Anahtar kelimeler: Kongre Oteli Kompleksi Anlaşmıştır Bahçelievler Yükümlerini Harçlandırma Defalarca Mimari Kalmış

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekilinin Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu █████/2015 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde özetle ; Davacılar ile Davalı Şirket ... İstanbul ili Bahçelievler İlçesi ... parselde turizm kompleksi yapılması hususunda anlaşmıştır. Taraflar arasında █████/2007 tarihli “... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil davacılar, sözleşmelerde yer alan tüm yükümlerini yerine getirmiş, ilgili imar planlarının defalarca değiştirilmesi nedeni ile davacılar kapsamlı değişiklikler yapmak durumunda kalmış ve nihayet, 31.12.2012 tarihinde bu projeye istinaden alınan Yapı Ruhsatının ilgili belediyesinden alınabilmesi için taraflar daha önce 21.06.2007 tarihindeki yapılmış sözleşmenin gerçekleştirilecek projenin büyümesi nedeniyle yetersiz kaldığından söz konusu sözleşmenin iptali ile yerine 25.12.2012 tarihinde TMMOB Mimarlar Odası Bakırköy Şubesi nezdinde “Mimari Projelendirme Hizmetler Sözleşmesi” imzalamışlar ve bu sözleşme ruhsatın vazgeçilmez eki olarak gerek mimarlar odası gerekse ilgili Belediyesinde ruhsat eki olarak hıfzedilmiştir. Ancak, davalı ... A.Ş., 22.07.2013 tarihli e-mail yolu ile göndermiş olduğu ihtarnamede 21.06.2007 tarihli sözleşmeye atıf yaparak 31.12.2012 tarihi itibarıyla proje + ruhsat proje onayları tamamlanmış olmasına rağmen tadilat projeleri ve uygulanabilir projelerin teslim edilmediğinden söz ederek sözleşmeye aykırılıkların 1 hafta içinde giderilmesini bildirmiştir. Müvekkil davacılar tarafından Beyoğlu .... Noterliğinin 26.07.2013 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile üstlenilen tüm mimarlık hizmetlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiği ve mezkur yapının inşaatın dayandığı 31.12.2012 tarihli ruhsata esas sözleşmede kabul edilen 1.763.179 TL’nin yedi günlük sürede ödenmesi ihtarını keşide etmişler, ihtarnameye davalı şirket tarafından cevap verilmemiştir.31.12.2012 tarihli yapı ruhsatında bir 5 yıldızlı otel, rezidans ve kongre merkezinden oluşan proje, uluslararası, ... Grubunun otel işletmecisi olarak devreye girmesiyle, proje zorunlu olarak tekrar revizyona uğramış ve biri 4 yıldızlı (380 oda) biri 5 yıldızlı (360 oda) iki otel, rezidans ve kongre merkezi olarak son şeklini almıştır. Tüm bu değişiklik ve revizyon davacı müvekkilim tarafından eksiksiz yerine getirilmiştir. Müvekkil Davacılara ısrarla yeni sözleşme yapılması talebine rağmen davalı sözleşme yapmaktan imtina etmişlerdir. Herhangi bir sözleşme imzalamadan davalı .... A.Ş., 11.03.2014 tarihinde Davacının iyi niyetli yaklaşımı ile 11.03.2014 tarihli Yeni Yapı Ruhsatı almıştır. Davalı Şirket 31.12.2012 tarihli ruhsata dayanak olarak 25.12.2012 tarihli sözleşmeyi sunduğu tespit edilmiştir. Müvekkillere hiçbir bedel ödenmeden davalı ... A.Ş. tarafından alınan 11.03.2014 tarihli yapı ruhsatına ait yapılan yeni mimari proje bedeli TMMOB Mimarlar odasının en az bedel hesabı belgesine göre 2.015.062 TL’dir. 25.12.2012 tarihli sözleşmenin 5. maddesi gereği müvekkilden mimarlık hizmetleri nedeniyle alacağı 1.763.179 TL’dir. Müvekkille bu sözleşme kapsamında ödenen tutar ise 1.090.552 TL’dır. Davalı şirketten 672.627 TL alacağı kalmıştır. Davacılar, davalı şirketin tüm mimarlık hizmetlerini sürdürmeye devam etmiş, davalı şirket ise herhangi bir sözleşme yapmadan bu defa 11.03.2014 tarihli yapı ruhsatını almıştır. TMMOB Mimarlar Odasından alınan en az bedel hesabı gereğince davacıların 11.03.2014 tarihli ruhsat nedeni ile 2.015.062 TL