Anahtar kelimeler: Aşvekili Cismani Araçla İlçesinde Seyir Yazim İli Layihalar Ölüm Sevk

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 23.06.2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ
: 07.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 07.05.2026
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.06.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş.vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacılar vekili, █████/2017 tarihinde ... ili .... ilçesinde, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla seyir halinde iken yolun mıcırlı olması ancak uyarı levhası bulunmaması sebebiyle trafik kazası meydana geldiğini, kazada sürücü ...'ın vefat ettiğini, ...'ın mirasçıları eşi ..., kızı ..., oğulları ... ve ... olduğunu, ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, trafik kazasının gerçekleştiği yol üzerinde yolun çakıl, mıcır vb. Gevşek malzemeli olduğuna ilişkin uyarıcı levha konulmadığından dolayı davalı idarenin asli kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ... lehine 1.000,00 TL, ... lehine 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, her bir davacı için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının olduğu, başvuru şartının yerine getirilmeksizin dava açıldığı, görev ve husumet itirazlarlarının olduğu, dava konusu trafik kazasının ... Yayla Yolu olarak bilinen yolda gerçekleştiğini, bu yolun yol ağları içinde bulunmadığını, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E sayılı dosya ile aynı kazaya dayanılarak açılan davada Karayolları Genel Müdürlüğünün söz konusu yolun ... İlçe Belediyesine ait olduğunun belirlendiği, müteveffa sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; delillerin taraflarına tebliğ edilmediği, sürücünün alkollü veya ehliyetsiz olup olmadığının tespiti gerektiği, müteveffanın, davaya konu aracın sürücüsü/işleteni olduğundan müteveffanın mirasçılarının taleplerinin Trafik Kanunu ve Genel Şartlar gereğince teminat dışı olduğunu, hiçbir hukuk kuralının kişinin kendi kusurlu sebep olduğu zarardan faydalanma durumunu düzenlemediği, ATK'dan kusur raporu alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2017 tarihinde davacı .....'in eşi, diğer davacıların ise babası olan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın... ili ...ilçesi.... Yayla yolunda tek taraflı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde sürücü müteveffa ... ile araçta yolcu olarak bulunan .... ve ....'ın vefat ettiği, ....'ın ise yaralandığı, mahkememizce Karayolları Trafik Fen Heyetinden emekli öğretim üyeleri ile İTÜ öğretim üyelerinden alınan █████/2021 ve █████/2022 tarihli kusur raporlarına göre müteveffa sürücü ...'ın hızını yol ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, görüşün açık olduğu tehlikeli virajda direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada asli % 80 kusurlu olduğu, yolun bakımından sorumlu kuruluşun ise Karayolları Trafik Kanununun 10 ve 13.maddesine aykırı davrandığı, yolun kaplama cinsine, genişliğine göre yolun bakımını yapması ve gerekli uyarı levhalarını yerleştirmesi gerektiği, kazanın meydana gelmesinde %20 kusurlu olduğu, mahkememizce alınan █████/2023 tarihli aktüerya raporuna göre %20 kusur durumuna göre davacı ...'ın 208.764,22 TL, ...'ın ise 30.769,94 TL destekten yoksun kalma zararı bulunduğu, her ne kadar davalı sigorta hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin zmms teminatı kapsamı dışında olduğunu ve kendisinin sorumlu olmadığını savunmuş ise de bu savunmanın sadece işleten ve eyleminden sorumlu olduğu sürücünün yani somut olayda müteveffa ...'ın kusuruna denk gelen kısım yönünden diğer anlatımla %80 kusur yönünden yerinde olduğu, diğer % 20 kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı sigortanın yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kazaya sebebiyet veren yolun bakımından sorumlu kuruluş ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğundan sorumlu olduğu, bu sebeple davacı .... ve ....'in yolun bakımından sorumlu kuruluşun %20 kusurlu bulunması sebebiyle ... plakalı aracın █████/2016-█████/2017 tarihleri arasındaki dönemde zmms sigortacısı olan davalı sigortadan talepte bulunabileceği, davacıların davalı sigortaya █████/2017 tarihinde müracaat ettiği, davalı sigortanın █████/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, davacıların sıfatı, dava konusu uyuşmazlığın niteliğine göre talep edilebilecek faiz türünün yasal faiz olduğu, davacıların █████/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini arttırdığı, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı sigortanın kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu, meydana gelen zararın poliçe teminat limiti kapsamında kaldığı, mahkememizce alınan █████/2021 ve █████/2022 tarihli kusur raporları ile █████/2023 tarihli aktüerya raporunun oluşa, usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun gerekçeli, denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla davanın davalı sigorta yönünden kabulüne, davaya konu kazanın meydana geldiği yolun köy ile köyü birbirine bağlayan yayla yolu olduğu,alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre söz konusu yol köyleri birbirine bağlayan yayla yolu olduğuna göre 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunun 7/1-g maddesi uyarınca söz konusu yolun davalı Büyükşehir Belediyesi sorumluluğunda kalmadığı, ... Belediyesinin sorumluluk alanında olduğu, anlaşılmakla davacıların davalı idare yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı ... A.