Anahtar kelimeler: Yaratıcısı Entegre Dijital Projenin Somutlaştırılması İşlere Fikir Danışmanlık Eser Kurulduğunu

T.C.

İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında sözleşme gereği gerekli hizmetin verilmesi yönünde ticari iş ilişkisi kurulduğunu, söz konusu sözleşmede belirtilen işlere ilişkin olarak davalı ile Projenin ve içeriğinin fikir yaratıcısı olarak davacı şirket olarak söz konusu projenin somutlaştırılması, dijital ortamdaki varlığının oluşturulması, sisteminin çalıştırılması, entegre edilmesi ve sözleşmede belirtilen ... ana başlıklarında ve alt başlıklarında belirtilen işlemler ile danışmanlık verilmesi üzerine sözleşmedeki şartlarda anlaşıldığı ve bu hususların davacı tarafından yerine getirildiğini, ancak ödemelerin yapılmaması üzerine ... 34.İcra Müdürlüğü’nün ... E Sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin söz konusu takibe itiraz ettiği ve takibin durduğunu, dava konusu icra takibinin borçlunun borcu ödememesi ve kötüniyetli itirazları dikkate alındığında davacının hak ve alacaklarının tehlikeye düştüğünü, bu nedenle uygun görülecek tercihan teminatsız veya teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczini, davalı/borçlunun takibi geciktirmeye yönelik itirazlarının iptalini, kötü niyetli borçlunun alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçluya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ilgili sözleşme hükümleri uyarınca davacı tarafından müvekkili şirkete ''...'' hizmetlerinin sağlanacağı taahhüt edilmiş ise de davacının, tarafların iradelerine mugayir şekilde hizmet sağladığını, ayıplı ve eksik ifada bulunduğunu, ayıplı ve eksik hizmetlerin davacıya defalarca çeşitli telefon görüşmeleri ve yazışmalar ile bildirildiği, ancak süreç boyunca herhangi bir olumlu gelişme gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin düzenlediği iade faturalar ile eylemli şekilde sözleşme sona erdirildiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen iade faturalarına rağmen davacı şirketin fahiş ve hukuki dayanaktan yoksun faturalar düzenlemeye devam ettiğini ve hizmet ilişkisi devam ediyormuş izlenimi yarattığını, müvekkili şirket hizmet almadığını bildirerek faturalara itiraz ettiğini ve iade fatura düzenleyerek borçlanılmayan edim için ödeme yapmayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf davalı şirket ile arasında düzenlenen sözleşme gereği davalıya gerekli hizmetin verilmesi yönünde ticari iş ilişkisi kurulduğunu sözleşmede belirtilen işlere ilişkin olarak davalı ile Projenin ve içeriğinin fikir yaratıcısı olarak davacı şirket olarak söz konusu projenin somutlaştırılması, dijital ortamdaki varlığının oluşturulması, sisteminin çalıştırılması, entegre edilmesi ve sözleşmede belirtilen ...ana başlıklarında ve alt başlıklarında belirtilen işlemler ile danışmanlık verilmesi üzerine sözleşmedeki şartlarda anlaşıldığını ve davacının Üzerine düşen edimi yerine getirildiğini ve davalının talep ettiği ek işlerin de yapılarak davalı tarafa hard disk içerisinde teslim edildiğini, davalının hizmet bedelini ödemediğini belirterek davalı aleyhine ... 34.İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı taraf ise davalının sunduğu hizmetin ayıplı ve eksik olduğunu bu sebeple hukuki ilişkiden beklenen faydayı esaslı bir şekilde ortadan kaldırdığını, davalının düzenlediği iade faturasının eylemli fesih niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.,
... 34.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ... Ltd. Şti, borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu takibe dayanak borcun 527.000,00 TL cari hesap alacağı olduğu görülmüştür.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu ve bu ilişki sebebiyle davalıya eksiksiz ve ayıpsız hizmet sunduğunu ve bu hizmet sebebiyle davalıdan alacağı bulunduğunu ispatlamak durumundadır.
