Anahtar kelimeler: Ödemeli Bsmv Ayda Yazim Şubesinden Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Komisyon

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 31.12.2025
NUMARASI
: ████████ E. - █████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 14.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 14.05.2026
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.12.2025 tarih ████████ E. - █████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, Müvekkilİ ....'in davalı ..... Şubesi'nden 06.11.2006 tarihinde üç ayda bir faiz, komisyon ve BSMV ödemeli 200.000,00 TL ticari kredi kullandığını ve 10.10.2007 tarihinde söz konusu kredinin ödemelerini tamamladığını, müvekkilinin söz konusu kredinin teminatı olarak davalıya banka şubesine dava dışı .... ..'ın cirosu ile elinde bulunan, ....'a ait 20.03.2007 keşide tarihli 434641 seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli ve yine ...'a ait 20.04.2007 keşide tarihli 434642 seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekleri ciro ederek teslim ettiğini, bu işlemlerin banka şubesi görevlisi davalı....'ın yönlendirmesi ile yapıldığını, keşidecisi .... AŞ olan....'a ait 20.03.2007 keşide tarihli 434641 seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekin, vadesi geldiğinde tahsili maksadıyla takas odasına sunulmadığı gibi müvekkiline de iade edilmediğini, çekle ilgili hiçbir işlem yapılmadan hukuka aykırı olarak bankada muhafaza edildiğini,ödenmeyen söz konusu çeki ticari kredi kapatıldıktan sonra dahi müvekkiline iade etmediğini,etmediğini,sebebiyle müvekkilinin çek keşidecisi .... AŞ aleyhinde icra takibine geçilmesinin önünün kapatıldığını,keşidecisi .... AŞ olan ....'a ait 20.04.2007 keşide tarihli 434642 seri numaralı, 125.000,00 TL bedelli çekin keşide tarihinde takas odasına ibraz edildiğini ve hesabın uygun olmadığı belirtilmiş olması ve müvekkilinin ticari kredisini kapatmasına rağmen davalıların hukuka aykırı fiilleri ile müvekkiline iade edilmediğini,bunun üzerine davalı banka tarafından 30.05.2007 tarihinde Menderes İcra Müdürlüğü'nün ████████ Esas sayılı dosyası marifetiyle çek keşidecisi .... AŞ ve ciranta .... aleyhinde müvekkilinin ticari kredisini 10.10.2007 tarihinde tamamen kapatmış olmasıyla çeklerin iade edilmesi gerektiğinin aşikar olduğunu,.... A.Ş.'ninicra takibine devam ettiğini, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosya kapsamına sunulan 28.10.2016 tarihli emekli banka müfettişi ve müdürü ....'in imzalı bilirkişi raporu ile de tescillendiğini, aynı şekilde İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararında da davalıların kusurları belirtilmişolmasına rağmen davanın yetkili çek hamillerince açılmadığından bahisle usulden reddine karar verildiğini,davalıların müvekkilini uğrattıkları zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu suretle davalıların çek bedellerini, çeklerin müvekkiline iade edilmesi gereken tarihten itibaren işleyecek ticari faiz ile tazmin edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin ve ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla; dava konusu çeklerin iade edilmesi gereken tarihten işleyecek ticari faiz ile birlikte şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle beraber işbu dava yasal süresinde açılmadığını, TTK. 560 md. Gereğince “ sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar ” yasa hükmüne göre işbu dava zamanaşımı süresinden sonra açıldığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava değerininin açıkça belirtilmesine rağmen kısmi dava açılmasının yasal olarak mümkün olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde dava değeri olarak 10.000.