Anahtar kelimeler: Kardeşler Borcuna Alışverişine Murisi Vade Boş Kardeşi Keşideci Senedin Birleşen

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 57. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.BİRLEŞEN ████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI DOSYASINDAİLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 15. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacılar vekili; davalının, müvekkillerinin murisi ...'in kardeşi olduğunu, kardeşler arasında yapılan para alışverişine ilişkin olarak takip konusu senedin vade tarihi boş olarak davalıya verildiğini, senedin düzenlenmesinden 1 yıl sonra keşideci borçlu ...'in borcuna karşılık olarak İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mah. .... Mevkii, 3 pafta, 179 parselde kayıtlı evini satması için kardeşine devrettiğini, bu amaçla .....Noterliğinin 04.10.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı satış vekaletnamesi ile davalının yanında çalışan .....'a vekaletname verdiğini, davalının da sözkonusu gayrimenkulü alacağına karşılık sattığını ve alacağını tahsil ettiğini, muris ...'in vekaletnameyi verdikten yaklaşık 2 ay sonra 02.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefat etmesi nedeniyle borca karşılık ödenen senedin davalıdan geri alınamadığını, tarafların kardeş olması ve aralarındaki güven nedeniyle senedin iadesinin çok fazla önemsemediğini, davalı alacaklının zamanaşımına uğramaya az bir süre kala senedi kötüniyetli olarak takibe koyduğunu, davalının alacağını tahsil etmiş olmasına rağmen, abisinin vefat etmiş olması nedeniyle senedin kendisinde kalmasını istismar ederek, yeğenleri hakkında icra takibi başlattığını, müvekkillerini manevi yönden yıprattığını belirterek müvekkilinin icra takip alacaklısı davalı ...'e borcunun bulunmadığının tespitine, davalının haksız ve hukuka aykırı takip başlatması nedeniyle takip miktarının %20' sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.2. Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin eşi ...'in vefat ettiğini ve kendisinin imzaladığı kambiyo senedinden dolayı İstanbul 28. İcra Müdürlüğü █████████ Esas sayılı dosyası ile müvekkili ve diğer misarçılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı ...'in müvekkilinin kardeşi olduğunu, kardeşler arasında yapılan para alışverişi olduğu için senedin vade kısmının boş bırakıldığını, senedin düzenlenmesinden 1 yıl sonra keşideci borçlu ....'in borcuna karşılık olarak evini kardeşine sattığını, davalının söz konusu gayrimenkulü alacağına karşılık sattığını ve alacağını tahsil ettiğini, borca karışılık ödenen senetin davalıdan geri alınmadığını, zaman aşımına uğramaya az kala kötü niyetli olarak senedi icraya koyduklarını, iş bu icra dosyası konu edilerek murisler .... ve ..... tarafından İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası açıldığını, bu nedenlerle öncelikle davanın birleştirilmesini ve müvekkilinin icra takip dosyasında borcu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili; davacının iddialarını kabul etmediklerini, dava dilekçesinde iddia edilenin aksine müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, takibe konu bonodan kaynaklı davacı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava dışı ....'ın müvekkilinin çalışanı olmayıp, .... ve müvekkiline ait şirketin müşavirliğini yaptığını, tüm tarafları tanıdığını, müvekkilinin iddia edilen satış işleminin tarafı olmayıp herhangi bir ilgisi de bulunmadığını, 6100 sayılı HMK nın 200. ve 201. madde hükümleri mucibince davacı yan iddialarının tanık ile ispat olunamayacağını, davacı yanın her ne kadar HMK 203. maddesinde düzenlenmiş senetle ispat zorunluluğunun istisnası hükümlerine atıf yapmış ise de, somut uyuşmazlıkta anılan madde hükmünün uygulanmasına imkan bulunmadığını, senedin tarafları kavramına külli halefler yani mirasçılar da dahil olmakla birlikte mirasçıların külli halef sıfatıyla senede karşı dava açmaları hâlinde istisna hükmünden faydalanabileceğini, huzurdaki davada olduğu gibi mirasçılar küllî halef sıfatıyla değil de sadece kendi miras haklarına dayanarak dava açtıklarından ötürü senede karşı olan iddialarını senet ile ispat etmek zorunda olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.2. Birleşen davada davalı ... vekili; temlik işleminin muvazaalı olduğundan ve müvekkilinin hiçbir şekilde kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkiline karşı husumet yöneltilmesinin ve dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğundan ve taraflar arasındaki iç ilişkiyi bilmesi mümkün olmadığından, senedin asıl ilişkiden bağımsız ve mücerret borç ikrarı olduğunu, lehtara karşı ileri sürülebilecek defilerin temlik alacaklısı müvekkiline karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin temlikten önce İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı takip dosyasını incelediğini, kapak hesabını yaptırdığını ve..... Noterliğinin ... yevmiye ve 05.10.2022 tarihli temliknamesi ile temlik aldığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili lehine alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile davacıların İstanbul 28. İcra dairesinin █████████ E. sayılı takip dosyasında 144.886,00 USD borçlu olmadıklarının tespitine, İstanbul 28. İcra dairesinin █████████ E. sayılı icra takip dosyası tahsilen kapandığından istirdat davasına dönen davada davacılar tarafından ödenen 144.886,00 USD nin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine, icra takip dosyasında bu miktar alacak üzerinden yapılan tahsilatlar konusunda davacıların dava açmakta muhtariyetlerine, tarafların kabul edilen ve reddedilen kısım üzerinden istedikleri kötü niyet tazminat taleplerinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davada; davanın, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden ise esastan reddine karar verilmiş, bilahare ek karar ile hükmün tamamlanması yoluna gidilmiş ve verilen ihtiyati tedbir kararı sebebiyle icra dosyasına giren paranın alacaklıya ödenmesi geciktirildiğinden ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe kısmında bu husus zikredildiği ancak hüküm kurulmadığı gerekçesiyle, kötüniyet tazminatına ilişkin hüküm fıkrası eklenerek hüküm tamamlanmış, karar, asıl ve birleşen davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz SebepleriAsıl ve birleşen dava davacıları vekilleri temyiz dilekçelerinde ayrı ayrı; davalı ... ile müvekkilinin murisi ....'ın kardeş olduklarını, olayda tanık dinlenebileceğini, ayrıca yapılan temlik işleminin de muvazaalı olduğunu ve hükmün tamamlanması yoluyla kötüniyet tazminatına ilişkin hüküm kurulamayacağını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, borç nedeniyle düzenlendiği iddia edilen bonodan kaynaklanan, İİK m.72 gereğince takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle somut uyuşmazlıkta tanık dinlenemeyeceğinin anlaşılmasına ve menfi tespit istemine konu icra dosyası nedeniyle geçerli bir temlik işleminin varlığı karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen husumetten red kararının yerinde olduğu ve Bölge Adliye Mahkemesince hükmün tamamlanması yolu ile gerekçelendirilen ve ancak sehven hüküm tesis edilmeyen kötüniyet tazminatı hakkında karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığının anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.