Anahtar kelimeler: Tanziminden Onarımı Faturanın Eylemden İtirazda Zarfında Tarihe Plakalı Fatura Hiçbir

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın onarımı davacı şirket tarafından tamamlandığı ve ... nolu 24.12.2024 tarihli 39.690,00-TL tutarında fatura düzenlendiği, ancak faturanın düzenlenmesinden davanın açıldığı tarihe kadar davalılar tarafından davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığı, faturanın tanziminden işbu davanın açılmasına kadar geçen süre zarfında davalılar tarafından faturanın içeriğine ilişkin hiçbir itirazda bulunulmadığı ve fatura içeriğinin kabul edildiğini, davalılardan ... A.Ş. ...'a ait ... plakalı aracın sigortacısı olduğu, her iki davalının da ödenmeyen fatura bedelinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalılardan ... A.Ş.'nin Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun...tarih ve ... sayılı Kurul Kararı ile “tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin” durdurulmasına karar verildiği, ... A.Ş alacaklarının tahsili noktasında şirketin ödeme güçlüğü sebebiyle sıkıntılar yaşadığı bilindiği, bu nedenle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık davalıların tüm taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki alacaklarına ve banka hesaplarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve üçüncü şahıslara devri engelleyici nitelikte "ihtiyati haciz şerhi" konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile ... 6. İcra Müdürlüğü 2... E. sayılı dosyada davalılarca yapılan itirazların ayrı ayrı iptali ile takibin devamını, davalı borçluların takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sigortalı araçta meydana gelen hasarın, taraflar arasında akdedilen kasko poliçesi kapsamında teminat dışında kaldığını, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde işbu hususun açıklığa kavuşacağını, dava konusu trafik kazası ile sigortalı araçta meydana gelen hasar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, fatura tek başına alacağın varlığınının ispatlamayacağını, Yüksek Mahkeme içtihatları ışığında, davacının sadece fatura ibrazına dayanan iddiasının ispat açısından yetersiz kaldığını ve bu durum icra takibine yapılan itirazlarının haklılığını ortaya koyduğunu, bu itibarla, hukuki ve fiili dayanakları bulunmayan bir alacak talebine istinaden açılan işbu itirazın iptali davasının esastan reddedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibine konu ettiği faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini, davacı vekilinin fatura içeriğine itiraz edilmediği ve faturanın kesinleştiği yönündeki iddianın kabulünün mümkün olmadığını, müvekkiline tebliğ edilmeyen faturaya itiraz etmesinin mümkün olmadığını, bu doğrultuda faturanın müvekkiline tebliğ edilmediği hususu gözetildiğinde, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin muaccel bir borcu bulunmadığını, takibe konu borcu ve faturayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için böyle bir borcun varlığı kabul edilse dahi, işbu borcun diğer davalı ... A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiğini, müvekkili ile diğer davalı şirket arasında yapılan ...Kasko Sigortası kapsamında yapılan her türlü onarım bedeli diğer davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakla huzurdaki davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, █████/2024 tarihinde davalılardan ...'a ait ... plakalı aracın onarımını yaptıklarını bu onarım sebebiyle davalıların ödeme yapmaması üzerine davalılar aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
... 6. İcra Müdürlüğü ...E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı... Ltd. Şti borçlunun dosyamız davalıları... A.Ş VE ... olduğu takibe dayanak borcun 36.690,00 TL araç onarım bedeli 4.455,07 TL faiz olmak üzere 44.145,07 TL olduğu görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır.
Davalı ... hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... ise onarımın kasko kapsamında kaldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dosya davacının davalılar aleyhine başlattığı takipte haklı olup olmadığı hususunda rapor sunmak üzere 1 smmm, 1 otomotiv ve 1 Sigortaca bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; tespit istenen ... plakalı, aracın kaza tarihine yakın tarihlerde 2. El rayiç bedelinin göz önüne alındığında bahse konu parça bedelinin otomobilin pert sınırını aşmayacağı görüşü kanaatine varılmıştır.
