Anahtar kelimeler: İçecekten İçtiğine İkram Alkol Hatırlamadığına İrade Sunulduğu Süreç Olayları Edenin

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E. █████████ K.SUÇ
: HakaretHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇSanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz istemi; arkadaşları tarafından ikram edilen içecekten içtiğine, sonrasında olan olayları hatırlamadığına, irade dışı alkol aldığına, bu hususun araştırılmadığına ve 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmasının hatalı olduğuna ve hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.III. GEREKÇEYapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın bozma sebebi dışındaki diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;1. 5271 sayılı Kanun'un 170. maddesinin 3, 4 ve 6. fıkraları uyarınca, iddianamede mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği, yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri mevcut delillerle ilişkilendirilerek yüklenen suçu oluşturan olaylar gösterilmeli, aynı Kanun'un 225. maddesine göre de,hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilmelidir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.02.20 12... /4-570 E., ███████ K. sayılı kararında açıklandığı üzere, soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sonuca göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirlemektedir. Bu bakımdan iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklanması zorunludur. Böylelikle sanık, iddianameden üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde anlamalı, buna göre savunmasını yapabilmeli ve kanıtlarını sunabilmelidir. İddianame, sanığa isnat edilen ve suç sayılan maddi fiilleri açıkça göstermeli, hukuki nitelendirmesi yapılan fiilin kanunda karşılığı olan suç ve cezası hakkında bilgi içermelidir. İsnat edilen suçun dayanağı olan maddi olaylar hakkında savunmasını yapabilecek şekilde sanığın bilgilendirilmemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6/3-a maddesinin ihlaline de yol açacaktır.Bu açıklamalar ışığında düzenlenen iddianamede, sağlık görevlilerinin şikayetçi olarak gösterilmemesi ve sevk maddesinde de 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanmasının talep edilmemesi karşısında; iddianamedeki eylem ile bağlılık kuralı dikkate alınmadan, 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı olacak şekilde 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin sanık hakkında uygulanması,2. Kabule göre de;a. Sanığın, önce sağlık görevlileri akabinde yine polis memuru olan şikayetçilere yönelik hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı olayın devamı niteliğindeki sözlerle gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, hukuken bir bütün halinde fikri içtima hükümleri de gözetilerek tek bir hakaret fiilini oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması,b. Sanığın eylemini sağlık personeline karşı gerçekleştirdiğinin kabul edilmesine karşın 7243 sayılı Kanun'un 28. maddesi ile değişik 3359 sayılı Kanun'un ek 12. maddesi uyarınca verilen cezanın 1/2 oranında artırım yapılmaması,Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10 . Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.01.2026 tarihinde karar verildi.