Anahtar kelimeler: Gününün Kardeşleri İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten Kesinlik Şartı

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 14. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: 2023/6 E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..,,...,........... vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ün sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile kardeşleri ... ve ....’nin 1990 yılından itibaren hurda, antika işiyle ilgili adi ortak olarak çalıştıklarını, bu kapsamda alınan taşınmazların da esasen müşterek olarak alınmış olmalarına rağmen çoğu zaman kardeşlerden birinin veya ikisinin adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın da ½ payının bu düşünceyle davalıların murisi ... adına tescil edildiğini, ancak ilerleyen zamanlarda bu ortaklığa son verildiğini, söz konusu taşınmazda kendisinin ikamet ettiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazın 1/2 payının tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep emiştir.II. CEVAP1. Davalılar...,...,......... vekili; kardeşlerden ...'in mirasçısı olduklarını, dava konusu gayrimenkulün müvekkillerinin murisi tarafından bizzat borçlanmak ve bedeli ödenmek suretiyle satın alındığını, iddia edildiği gibi bir inançlı işlem veya mal paylaşımının söz konusu olmadığını, davacının murisin isteği ile söz konusu yerde bedelsiz olarak oturmaya başladığını, davalıların da bu isteğe saygı duyarak bir süre oturmasına müsaade ettiklerini, davacının iddiasını destekleyen herhangi bir yazılı delil veya sözleşme sunamadığını, inançlı işlemin yakın akrabalar arasında yapılmış olması halinde dahi iddiaların yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Dahili davalı ...; söz konusu taşınmazın davacının olduğunu beyan etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda her ne kadar yazılı bir ortaklık sözleşmesi ibraz edilmemiş ise de, taraflar ve tanık beyanları, iddia ve savunma dikkate alındığında taraflar arasında dahili davalı ...'nin de bulunduğu bir adi ortaklığın kurulduğu, dava konusu taşınmaz öncesinde .... ve .... adına kayıtlı iken; ortaklığın borçları nediyle iflası ile....'nin ½ payını dava dışı....'a,....'ın ½ payını dava dışı ....'a İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün ███████ Tal. sayılı dosyası ile cebri icra yoluyla satıldığı ve resmi tapu kaydında tescil edildiği, daha sonra tapu kaydında davalıların murisinin; dava konusu taşınmazın ½ payını kendi adına satın aldığı ve tescil edildiği, bu yerin kendisine ortaklık sona ererken yapılan anlaşma suretiyle verildiğini iddia eden davacı tarafın bu husustaki iddiasını ispatla yükümlü olduğu, kaldırma kararı doğrultusunda davacı tarafa verilen yasal sürede adi ortaklığın tasfiyesine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu haliyle tasfiyeye ilişkin davacı tarafça iddia olunan şekilde bir anlaşmanın bulunduğunun yazılı olarak ispat edilemediği, öte yandan taraflar kardeş olduğundan yakın akrabalık ilişkisi kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 203. maddesinde yer alan istisnanın söz konusu olacağı, bu kapsamda dinlenen tanık anlatımlarında, davacı tanıklarından ...'in beyanında ... tarafından yerin alındığı, borçların ödenmesi şartının öngörüldüğünü, yine yerin net bir şekilde verileceğini murisin söylemediğini, 3. kişilerin "biz ...'le görüşür gönlünü alırız" şeklinde beyanlarda bulunduğunu ifade ettiği, bu kapsamda devrin gerçekleşmesi için borçların ödenmesi şartının söz konusu olduğu, davaya konu yer için veya borcun bu niyetle ödendiğini gösterir davacı tarafça yapılmış herhangi bir ödemenin varlığının yazılı veya tanık anlatımlarıyla ispat edilemediği, diğer tanık anlatımında yerin devrini yapmak için ...'in vekalet verme niyetinin olduğu belirtilmiş ancak taşınmazı devretme niyetiyle verilmiş bir resmi vekaletnamenin olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı yanın adi ortaklığa ait kart vizit sunduğu, bu kart vizitte "....TİCARET. Her nev'i ev eşyası antika hali ve çeşitli antika eşyaları alınır ve satılır. Hurda bakır, kurşun, sarı ve demir alınır. ...., ..., ...." ibarelerinin yanı sıra işletmenin adresi " .... Sk. No: ..." ve .... .... no: 42 ..../İst. Tel: .... şeklinde yazıldığı, UYAP'dan yapılan adres sorgusuna göre, davacının 27.12.2011 tarihinden itibaren dava konusu taşınmazın bulunduğu adreste kayıtlı olduğu, taşınmazın elektrik aboneliğinin davacı üzerinde olduğu, taşınmazın vergilerinin davacı tarafından ödendiği, mevcut tespitler doğrultusunda taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinin sonlandırıldığı, tasfiyenin de dava dilekçesinde iddia olunan ve davacı tanıklarının beyanlarında anlatılan şekilde yapıldığı, buna göre dava konusu taşınmazda ... adına tescilli ½ payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili gerekirken, Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, dava konusu 1 81... parsel sayılı taşınmazın ... adına tescilli ½ payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar ...,...,...,......... vekili ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalılar vekilleri; cevap dilekçelerinin incelenmediğini, ortaklık son bulduğunda mevcut mal bulunmadığını, murislerinin taşınmazın bizzat parasını ödeyerek satın aldığını, tasfiyenin ve paylaşımın yazılı olarak yapılması gerektiğini, davalı ...'nin avukatının davacı ile aynı olduğunu, bu durumun menfaat çatışması oluşturacağını, kartvizitin ve tanıkların davayı ispat etmeye yetmeyeceğini, tanıkların beyanlarının tutarsız olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.2. Davacı vekili; davacı lehine nisbi avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; adi ortaklığın tasfiyesine dair sözleşme nedeniyle tapu iptali tescil istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu, sonrasında tasfiye edildiği, tasfiyeyi gerçekleştiren kardeşlerin tanık olarak alınan beyanlarında dava konusu taşınmazın davacıya verildiğini belirttikleri, sunulan kartvizit, abonelikler, vergi kaydı ve ikametgah adresi hep birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazın ½ payının davacı adına tesciline karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalılar ...,...,........... vekili ile davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınıp davacıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.