... plakalı aracın hasar onarım bedelini 39.690 TL (KDV dahil) olduğu, dosya içerisinde sunulan hasar/onarım resimleriyle anlaşmalı tutanak üzerinde belirtilen hasarın uyumlu olduğu ve belirtilen hasar onarım bedelinin hakkaniyet çerçevesinde olduğu takdir edilmiştir. Araç malikinin imzalamış olduğu teslim,ibra ve temlik belgesi ve taahhüt belgesine göre davacının davalı tarafa rücu hakkı olduğu takdir edilmiştir. Hukuki değerlendirme mahkemeniz takdirine bırakılmıştır.
Davacının 2024 yılı yasal defterler ile 2025 ve 20286 yılları ticari defterlerinin e-defter olduğu anlaşılmakla, ilgili defterlerin beratlarının suresinde yaptırıldığı, Davacı Şirketin kendi defterlerine göre, davalı şirketin takip tarihi olan 27.03.2025 tarihi itibariyle 39.690,00 TL borçlu olduğu, Sayın Mahkeme tarafından işlemiş faizin kabul edilmemesi halinde, davacı yanın davalı yandan 39.690,00 TL alacaklı olduğu, işlemiş faizin kabul edilmesi halinde davacı yanın davalı yandan 27.03.2025 takip tarihi itibariyle 44.145,07 TL alacaklı olduğu şeklinde rapor ibraz etmişlerdir.
Davacının davalı sigorta şirketinin sigortaladığı araçların tamirinin yapılması için anlaşmalı tamirhanesi olduğu ve diğer davalı ...'ın █████/2024 tarihinde imzaladığı teslim, ibra ve temlik başlıklı belgede davalı ...'ın diğer davalı ... sigortaladığı aracı davacıdan onarılmış olarak teslim aldığını beyan etmiş, taahhüt belgesinde ise davalı ... hasarın kısmen veya tamamen teminat dışında kalması durumunda hasar bedellerinden servise karşı şahsen sorumlu olmayı taahhüt etmiştir.
Davacı taraf davalı sigorta şirketinin sigortaladığı ve diğer davalıya ait aracın onarımını yapmış olup dava konusu faturaya konu hizmeti sunduğunu, davalı ...'ın imzaladığı teslim belgesi ile aracı tam onarılmış şekilde teslim ederek yerine getirmiştir. Davacı taraf davalı sigorta şirketinin anlaşmalı tamirhanesi konumunda olup bu anlaşma doğrultusunda davalı sigorta şirketinin sigortaladığı aracın tamirini yapmış ve araç sahibi ..., onarım masrafını sigorta şirketinin ödememesi halinde bu masrafları ödeyeceği yönünde davacıya taahhütte bulunmuştur.
Araçta meydana gelen kaza ve hasarın kasko teminatı kapsamında kalıp kalmaması davalılar arasında iç ilişki meselesi olup bu durum aracın tamirini yaparak davalılara hizmet sunan davacıya karşı ileri sürülemez. Dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davacı tarafın davalılar aleyhine icra takibi başlatmasında haklı olduğu kanaatine varılmış ancak icra takibinden evvel davacının davalıları temerrüde düşürmediği anlaşılmakla davacının icra takibinde işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davalıların ... 6. icra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 39.690,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 39.690,00 TL'ye takip tarihinden itibaren ... yönünden kanuni faiz, ... A.Ş yönünden ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine, davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davalıların ... 6. İcra Müdürlüğünün ..Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 39.690,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 39.690,00 TL'ye takip tarihinden itibaren ... yönünden kanuni faiz, ... A.Ş yönünden ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine
2-Davalıların kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine
3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.711,22 TL karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.095,82 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 39.690,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Reddedilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.455,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 22.715,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 20.420,78 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 474,70TL'nin davacıdan, 4.225,30TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!