Anahtar kelimeler: Portallarında Www Portalı Portalında Düğün Bugüne Sayfa Reklam Ünvanlı İlanını

T.C.
İSTANBUL5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████ KararDAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı, sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, işbu reklam ve tanıtım hizmetinin www.... internet portalında reklam ve tanıtımın yapılmasını isteyen firma için bir sayfa oluşturularak gerçekleştirildiğini, ...ünvanlı işletmesinin reklam ilanını portallarında yayınlamak isteyen davalı ile 17.08.2023 tarihinde ...Sayılı 12 Ay Taahhütlü Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalıdan 17.08.2023 ve 31.12.2023 tarihlerinde toplam 28.892,00.-TL ödeme sağlandığını, bakiye ödemelerin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine alacağın tahsili talebi ile ... 13. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edip icra takibini durdurduğunu, 02.08.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında belirtildiği üzere arabuluculuk süreci görüşme sonunda anlaşamama ile sonuçlandığını, davacının alacağının sözleşmeye, faturalara, internet üzerinden verilen hizmete ve cari hesaba dayandığını, davalının yetki itirazlarının yerinde olmadığını, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin 11.10. maddesinde “Taraflar, işbu sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu kabul eder.” İfadesi yer aldığını, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, davaya konu icra takibi, sözleşmeden kaynaklı bir borçtan doğması sebebiyle sözleşmede belirtildiği üzre yetkili olan ... İcra Dairelerinde başlatıldığını, sözleşmenin ifa yerinin de İstanbul olması nedeniyle sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesi olan ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili olduğunu, sözleşme yapılmasına mütcakip e-faturalar davalı adına davacı tarafından tanzim edildiğini, faturalara herhangi bir itiraz gelmediğini, sözleşme 12 Aylık Taahhütlü üyelik sözleşmesi olup 12 aylık taahhüt karşılığı müşterilere avantajlar ve indirimler sağlandığını, 12 aylık taahhütlü süre herhangi bir nedenle üyelik iptali, sözleşme feshi, ödeme yapılmaması gibi durumlar olursa sözleşmenin 8.7. maddesi gereği 12 aylık taahhüt karşılığı yararlanılan indirimler ve katılım bedeli gibi avantajlar maddede belirtilen hallerde fatura edileceğini, davalılar da bu madde gereği yararlandığı indirimler ve katılım bedeli ayrıca fatura edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.8. “Taraflar, İşbu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde ...'un defter ve muhasebe kayıtlarının ve belgelerinin kesin delil olduğunu gayri kabili rücu ve kesin olarak kabul beyan ve taahhüt eder.” hükmü gereğince davalılar, davacının defter ve muhasebe kayıt ve belgelerini kesin delil olarak kabul ettiğini, sözleşme internet üzerinden reklam ve tanıtıma ilişkin bir sözleşme olması nedeni ile doğası gereği herhangi bir iş ya da görüntülenme garantisi müşteriye verilmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.7. “Müşteri'ye ait reklam ve ilanında yayınlanması halinde, buna bağlı olarak yayın yapılan mecra üzerinden kullanıcıların gönderdikleri formların(e-postaların) Müşteriye panel üzerinden bildirilmesi dışında herhangi bir sorumluluk üstlenilmez. Reklamın yapıldığı mecra üzerinden gelecek mesaj sayısı, frekans ve niteliği konusunda herhangi bir garanti verilmez.” hükmü gereğince davacının sözleşme gereği iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler vermesi söz konusu olmadığını, sözleşmesel olarak herhangi bir iş, sayfa görüntülenme sayısı, teklif sayısı gibi garantiler verilmemesine rağmen davacı tarafından oluşturulan ve ... üzerinden reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalarla ...'u ziyaret eden kullanıcı ve ziyaretçilerinin iletişime geçebileceği, teklif alıp verebilecekleri bir alan olarak bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, panel üzerinden ... internet sitesini ziyaret eden kişilerle ...'da sayfası bulunan reklam ve tanıtım hizmeti alan firmalar iletişim kurabildiğini, davacı davalının işletmesi adına bir kullanıcı paneli oluşturduğunu, sözleşme süresince firmanın ... internet sitesindeki Söz Nişan Mekanları kategorisinde 1.922 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olup bu ziyaretler sonucunda toplam 128 fiyat teklifi talebi olduğunu, Kına ve Bekarlığa Veda Mekan kategorisinde ise 539 kullanıcı ziyareti gerçekleşmiş olduğu, bu