Taraflar arasında imzalanan █████/2024 tarihli sözleşme kapsamında davacının davalıya sunduğu hizmetin ayıplı ve eksik olup olmadığı, davacının davalı aleyhine başlattığı ... 34. İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında takip başlatmakta haklı olup olmadığı, davalının bu takibe yaptığı itirazda haklı olup olmadığına dair rapor düzenlemeleri için dosya 1 SMMM, 1 Bilgisayar Mühendisi, 1 Reklamcı bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişiler dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda; Davalı ... A.Ş. tarafından incelemeye sunulan 2024 yılına ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu kanaatine varıldığı,
Davacı şirket ile ... A.Ş. arasında bir ticari ilişkinin taraflar arasında imzalanan Eser Sözleşmesi ile mevcut olduğu, Dava konusu 527,000.- TL tutar ve faturaların davacının ticari defterlerinde hatalı kayıtlar sebebiyle yanlış tutulduğu ve davalı şirket tarafından 3 adet ödeme yapıldığı,
Davalı tarafa ait kabul edilen 489,060.- TL ve 690,270.- TL tutarlı iki adet iade faturası olduğu tespit edilmiştir. Davacının incelenen 2024 yılı ticari defterlerinde mevcut belgelere göre 2024 yılı sonu itibariyle davalı şirketten cari hesap olarak 1,080,560.- TL alacağının bulunduğu, bu tutarın hatalı olduğu ve davacı taraf alacağının 527.090.- TL olduğu yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Bilirkişi heyetinden eksik ve ayıp ifa hususundaki iddiaları ve rapora karşı beyanları da değerlendirilmek suretiyle özellikle reklam uzmanı ve bilgisayar mühendisinin alanlarına ilişkin değerlendirilmeleri yapmak üzere ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli ek raporda ; Davalı ve Davacı vekillerinin dava dosyasına sunmuş oldukları dava dilekçeleri, matbu ve dijital ortamda sunulan deliller ve Davalı ... A.Ş.'nin halen faal durumdaki http://hop.health web sitesi incelenmiştir. Özellikle, Davacı tarafından bir flash-disk içinde dosyaya sunulan ve hizmetin geliştirilmesi süresince taraflar arasındaki iletişimi kapsayan çok sayıdaki Whatsup yazışması süreç boyunca Davalının Ajans'tan almakta olduğu hizmetin kalitesinden memnun olmadığına dair bir izlenim vermemektedir. Her ne kadar Davalı Vekili tarafından “Ayıplı ve eksik hizmetler Davacıya defalarca çeşitli telefon görüşmeleri ve yazışmalar ile bildirilmişse de...” şeklinde bir iddiada bulunulmuşsa da, dosyada bu iddiayı destekleyen herhangi bir belge ya da delil mevcut değildir. Keza ajans tarafından sağlanan hizmetin hangi bakımlardan ayıplı ve eksik görüldüğü de açıklanmamış, genel bir ifade kullanılmıştır. Ajans hizmetlerinden müşterinin memnun kalmaması zaman zaman karşılaşılan bir durumdur. Bu memnuniyetsizlik taraflar arasında yapılacak görüşme ve yazışmalarla çözümlenemiyorsa müşterinin yapması gereken bir ihtarname ile sözleşmeyi sona erdirmek, o ana kadar almış olduğu hizmetlerin bedelini ödeyerek ilişkiyi sonlandırmak olmalıdır. Dosyaya ibraz edilen evrak içinde müşterinin sözleşmenin feshi konusunda bir talebi olduğuna dair bir belgeye de rastlanmamıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmenin sonunda “Her ay başında ödeme faturamıza istinaden nakit olarak yapılır” şeklinde bir hüküm yer almakta, ancak ibraz edilen muavin defter kayıtlarında fatura bedellerinin zamanında ve düzenli olarak ödenmemiş olduğu da görülmektedir. Örneğin, 15 Nisan 2024 6 Haziran 2024 tarihleri arasında düzenlenmiş bulunan ve toplam olarak 577,410.- TL tutarındaki 9 adet ajans faturası karşılığında müşteri tarafından 30.06.2024 tarihinde 396,150 TL ödeme yapılmış olduğu görülmektedir. Ödemelerin Sözleşme şartına aykırı olarak gecikmeli ve eksik yapılması da ajansın hizmet üretiminde aksamalara ve gecikmelere yol açmış olabilir.
İşbu Ek Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, tarafımızca yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ... tarafından verilen hizmet ve yapılan işlerin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak ifa edildiği, eksik ve ayıplı olmadığı yönünde rapor ibraz etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ...Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.
Davalı taraf davacının sunmuş olduğu hizmetin eksik ve ayıplı olduğu savunmasında bulunmuş ise de dosyada bilirkişi heyetinin sunduğu ek raporda yapılan inceleme neticesinde davacının sunduğu hizmette ayıp ve eksikliğin bulunmadığının rapor edilmesi karşısında davacı tarafın sunduğu hizmetin sözleşmeye uygun olduğu kanaatine varılmış ve bu durumda davacı taraf davalıya eksiksiz ve ayıpsız hizmet sunduğunu ispatlamıştır.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davalı tarafın defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı tespit edildiğinden davalının defterlerinin davalı lehine delil niteliğine haiz olmadığı değerlendirilmiş ve davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme de ise davacı taraf alacağının 527,090.- TL olduğu yönünde rapor ibraz edilmesi karşısında davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmasında haklı olduğu ve davalının takibe itirazında haksız olduğu kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile, davalının ... 34. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 527.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacak 527.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranındaki 105.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 34. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 527.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacak 527.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranındaki 105.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 35.999,37TL karar harcından peşin alınan 8.999,85TL'nin mahsubu ile bakiye 26.999,52TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40TL başvurma harcı ve 8.999,85TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 21.400,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 84.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,
7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!