Anahtar kelimeler: Ödememiş Davadavacı Satıma Ekstresine Ekstresinin Ham Satımdan Davalıborçlunun Tevzi İşlenmiş

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı/borçlu arasında alım satıma dayanan bir ticari ilişki mevcut olup davalının, işbu ticari ilişkide borçlu konumunda olduğunu, davalı/borçlunun, müvekkili şirketten faturaya konu ham maddeleri işlenmek üzere satın alınmış ve müvekkili tarafından bu ham maddelerin davalı/borçlu'ya teslim edilmiş, ancak davalı/borçlunun fatura bedelinin bir kısmını müvekkili şirkete ödememiş olduğunu, ödenen bedellerin davalı/borçlunun cari hesap ekstresine işlenmiş olup ödenmeyen kısmın ise borç miktarı olarak işlenmiş olduğunu, tüm bu fatura ve cari hesap ekstresinin müvekkili şirket ile davalı arasında bir ticari ilişkinin varlığını ve müvekkilinin bu ilişkiden doğan alacağının bulunduğunu açıkça göstermekte olduğunu, davalının, son olarak müvekkilinin kendisine işlemek üzere göndermiş olduğu ham maddeyi müvekkilinin talimatları dışında işlemiş ve ham maddeyi bozmuş olduğunu, müvekkilinin ham maddenin zayi olması nedeniyle davalı ile iletişim kurmaya çalışmış ancak çabalarının yanıtsız bırakılmış olduğunu, nihayetinde zayi olan ham maddenin bedelinin davalıya fatura edilmiş olduğunu, akabinde 03.04.2024 tarihinde davalıya gönderilen müvekkilinin cari hesabında 24.395,72-TL borçlu olduğunu ihtiva eden mutabakat mektubu gönderilmiş ve davalı tarafından yanıtsız bırakılmış olup davalı tarafından 2.868,00-TL ödeme yapılmış ve müvekkiline herhangi bir açıklama yapılmamış olduğunu, davalının cari hesaptan kaynaklanan ve muaccel olan bakiye borcunu ödememesi nedeniyle davalı aleyhine --------- İcra Müdürlüğü’nün --------- E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup davalı başlatılan bu ilamsız icra takibine, borca, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm fer'ilere itiraz ederek takibin durmasına sebep olmuş olduğunu, ancak davalının ödeme emrine itiraz dilekçesindeki itirazlarının soyut ve gerçeğe aykırı olup, icra takibini sürüncemede bırakma amacına yönelik olduğunu, işbu icra takibi sonrasında davalının yalnızca itiraz etmekle kalmamış, müvekkili tarafından zayi olan mallara ilişkin düzenlenen faturaya karşı iade faturası (9.177,60-TL) düzenlemiş ve yine herhangi bir açıklama yapmamış olduğunu, akabinde taraflarınca işbu iade faturasının davalıya ihtarname yoluyla iade edilmiş olduğunu, davalı aleyhine başlatılan icra takibinin haklı olduğunu, dolayısıyla davalı tarafça yapılan itirazın, tamamen haksız ve kötüniyetli olup müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirmeye yönelik olduğunu, dava öncesi arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı taraf aleyhine takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; mahkememiz nezdinde açılan davanın yetkisiz mahkeme açılmış olup taraflar arasındaki mahkemeyi görmeye yetkili mahkemelerin --------- Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, görüleceği üzere taraflardan davalı müvekkilinin Kartal/ İstanbul adresinde mukim davacının ise --------- adresinde mukim olduğunu, işbu durumda taraflar arasında HMK uyarınca herhangi bir yetki sözleşmesi de bulunmadığı göz önüne alındığında HMK genel yetki kuralları gereğince davalının yerleşim yeri olan --------- mahkemelerinin yetkili olduğunun aşikar olup yetki itirazları doğrultusunda dosya kapsamında yetkisizlik kararı verilerek usulden reddine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, davacı dava dilekçesinde davalı müvekkilinin ham maddeyi yanlış işlemesi nedeniyle ham madenin zayi olduğunu bu nedenle de █████/2023 tarihli 9.177,60 TL fatura kesildiğini belirtmişse de söz konusu işlemin müvekkili davalı tarafından hatalı işlendiğine dair herhangi bir delil veyahut ihbar sunulmamış olduğunu, davacının dilekçesinde açıkça söz konusu faturanın herhangi bir mal ve ürün teslimine ilişkin olmadığını ikrar ettiği gibi aynı zamanda hatalı bir ham madde işlemesine ilişkin herhangi bir delil sunulamamış olduğunu, işbu durumda müvekkili davalı şirketin söz konusu faturadan dolayı sorumluluğunun bulunmadığının aşikar olduğunu, işbu hususların yanı sıra müvekkili davalı şirket tarafından söz konusu faturanın aynısı kesilerek aynen davacıya iade edilmiş olduğunu, işbu nedenle davacının yapmış olduğu itirazında da herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, yine davacının diğer dosya içerisinde yer alan faturalarda yer alan mal ve ürünleri müvekkili davalıya teslim ettiğine dair herhangi bir delil de dosya içerisinde bulunmadığını, salt faturaların defterlere işlenmesi ile fatura içeriğinde yer alan ürün ve malların teslim edildiğinin kabul edilemeyecek olduğunu, işbu nedenle de söz konusu faturalar nedeniyle müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı aşikar olup söz konusu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açılması nedeniyle davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilerek davacı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Ticari defter ve belgeler, -------- İcra Dairesinin ---------- esas sayılı dosyası bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.13.03.