Anahtar kelimeler: Yürüdüğünü Davadavacı Sahada Lojistik Şantiye Düzenli Nakliye Cari İçi Yıllarında

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2023, 2024 ve 2025 yıllarında düzenli ve sürekli bir ticari ilişki mevcut olup, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davalıya taşıma, nakliye ve şantiye içi lojistik hizmetleri verildiğini, Taraflar arasındaki ilişkinin , yazılı bir sözleşmeye dayalı olmaksızın fiilen düzenli iş ilişkisi şeklinde yürüdüğünü, Bu sürekli ticari ilişkinin düzenlenen faturalar, sahada imzalanan teslim tutanakları ve tarafların ticari kayıtlarıyla sabit olduğunu, Taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, Taraflar arasındaki ticari ilişki, müvekkili şirket tarafından ifa edilen her bir taşıma ve lojistik hizmetine karşılık düzenlenen bağımsız faturalar çerçevesinde yürüdüğünü, Davalı tarafından yapılan bazı ödemeler, ticari defter kayıtlarında “cari hesap ödemesi” olarak geçse de bu ibare yalnızca muhasebe kayıt sistemine ilişkin olup, Türk Borçlar Kanunu’nun 87. maddesi anlamında bir cari hesap sözleşmesi ilişkisi doğurmadığını, Zira taraflar arasında cari hesabın açıldığına, borç ve alacakların mahsuplaşacağına dair yazılı veya zımni bir anlaşma mevcut olmadığını, dolayısı ile taraflar arasındaki ilişki, her biri ayrı hizmet ifasına dayalı münferit borç ilişkilerinden ibaret olduğunu, müvekkilinin ifa ettiği her hizmet sonrası davalı adına fatura düzenlediğini, faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini ancak günlük yasal süre içinde hiçbir itirazda bulunmadığını, verilen hizmet tutanaklarının davalı şirket yetkililerince imza altına alındığını ve itiraz da edilmediğini, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçmiş dönemlerinde düzenlenen faturalar davalı tarafından ödendiğini, Davalı şirketin, 2023 ve 2024 yıllarında aldığı benzer hizmetlere ilişkin faturaların bedellerini ödeyerek, hizmetin varlığını ve borcunu fiilen kabul ettiğini, Davalı tarafından ödenmeyen toplam 2.355.306,11 TL alacağın tahsili için müvekkili şirket tarafından --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, --------.İcra Müdürlüğü--------- Esas sayılı dosyasında borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun alacağın %20 oranından az olmamak üzere icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu hizmetleri yerine getirmediğini, salt fatura düzenlenmesinin alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceğini, davacının davasını ispatlayamadığın, teslim tutanaklarının delil değeri olmadığını , müvekkilinin bu tutanaklardan bilgisini olmadığını, imzaların müvekkiline ait olmadığını savunarak davanın reddine, yargılama gider ve Vekalet ücretinin Davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde davalı ile anlaştıklarını davadan feragat ettikleri vekalet ücreti ile yargılama gideri talepleri bulunmadığı yönünde beyanda bulunmuştur.Davalı vekili Mahkememizin █████/2026 tarihli celsesinde davacı ile anlaştıkları , feragate bir diyecekleri bulunmadığı , kendilerinin de vekalet ücreti ile yargılama gideri talepleri bulunmadığı yönünde beyanda bulunmuştur.
Feragat, HMK md. 307 maddesi gereğince davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311).Sonuç olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Feragat Nedeni İle Davanın REDDİNE,
2-)Karar ve ilam harcı 732,00-TL'nin peşin yatan 28.446,22-TL harçtan mahsubu ile bakiye 27.714,22-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Tarafların karşılıklı olarak birbirlerinden vekalet ücreti ile yargılama gideri talepleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!