ziyaretler sonucunda toplam 80 fiyat teklif talebi olduğunu, davalı bu tekliflerin çoğuna dönüş yapmadığını, davalıların firmasının reklam ismi olan *...” kelimeleri ile arama yapıldığında ...'a ait reklam ve tanıtım için hazırlanan sayfası ... arama sonuçları içerisinde ilk sıralarda geldiğini, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme davalıların ticari işletmesiyle alakalı olduğundan aradaki ilişkinin ticari bir iş olduğunu, talep edilen faizin de ticari işlerde uygulanan avans faizi olup hiçbir şekilde yasaya ve üsüle aykırı olmadığını, davacı tarafından sözleşmeye ilişkin tüm yükümlülükler eksiksiz getirilmesine rağmen sözleşme gereği ödemeler davalı tarafından yapılmadığını, davalı takibi sürüncemede bırakarak borcu ödememeye çalıştığını, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğunu, yukarıdaki nedenlerle borçlunun ... 13.İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamını, davalıların aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının adresi ... adresinde bulunduğunu, yetkili mahkeme ... Mahkemeleri değil ... Mahkemeleri olduğunu, davacının taleplerinin varlığının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacıların talepleri zamanaşımına uğradığını, dava hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğini, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davalı tüm ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını, davacı ile davalı arasında yapılmış olan ticari ilişkide, davalı üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve de borcunu ödediğini, buna rağmen davacı alacak iddiası ile ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyası ile davalıya ödeme emri gönderdiğini, işbu ödeme emrinin açıklama kısmına ise ” ödenmemiş fatura alacağı." şeklinde borcun sebebini gerekçe gösterdiğini, davacı borca sebep olduğunu belirttiği evrak, fatura, sözleşme vs. gibi belgeleri ilamsız takipte ödeme emrinde açıkça göstermek zorunda olduğunu, davacı açıklama kısmında sadece fatura alacağı olarak belirtmiş ve borcun hangi borca ilişkin olduğunu açıklayıcı şekilde belirtmediğini, borcun anaparasını belirtmek ile yetindiğini, hakkın kötüye kullanıldığını, davalıya gönderilen ödeme emrinde ek olarak borcun dayanağı olarak gösterilen herhangi bir belge ya da evrak ek olarak tevdii edilmediğini, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine, ödeme emrinde yer alan borca ve ferilerine haklı olarak itiraz ettiğini, takibi durduğunu, takip konusu bedel davalı defter kayıtlarına göre cari hesapla uyumlu olmadığından davalı borca itiraz etmek durumunda kaldığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tüm bilgi ve belgeleri kabul etmediklerini, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı bir kez daha sabit olacağını, davacı tarafından icra dosyasında talep etmiş olduğu faizin ve faiz oranın hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğunu, söz konusu sözleşme hükümleri ağır şartlar içerdiğini, taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, davalının borcunun bulunduğunun kabulü anlamına gelmemek kaydı ile davacı tarafından talep edilen fatura alacakları gerçeğe uygun olmadığı ve taraflarınca kabul etmediklerini, yukarıdaki nedenlerle yetki hususuna ilişkin usulü itirazları kabul edilerek davanın usulden reddini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedenleri ile de usulden reddini, davanın esastan reddini, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddini, davacının alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya tahmilini talep ve beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır.Davacı taraf, davalı ile aralarında ... isimli işletmenin reklam ve ilanı için █████/2023 tarihli 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının eksik ödeme yapması sebebiyle davalı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.Davalı taraf ise yetkili mahkemelerin Gebze Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile yetki itirazında bulunmuş ve davalının tüm ödemelerini eksiksiz olarak yaptığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılmış olan ticari ilişkide, davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş ve de borcunu ödemiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir....13. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ...AŞ. borçlunun dosyamız davalısı .... Ltd. Ştiolduğu takibe dayanak borcun 102.980,00 TL cari hesap alacağı olduğu görülmüştür.