Ş.vekili, müteveffanın müvekkili şirketçe sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü olmakla, davacıların taleplerinin KTK gereğince teminat dışı olduğunu, bu sebeple davanın müvekkili şirket bakımından tümden reddi gerektiğini, hükme esas alınan hesap bilirkişi rapor unda, %20 kusur oranı üzerinden tazminat hesaplaması yapılmış olup dava dışı idarenin sorumlu olduğu tazminat tutarı hesaplandığını, söz konusu tutar bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olup ilgili idarenin sorumlu olduğu tutarın müvekkili şirket aleyhine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, trafik kazasıdan kaynaklı DYK maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda davacılar mirasbırakanı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın █████/2017 tarihinde tek taraflı karışmış olduğu trafik kazası neticesi adı geçenin vefat ettiği, söz konusu vefattan kaynaklı davacı eş .... ve oğul .... tarafından DYK maddi ve tüm davacalar tarafından DYK manevi tazminat istemli açılan davada mahkemece, kusura ilişkin alınan █████/2021 tarihli raporda tüm kusurun müteveffaya verilmesi üzerine dosya taraflarınca yapılan itiraz neticesi Karayolları Fen Heyeti tarafından hazırlanan █████/2021 tarihli rapor kazandırılmakla söz konusu raporda müteveffa yönünden % 80, ilgili idare yönünden ise % 20 ornada kusur izafesi yapıldığı, raporlar arası çelişkinin giderilmesine yönelik tevdi üzerine İTÜ Trafik Kürsüsünce düzenlenen █████/2022 tarihli raporda ise müteveffa yönünden % 80, ilgili idare yönünden ise % 20 ornada kusur izafesi yönünde görüş bildirildiği, olay mahalli yeri sorumluluk alanının tespiti için tevdi üzerine sunulan █████/2022 tarihli ek raporda ise olay yerinin iki köy yolunu birbirine bağlayan yol olduğu yönünde tespit üzerine kazandırılan █████/2023 tarihli aktüer raporunda müteveffanın % 80 oranındaki kusuruna karşılık gelen kısmın düşümünden sonra davacı ... lehine 30.769,94 TL; .... lehine 208.764,22 TL DYK maddi tazminat hesabı yapılmakla birlikte mahkemece yukarıdaki gerekçeler ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve ███████-142 E. - ████████ K., 17. HD' nın █████/2013 tarih ve █████████ E. - █████████ K.)Öte yandan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olmakla davalı sigorta bu sıfatla manevi tazminat talebinden sorumlu değil ise de olaya sebebiyet verenler açısından haksız fiilin koşullarının oluşması halinde talep konusu manevi tazminattan sorumlu olacaktır.
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-████████ K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 53 maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve ███████-142 E. - 411 K. sayılı ilamı). Söz konusu Hukuk Genel Kurulu kararına göre, sigortalı aracın işletilmesi sırasında tek taraflı gerçekleşen kazada vefat eden sigortalı araç sürücüsünün mirasçıları yansıma yoluyla üçüncü kişi olmakla ZMMS sigortacısı vefat eden sürücünün kusuru oranında mirasçılarına karşı destek tazminatından sorumludur.Bir başka ifadeyle; müteveffanın eşi ve çocukları olmaları hasebiyle destekten kaynaklı zarar görenler üçüncü kişi sıfatıyla tazminat alacaklısı olmakla birlikte aynı zamanda mirasçı olarak sigortaya karşı sorumludur. (Yargıtay 17 HDB'nın 08.06.2020 tarih ve ████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı)
Dava konusu DYK tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. (Yargıtay 4. HD 03.01.2022 tarih ve █████████ E - █████████ K., 17. HD 23.03.2021 tarih █████████ E. - █████████ K. Sayılı ilamları)
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince kusura yönelik █████/2022 tarihli, davalı belediye yönünden sorumluluk tespitine ilişkin █████/2022 tarihli ve aktüer hesabına yönelik █████/2023 tarihli kazandırılan raporlar yerinde ve yeterli görülmekle birlikte mahkemece kaza sebebiyet verenler yönünden müşterek ve müteselsil sorumluluk kabul edilmiş ise de iddianın ileri sürülüş biçimi ile yargılama sırasında toplanan delillere göre sebebiyet verenler arasında bu nitelikte bir sorumluluk bulunmadığı, tam tersine kusur sorumluluğunun esas alınması gerektiği, bu kapsamda gerekçeye göre mahkemece davalı sigortanın sorumluluğu aktüer bilirkişince hesaplanan % 20 oran karşılığı tutar olarak kabul edilmiş ise de yukarıda belirtilen şekilde sigortanın sorumluluğu kusura dayalı olduğundan esasen adı geçen davalı yanın % 20 oran yönünden bir sorumluluğunun olmayacağı, bu kapsamda hüküm yalnız davalı sigorta tarafından istinaf edilmiş ise de istinafa geliş sebebine göre mahkemece hükmedilen miktara yönelik sorumluluk tespiti gerekçesinde yapısal bir sorun olduğu ve bu sorunun ilk derece mahkemesince giderilmesi gerektiğinden (yeniden yapılacak değerlendirmede belirtilen bu durumun aleyhe bozma yasağı kapsamına girmemekle birlikte usulü kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiğinin kabulü ile), belirtilen husus kapsamında davalı sigortanın istinaf istemi yerinde görülmüştür.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!