64/3 maddesine ve V.U.K 220-221-222 Maddelerine göre aylık alınması gereken defter beratlarının süresinde yapılmış olduğu, 2021-2022 yıllarına ait ticari defter bilgilerine göre ----.İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası icra takip tarihi itibari ile davacı ----- davalı ------ 1.142.296,24 TL alacaklı olarak görüldüğü, Davacı tarafından ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturalara itiraz edildiğine dair bir belge ibraz edilmediği,
Davalı şirketin incelenen 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
Davacı vekilinin, 16.02.2022 tarihinden sonra hazır beton alımına devam edildiğinin, bu alımın bedelin önceden ödenmiş olması ve fiyat artışına rağmen teslimin sürdürülmesi nedeniyle gerçekleştiğini beyan ettiği, Faturaların e-fatura (temel senaryo) olarak düzenlenmiş olması, e- irsaliyelerin dosya kapsamında bulunması ve sevk-teslim kayıtları ile birlikte değerlendirildiğinde, 16.02.2022 tarihinden son fatura tarihi olan 23.09.2022 tarihine kadar davacı şirket tarafından davalıdan hazır beton teslim alındığının ispatlandığı,
İhtilafın, davalı şirket tarafından 16.02.2022 tarihinden sonra davacı şirket adına düzenlenen 37 adet KDV dahil toplam 1.211.016,30 TL tutarlı faturadan kaynaklandığı, bu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı, buna karşılık davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle taraf defterleri arasında bakiye farkı oluştuğunun tespit edildiği, Başka bir ifadeyle, defter farkı teslim edilmeyen maldan değil, teslim edilmiş olmakla birlikte birim fiyatları ihtilaflı olan faturaların davacı şirket defterlerine kaydedilmesinden kaynaklanmış olduğu,
14.01.2022-16,02.2022 tarihleri arasında uygulanan birim fiyatların 16.02.2022 tarihinden sonra C█████ sınıfı betonlar bakımından birim fiyatların 470 TL seviyesinden önce 725-730 TL'ye, akabinde 875 TL'ye, son olarak 975 TL'ye yükseldiği, bu artışların kademeli ve sürekli nitelik taşıdığı, bu dönem faturalarının davacı şirket tarafından defterlere alınmadığı, davacının itirazının da esasen teslime değil, birim fiyatların bağlayıcılığına yönelik olduğu, fiyat artışlarının uygulanmaya başlandığı, 14.01.2022-16.02.2022 tarihleri arasında düzenlenen ve sipariş formundaki fiyatların üzerinde olan faturaların da davacı şirket tarafından defterlere kaydedildiği ve itiraz edilmediği, dolayısıyla anılan dönemdeki fiyat artışlarının fiilen ve muhasebesel olarak kabul edildiği, 16.02.2022 tarihinden sonra uygulanan birim fiyat artışlarına rağmen davcının 16.02.2022 tarihinden son fatura tarihi olan 23.09.2022 tarihine kadar davacı şirket tarafından davalıdan hazır beton teslim alındığının ispatlandığı, davacı vekilini birim fiyat artışı ile ilgili herhangi bir itirazi kayıt düşmediği anlaşılmakla, davacının birim fiyatlara yönelik itirazının mahkememizce yerinde görülmediği davalı şirket tarafından düzenlenen 37 adet faturanın davacı şirket ticari defterlerine kaydedilmesiyle taraf defterlerinin mutabık hâle geleceği, bu durumda davacı tarafından ileri sürülen istirdat talebinin haklı olmadığı, anlaşılmakla davacının davasının reddine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Davalının ispatlanamayan % 20 oranında tazminat talebinin reddine,
4-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.485,97-TL harcın mahsubu ile artan 753,97-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!