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.Somut olayda, ispat külfeti davalı taraf üzerindedir. Davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu ve davalıdan bu ilişki sebebiyle alacağı bulunduğunu iddia etmekte, davalı taraf ise ticari ilişkiyi doğrulamakta ve bu ilişki sebebiyle davacıya ödeme yaptığını savunmaktadır. Bu durumda davalı taraf davacıya ödeme yaptığını ispatlamak durumundadır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz (YHGK 28.03.2018 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı). Huzurdaki davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında bir borç ilişkisi bulunduğu, cari hesap ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacı yan cari hesap ilişkisine dayanmış ise de teknik olarak taraflar arasında açık hesap ilişkisi olduğu görülmüştür.Davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış ve talimat mahkemesince davalı şirkete ve vekiline ''ilgili ticari defter ve kayıtları ibraz etmedikleri taktirde (zayi olmuş ise buna ilişkin belge sunulmadığında veya bu konuda açılmış bir dava varsa buna ilişkin bilgi verilmediği taktirde) defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmış sayılacağının ve karşı tarafın muntazam tutulmuş ticari defter ve belgelerinin HMK.nun 222.maddesine göre aleyhlerine kanıt teşkil edeceği hususunun yazılması'' hususlarında tebligat çıkarıldığı, tebligata rağmen Mahkememizce belirlenen gün ve saatte defterlerin hazır edilmediği anlaşılmıştır.Davacı tarafın defterlerinin incelenmesi neticesinde bilirkişinin dosyaya sunduğu █████/2026 tarihli raporda Davacı taraf ticari defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı y.TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, usul yönünden davacı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığı hususu Savın Mahkemeye bırakıldığı, Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında davalı ... ŞTİ.” nin ... müşteri kodu altında takip edildiği, davacı ile davalı taraf ticari ilişkisinin 17.08.2023 sözleşme tarihi itibari ile başladığı, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği,Davacı taraf kayıtlarında 2023 yılında davalı şirketten 6.628,00.-TL tahsilat gerçekleştiği,Davacı tarafticari defterlerinde 31.12.2023 tarihli hesap bakiyesinin 22.264,00-TL (B) bakiyesi verdiği,Davacı tarafından 2024 yılında davalı yana cayma faturası düzenlendiği, davacı şirketin davalı şirkete toplam düzenlediği fatura tutarının 109.608,00.-TL olduğu, bu tutarın sözleşmede belirtilen indirimsiz oran üzerinden hesaplandığı,Davacı taraf ticari defterlerinde 04.06.2024 tarihli hesap bakiyesinin 102.980,00 TL (B) bakiyesi verdiği,Davacı taraf ticari defterlerinde 04.06.2024 takip tarihi sonrasında hareket olmadığı, davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibari ile 102.980,00.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir,Sayın Mahkemenin ara kararı ile davacı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalıdan takip konusu edilen 102.980,00.-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Şeklinde rapor ibraz edilmiştir.HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ...K.... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.Davalı tarafın yetki itirazının taraflar arasındaki borç para borcu olduğundan BK89/1 mad. gereğince reddine karar verilmiştir.Davalı taraf ticari defterlerini yapılan ihtara rağmen talimat mahkemesine sunmamış olduğundan usulüne uygun olarak tutulan davacı defterleri HMK 222/3 Maddesi gereği davacı lehine kesin delil niteliğine haiz olup, davacının defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının davalıdan 102.980,00.-TL alacağı bulunduğu anlaşılmış ve davanın kabulü ile, davalının ... 13. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 102.980,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 20.596,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 13. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 102.980,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, %20 oranındaki 20.596,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 7.034,56TL karar harcından peşin alınan 1.243,75TL'nin mahsubu ile bakiye 5.790,81 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yatırılan 427,60TL başvurma harcı ve 1.243,75 TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 7.090,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına,7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katipe-imzalıdırHakime-imzalıdır