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 19.09.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle;Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere rapor içerisinde yukarıda yazılı yapılan açıklama ve tespitlere göre; Tarafların iddia ve savunmaları ile sulh faaliyetleri çerçevesinde anlaşamadıkları hususların; davacı tarafından davalıya kesilen ve davalı tarafından da ödenmiş olduğu iddia edilen Fatura tutarlarına İhtiraz edilmesi sonucu oluşan bir alacak davası olduğu anlaşılarak tarafların her ikisinin de TACİR olduğu (Dolayısıyla davacının davalı adına elektrik ortamda kesilmiş EARŞİV faturaları düzenlediği ve Ticari defterlerine cari hesap şeklinde kayıt altına aldığı ) tespit edilerek ; Davacının dava konusu yaptığı ve talep ettiği mal veya hizmetten doğan fatura alacak bilgileri; Davacı Davalı adına 38.941,13+154.898,28+9.177,60=203.017,01TL lik Fatura ile 55.580.80TL kredi kartı ödemesi olan Toplamda 258.597,81TL Alacak Tutarı olduğu, Davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 9.177,60TL lik faturanın ayıplı mala ilişkin mal iadesinden kaynaklı olduğuna dair bir açıklamanın faturada yer almadığı ,bu faturanın davalı tarafından da kabul edilmediğine dair süresinde bir ihtarnamenin yapılmamış olduğu, Davalının davacı adına 55.580,80+6.240,00+111.750,08+60.631,20=234.202,08TL lik fatura ile 2.868,00TL nakit ödeme toplamı olan 237.070,08TL alacak Tutarı olduğu, Davalının davacı adına düzenlediği 06.05.2024 tarihli İADE FATURASI TUTARI 9.177,80TL lik faturanın davacı tarafından 16.05.2024 tarihinde noter tarafından davalıya kabul edilmediğinin ihtar edildiği, Söz konusu Faturanın da davalı tarafından da kabul edilmediğinin kabulü halinde ikili bir sonuca gidilebileceği Dolayısıyla ; Davacı tarafından düzenlenen 9.177.80TL lik faturanın kabulü halinde 258.597,81 – 237.070,08 = 21.527,73TL davacının davalıdan alacaklı olduğu aksi bir durum halinde ; Yani davalının kabul etmeyip 06.5.2024 TARİHLİ 9.177,08TL İADE faturasının kabulü halinde ise 258.597,81 – 246.247,88 = 12.349,93TL davacının davalıdan alacaklı olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, mal alım satımına ilişkin düzenlenen faturalara ilişkin açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla --------- İcra Dairesi'nin ---------- sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 21.527,73 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 21.527,73 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle taleple bağlılık ilkesi gereğince davalıdan 21.527,72 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen futuradaki alacakla ilgili olarak, süre geçtikten sonra iade edilmesi veya ticari defterlere kaydedildikten sonra iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Davacı defterlerini incelenmesi ile alınan bilirkişi raporunda davalının düzenlemiş olduğu █████/2024 tarihli iade temel faturaya davacının süresinden sonra itiraz edildiği belirtilmiş ise de davalının düzenlemiş olduğu faturanın iade faturası olup süresinde yapılıp yapılmadığının irdelenmediği anlaşılmakla mahkememizce yapılan incelemede davalının █████/2024 tarihli iade temel faturasının not kısmında █████/2023 tarihli faturaya istinaden düzenlendiği belirtilmiş olmakla faturayı yasal süre olan 8 günlük sürede düzenlenmediği anlaşıldığından fatura bedelinin kesinleştiği anlaşıldığından davacının defterlerinde tespit edilen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -------- İcra Dairesinin--------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 21.527,72 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz İŞLETİLMESİNE,3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 4.305,54 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 1.470,55 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.042,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 235,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.090,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 21.527,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,9- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026