-TL gösterilmiş ve bunun üzerinden harç alındığını, dava belirsiz alacak davası olmadığından dolayı, dava değerinin davacıya açıklattırılmasından sonra eksik harcın usul ve yasalara göre tamamlatılması gerektiğini, Bahsi geçen çeklerden 20.04.2007 tarihli olanı diğer davalı .... şiketine temlik edildiğini, davacı tarafın öncelikle zararını, müvekkili bankanın haksız ve hukuka aykırı eylemini ve zarar ile müvekkili banka eylemi arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, ancak dava konusu olayda tazminat şartlarının hiçbirinin bulunmadığını, davacı tarafın tacir olduğunu ve iş ve işlemlerinde basiretli davranmak zorunda olduğunu, kendi serbest iradesi ile yaptığı borçlanmalarını mesnetsiz iddia ve ithamlarla Müvekkili Bankaya yükleyemeyeceğini, davaya konu kredi işlemleri üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiğini, şayet gerçekten kredi borcu ödenmesine rağmen çekler iade edilmemiş olsaydı, davacının bugüne kadar beklemeyeceğini, ancak davacının bugüne kadar hiçbir talepte bulunmadığını, bu durumun bile, davacının ne denli kötü niyetli hareket ettiğini, mesnetsiz iddialar ile Bankadan haksız tazminat sağlama gayreti içinde olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, keşidecisi..... A.Ş. olan 125.000.-TL çek hakkında Menderes İcra Müdürlüğü’nün ████████ Esas Sayılı dosyası ile takip açıldığını, davaya konu çeklerden 20.04.2007 tarihli çek hakkında yasal süreç başlatılmış olup, zaten davacının herhangi bir hak kaybı olmadığını, davacı yanın Bankadan herhangi bir talepte bulunma hakkı olmadığını belirterek, zamanaşımı ve dava şartı yokluğundan reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde Usul ve yasalara aykırı davanın reddine, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; kabul anlamına gelmemekle beraber işbu davanın yasal süresinde açılmadığını, TTK. 560 md. Gereğince “ sorumlu olanlara karşı tazminat isteme hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar" yasa hükmüne göre işbu dava zamanaşımı süresinden sonra açıldığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava değerinin likit olduğunu, dava dilekçesinde açıkça belirtilmesine karşın kısmi dava açılmasının hukuka aykırı olduğundan bu yönü ile de davanın usulden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde dava konusu çeklerin iade edilmesi gereken tarihten işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte tazminat talebinde bulunduğunu, hiçbir manada kabul anlamına gelmemek kaydı ile çeklerin iade edilmesi yönündeki talebin muhatabı müvekkili şirket olmadığından, takibe geçmeyen çekler müvekkili uhdesinde bulunmadığından davacının işbu talebine karşı müvekkili yönünden husumet itirazı dikkate alınarak davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesinde bahsedilen olaylar hakkında müvekkili şirketin bilgisi ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın öncelikle zararını, müvekkili şirketin haksız ve hukuka aykırı eylemini ve zarar ile müvekkili şirket eylemi arasındaki uygun illiyet bağını ispat etmesi gerektiğini, ancak dava konusu olayda tazminat şartlarının hiçbirinin bulunmadığını, hukuken talep edilebilir alacağı temlik alan müvekkili şirketin alacağına halen kavuşamadığını belirterek, zamanaşımı, dava şartı ve husumet yokluğundan davanın reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde; usul ve yasaya aykırı davanın reddine, mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; 6102 sayılı TTK'nın 560 maddesinde öngörülen zamanaşımının dolmasından sonra eldeki dava açıldığından davanın bu sebeple reddi gerektiği, dava değerinin açıkça belirtilmesine rağmen kismı dava açılmasında hukuki yararın olmadığından davanın bu sebeple usulden reddine karar verilmesi gerektiği, esasa yönelik olarak ise müvekkilinin keyfi iş yapmadığı, banka çalışanı olması ve banka mevzuatı gereği kredi borcu ödenmediğinden bankanın icra takibi başlattığı, sonrasında alacağın varlık şirketine temlik edildiği, müvekkilinin emekli olduğu 2008 yılına kadar çeklerin iadesi istemi ile kendisine başvuru yapılmadığı bu yönden ileri sürülen iddiaların soyut nitelikte olduğu belirtilerek davanın esastan da reddi ile mahkeme masrafı ve ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılması talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Davacı tarafından kullanılan krediler kapsamında teminat olarak verilen çeklerden 434642 nolu çekin kredi bedeli ödendiği halde iade edilmediği ve 434641 nolu çekin ise keşide tarihi geldiği halde takas odasına ibraz edilmediği iddia edilerek bundan dolayı fazla ödeme yapıldığı ve bu çek bedellerinin iadesi gerektiği iddia edilerek davanın açıldığı, dava konusu kredi borcunun 10.10.2007 tarihinde ödenerek kapatılmış olduğu, her iki çekin de keşide tarihinin bu tarihten öncesine ait olduğu, bu ödeme ile zamanaşımı süresinin başladığı, dava konusu çeklerin bankaya kredinin teminatı olarak verildiği dikkate alındığında ve keşide tarihi geldiği halde bankaya ibraz edilmemesi ve yine çeklerin iade edilmemesi dolayısıyla bu eylemin karşılığının Türk Ceza Kanunu'nun 155. Maddesinde düzenlendiği Güveni Kötüye Kullanma suçunu oluşturabileceği, bu kapsamda ceza zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davacının zararının kredi borcunun ödenmesi ile oluştuğu değerlendirilen 10.10.2007 tarihi ile dava tarihi olan 23.04.2018 tarihi arasında 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu, davalı banka ve .... tarafından sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulduğuanlaşılmakla, davalılar.... ve .... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, kredi borcunun takas odasına ibraz edilen ve icra takibine konu edilen 434642 numaralı çek yönünden icra takip tarihi itibari ile devam ettiği, kredi borcunun daha sonra 10.10.2007 tarihinde kapatıldığı, davalı... Şirketi'ne bu çek nedeniyle dava açıldığı, davalı varlık şirketi tarafından temlik alınan alacağın usulüne uygun olarak temlik alındığı varsa bu çekten dolayı bir zararın teminat olarak bırakılan banka veya banka yetkilisinden talep edilebileceği, davalı varlık şirketine husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilmekle davalı ....A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacılar vekili, banka şube müdürlerinin bankanın hukuki anlamda temsilcisi olduğundan yetki sınırını aşan davalı banka şube müdürününün uyuşmazlık konusu olaydaki eylemi sebebiyle sorumlu olduğu, çeklerin banka müdürününü yönlendirmesi ile alındığı, ödemeye rağmen iadesinin yapılmadığı, ....'ın ise temlik alan icra dosyasında mükerrer kazanç sağlayacağı, mevcut durumu bilmesine rağmen ağır kusuru ile temlik aldığı ve takibe devam ettiği, davacılar miras bırakanının davalı ....'ın eylemi ile zarara uğradığı, konu 434641 seri nolu çekin ödemeye rağmen iade edilmemesi sebebiyle çek lehtar ve keşidecisine başvuru hakkının kaybedildiği, 434642 seri nolu çekin ödemeye rağmen haksız takibe konu edildiği, TTK'nın 560 maddesi yollamasıyla TCK'nın 158/h maddesi kapsamında 15 yıl süre ile sorumlu oldukları, İzmir 1 ATM'nin ████████ E.sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile banka ve müdür ....'nin kusurlu olduğunun tescillendiği, hal böyle olunca davacılar miras bırakanının uğradığı zararın karşılanması gerektiğinden aksi kabulün yerinde olmadığı hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, davalı bankaya kredi teminatı olarak verilen çeklerin borcun ödenmesine rağmen iade edilmemesi sebebiyle davacı yanın uğradığı zararın tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ... A.Ş. hakkındaki davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalılar .... ve .... hakkındaki davanın ise zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davacılar mirasbırakanı .... ile davalı banka arasında █████/2006 tarihinde kurulan ticari münasebete istinaden kullanılan 200.000,00 TL'lik kredinin teminatı olarak davalı bankaya ciro yolu ile devir alınan ....a ait █████/2007 tarihli ve 434641 seri nolu, █████/2007 tarihli ve 434642 seri nolu, her biri 125.000,00 'er TL'lik iki adet çek verildiği, çeklerden 434642 seri nolu çekin █████/2007 tarihinde tahsil amaçlı olarak Menderes İcra Müdürlüğünün ████████ esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edildiği, takibin devamında davalı varlık şirketine temlik edildiği, kredi borcunun █████/2007 tarihinde yapılan ödeme ile son bulduğu, takip kapatılmış olmakla çeklerin iadesinin sağlanmadığı gibi 434641 seri nolu çek yönünden süresinde ibraz edilmeyerek çek borçluları yönünden alacağın sonuçsuz kalmasına sebep olunduğu belirtilerek çek bedeli yönünden zarar tazmini istemli açılan davada mahkemece yukarıda belirtilen gerekçe ile banka ve ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, varlık şirketi yönünden ise pasif husumet sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu çeklerin incelenmesinde;
- ....a ait █████/2007 tarihli, 125.000,00 TL bedelli ve 434641 seri nolu çekin dava dışı .......A.Ş.tarafından keşide edilmekle lehtar sıfatıyla .....'a verildiği, lehtar tarafından cirolanmakla davacılar mirasbırakanı ....'e verilen çekin kredi borcunu teminen davalı bankaya ciro edildiği,
- ...a ait █████/2007 tarihli, 125.000,00 TL bedelli ve 434642 seri nolu çekin dava dışı .....A.Ş.tarafından keşide edilmekle lehtar sıfatıyla ....'a verildiği, lehtar tarafından cirolanmakla davacılar mirasbırakanı ....'e verilen çekin kredi borcunu teminen davalı bankaya ciro edildiği, banka tarafından Menderes İcra Müdürlüğünün ████████ esas sayılı dosyası üzerinden takibe konu edilmekle takibin devamında varlık şirketine temlik edildiği görülmüştür.
Aksi iddia edilmekle birlikte somut olaydaki tazminat isteminin konusu banka ve temlik alan varlık şirketi yönünden sözleşmeye aykırılık, davalı .... yönünden ise haksız fiile dayalı olduğundan eldeki bilgi ve belgelere göre somut uyuşmazlıkta tüm davalılar yönünden uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve zamanaşımı başlangıç tarihinin ise kredi borcunun ödenme tarihi olan █████/2007 tarihi olduğu değerlendirilmekle belirtilen yönlerden mahkemece varılan kanaate iştirak edilmesi neticesi aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmenin yerinde ve yeterli olmasına bu kapsamda Mahkemece İzmir 1. ATM'nin ████████ esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının isabetli görülmesine, bu kapsamda iş bu dosya üzerinden ayrıca inceleme yapılmamış ise de uyuşmazlık konusu çeklerin kredi teminatı amacıyla verildiği ve kredi borcunun █████/2007 tarihi itibariyle ödendiği sabit olduğundan iş bu dosya üzerinden ayrıca incelemesinin gerekli olmamasına, bunun sonucu olarak 434642 seri nolu çekin █████/2007 tarihinde takibe konu edildiği göz önüne alındığında takip tarihi itibariyle borç halen devam ettiğinden bu yönden banka işleminin yerinde görülmesine, sonradan davalı varlık şirketi tarafından temlik alınmış olmakla yapılan temlik işleminde bir isabetsizlik olmamasına, söz konusu 434642 seri nolu çek yönünden davalı .... yönünden zarar iddiasının varlığı soyut nitelikte kalmış ise de ileri sürülen zamanaşımı iddiası yerinde görülmekle bu yönden değerlendirme yapılmasının yerinde olmasına, davalı banka yönünden icra dosyası külliyen varlık şirketine temlik edildiğinden ve ilgili çek yönünden ileri sürülen iddia temlik öncesine ait olduğu gibi varlık şirketinden iadesi de talep edilmediği gibi menfi tespit de talep edilmediğinden adı geçenin pasif husumetinin olmamasına, bunun yanında temlikten önceki icra işlemleri bakımından zarar iddiasının ileri sürülmesi bakımından muhatap davalı banka yönünden bakımından ileri sürülen zamanaşımı iddiası yerinde görülmekle bu yönden değerlendirme yapılmasının yerinde olmasına, 434641 seri nolu çek yönünden ise çekin yasal ibraz müddeti bitmesine ve bunun sonucu olarak kambiyo vasfının kalmadığı göz önüne alındığında ilgili çek yönünden zarar tazmini istemine ilişkin davalı banka ve davalı .... aleyhindeki isteme yönelik ileri sürülen zamanaşımı iddiası yerinde görülmekle bu yönden değerlendirme yapılmasının da yerinde olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!