Anahtar kelimeler: İdava Azil İstemli Taraflı Kurulduğunu Anadolu Vekil Kesinlik Sıfatıyla Şartı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul Anadolu 1. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda duruşma isteminin miktar itibariyle reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I.DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 08.05.2014 tarihinde vekalet ilişkisi kurulduğunu, bu vekaletname ile davalıların davalarını vekil sıfatıyla takip ettiğini, taraflar arasındaki bu vekalet ilişkisinin davalılarca 01.09.2016 tarihinde tek taraflı olarak yapılan azil ile sona erdirildiğini, müvekkilinin haksız olarak azledildiğini, müvekkiline hiçbir ödemenin yapılmadığını, alacağın muaccel hale geldiğini, Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesindeki düzenlemeye göre ücretin belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 303.901,25 TL vekalet ücretinin dava tarihinden işleyecek faiziyle birlikte tahsilini istemiş, 16.04.2018 tarihli dilekçe ile talebini 398.241,38 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalılar davaya cevap vermemiş, duruşmada, davacının haklı nedenle azledildiği savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 25.12.2020 tarihli kararıyla; davacı tarafından yapılan işin özen ve sadakatle yapılmadığına dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, davacı avukatın davalılar tarafından haksız olarak azledildiği, davacının, taşınmazın bilirkişi raporundaki değerini esas alarak vekalet ücreti talep etmiş ise de azil tarihindeki harca esas değer üzerinden vekalet ücreti belirlenebileceği, Beykoz 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas dosyasında harca esas değerin azil günü itibariyle 1.000,00 TL olduğu, sözleşmesel vekalet ücreti tarifenin altında olmamak koşuluyla vekaletnamenin verildiği gün olan 2014 yılındaki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 1.500,00 TL olduğu, karşı yan vekalet ücretinin ise azil günü 2016 tarifesine göre de 1.800,00 TL olduğu tespit edildiğinden davacının talep edebileceği toplam vekalet ücretinin 4.800,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 23.02.2023 tarihli kararıyla; davalının azilin haklılığını ispat edemediği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından haksız yere azil de olsa azil tarihindeki davanın açıldığı tarihteki harca esas değer üzerinden vekalet ücreti belirleneceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı ve katılma yoluyla davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairece verilen 26.11.2024 tarihli ilamla; davalıların süresinde katılma yoluyla istinaf talebinde bulunduğu kabul edilerek, davalılar vekilinin istinaf isteminin incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının azlin haklılığını ispat edemediği, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından haksız yere azil de olsa azil tarihindeki davanın açıldığı tarihteki harca esas değer üzerinden vekalet ücreti belirleneceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; azlin haksız olduğunu, vekalet ücretine mazhar dava dosyasında müvekkilinin dava değerini ıslah yada tamamlama ile gerçek değer üzerinden gösterme hukuki imkanının bulunmadığını, müvekkilinin davalılar vekili sıfatı ile hukuki destek verdiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, haksız azil iddiasına dayalı vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.1. Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesinde; "Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır." hükmü düzenlenmiştir.2. Yukarıda açıklanan kanun hükmü doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, özellikle davalı tarafından ileri sürülen azil nedenlerine göre azlin haklı nedene dayanmadığı, taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesi gereğince hesaplama yapılması gerektiği, bu haliyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı avukatın avukatlık hizmeti sunduğu davalar dolayısıyla hak kazandığı vekâlet ücretlerine ilişkin yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.