mimarlık hizmeti alacağı mevcuttur. Bu halde müvekkillerin davalı şirketten 672.627 TL +2.015.062 TL toplamda 2.687.689 TL alacağı bulunmaktadır. Ancak, her türlü haklarımız saklı kalarak şimdilik yalnızca 25.12.2012 tarihli sözleşmeden doğan 672.627 TL alacağın tahsilini, Yine, müvekkillerin mezkur yapıda yukarıda belirtilenler projeler haricinde yapılmış/yapılacak proje tadillerinde izni bulunmamaktadır. Müvekkil tarafından Beyoğlu ... Noterliği’nden 14.01.2015 tarih ve .... y. no’lu ihtarnamesi ile toplam alacak 2.687.689 TL’nın ödenmesi davalıdan talep edilmiş (Ek. 10), davalı, Bakırköy .... Noterliği’nin 16.01.2015 tarih ve ... y. no’lu cevabi ihtarnamesinde borcu bulunmadığını, üstelik müvekkilin borçlu bulunduğunu belirtmiştir .Müvekkil, Beyoğlu ... Noterliği’nin 27.01.2015 tarih ve ... y. no’lu cevabi ihtarnamesinde 2.687.689. TL toplam alacağın ödenmesini tekraren ihtar etmiş, davalı, Bakırköy ... Noterliği’nin 03.02.2015 tarih ve ... y.no’lu cevabi ihtarnamesinde müvekkile borçlu bulunmadığını bildirmiştir. Müvekkiller tüm mimarlık hizmetlerini yürütmesine rağmen davalı ... A.Ş.’nin müvekkillerin mimarlık hizmeti bedelini ödememesi nedeni ile işbu davanın açılması zorunlu olmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle her türlü talep ve dava haklarımız, 31.12.2012 tarihli ve 11.03.2014 tarihli yapı ruhsatlarının iptalini talep etme hakkımız saklı kalarak, Sayın Mahkemenin, tüm mimarlık hizmetlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olan müvekkil davacıların davalı ... İnş. Proje Tur. San. ve Tic. A.Ş.’den alacağı olan 672.627 TL’nin 25.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte, tahsiline, muhakeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalı .... İnş. Proje Tur. San. ve Tic. A.Ş.’ye tahmiline karar vermesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı vekili Bakırköy .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunmuş olduğu █████/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle ; Davacı tarafça iddia edildiğinin aksine iş, revizyonları ile birlikte davacı tarafça iki kere yapılmak bir yana bir kez dahi tam olarak ifa edilmemiştir. 21.06.2007 tarihli Sözleşme’nin 5. maddesinde yer alan ödeme planında belirtilen iş kalemlerinden sadece tadilat ruhsat projelerinin Belediye onayına kadarki kısmı, üstelik de eksiklikler ile beraber yaklaşık % 40'lık bir kısmı ifa edilmiştir. Bu nedenle davacıya yapılan ödemeler de, sözleşme gereğince ödenmesi gereken tutarın üzerindedir. Sözleşme gereğince davacı tarafça yapılması gereken işler ifa edilmemiş ve 03.07.2013 tarihinde, “1/100 mimari uygulama projelerinin hazırlanması hizmetlerinin yapımı için” 285.000 TL. + KDV bedelle .... Mimarlık Müh. Müş. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşılmıştır. Davacı taraflar, 21.06.2007 tarihli ".... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi"nin 2012 yılına geldiğinde yetersiz kaldığını; bu nedenle yeni sözleşme akdedilmek zorunda kalındığını; 2007 yılında 5 yıldızlı otel, rezidans ve kongre merkezi olarak planlanan projede, ... Grubu'nun otel işletmeciliğine talip olması ile 2012 yılında 4 yıldızlı ve 5 yıldızlı olmak üzere 2 otel, rezidans ve kongre merkezine dönüştüğünü belirtmişlerdir. Davacı, asılsız hak ve iddialarına dayanak yaptığı 2. bir sözleşme ile karşımıza çıkmıştır. Davacının 25.12.2012 tarihinde akdedildiğini belirttiği 1.765.179,00 TL tutarında olduğunu iddia ettiği sözleşmeden müvekkilim şirketin bilgisi bulunmamaktadır. Atılan imzanın ise şirket imza yetkililerine ait olmadığı görülmüştür. Davacılar söz konusu sözleşmenin Bahçelievler Belediyesi nezdinde ve keza TMMOB resmi kayıtlarında mevcut olduğunu belirtmiştir. Sözleşme üzerinde Bahçelievler Belediyesinin de herhangi bir onayı da yer almamaktadır. Davacı ile akdedilen tek sözleşme 21.06.2007 tarihli ".... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi"dir. TMMOB tarafından belirlenen asgari ücret listesi, uygulanması zorunlu bir liste olmayıp, tavsiye niteliğindedir. Davacı ile akdedilen 21.06.2007 tarihli "... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi" feshedilmemiştir. Projede davacıların iddia ettiği gibi değişiklikler olmamışsa da, yapılacak her türlü revizyon sözleşme bedeline dâhildir. Davacı yapmakla yükümlü olduğu edimleri ifa etmediğinden, sözleşme bedelini dahi hak etmemiştir.Buna göre davacı tarafça işin %60’ına tekabül eden uygulama ve detay projeleri hiç yapılmadığı gibi; hiçbir zaman proje kontrollük hizmeti verilmemiş ve as-buılt projeler de yapılmamıştır. Dolayısıyla pek çok eksik ve hata ile yalnızca sözleşme konusu işin %40’ı ifa edilmiştir.Tüm bu hususlar, davacı tarafa 22.07.2013 tarihli elektronik posta, 16.01.2015 tarihli ... yevmiye no'lu Bakırköy .... Noterliği'nin ihtarnamesi ve yine 03.02.2015 tarih ve ... yevmiye sayılı Bakırköy ... Noterliği'nin cevabi ihtarnamesi ile açıkça ihtar edilmiştir. Buna karşılık eksik ve hatalı ifa edilen hizmetler nedeniyle her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile davacı taraf yalnızca 209.000 USD hak etmiş olmasına rağmen avanslarla birlikte müvekkilim şirketten söz konusu iş için 644.104 USD tahsil etmiştir.Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE
:Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindeki mimari proje hizmeti ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuç- landırılmıştır.Bilirkişiler ...., Prof. Dr. ... ve ..... tarafından sunulan █████/2017 tarihli bilirkişi raporunda ; Sözleşmelere göre yapılan işlerin ve bedelinin tespiti için yapılan çalışmada, sözleşme geregi yapılacak işlerin teslimleri kısmen mail yolu, kısmen teslim tutanakları ile yapılmış, ancak tam detay bilgi edinilememiştir. Bu nedenle yazışmalar dikkate alınarak yapılmış olan işlerin yüzdesinde kanaat kullanılmıştır. 1.Davalı ve Davacı arasında mail yolu ile yapılan yazışmalarda bahsi geçen geçikmeler konusunun ise, projenin kapsamlı olması dikkate alındığında ve projelerin mail yolu ile iletilmesi sebebi ile olağan yazışmalar olduğuna kanaat edilmiştir. 2. Her iki sözleşmede yapılmış olan işler için bedel takdir edilmiş olup, karar Mahkemenindir. Bu kapsamda █████/2017 tarihli sözleşme doğrultusunda işin %70'nin tamamlandığına kanaat edilmiş tutarda 990.483,77 TL olarak hesaplanmıştır. █████/2012 mimarlar odası hizmet sözleşmesine göre hak edilen bedel 1.499,317 TL olarak hesaplanmıştır. 3. Her iki şirketin de yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerinde yapılmış olduğu,4. ... tarafından 2006-2007-2008-2009-2012-2013-2014 ve 2016 hesap dönemlerinde değişik tarihlerde gerçekleştirilen ödemelerin toplam tutarının 1.143.688,00 TL olduğu yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.Bilirkişiler ..., Prof. Dr. ... ve .... tarafından sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Kök raporda da belirtildiği gibi, talep edilen sözleşmelere göre yapılan işlerin ve bedelinin tespiti için yapılan çalışmada, sözleşme geregi yapılacak işlerin teslimleri kısmen mail yolu, kısmen teslim tutanakları ile yapılmış, ancak tam detay bilgi edinilememiştir. Bu nedenle yazışmalar dikkate alınarak yapılmış olan işlerin yüzdesinde kanaat kullanıldığını davalı ve davacı arasında mail yolu ile yapılan yazışmalarda bahsi geçen geçikmeler konusunun ise, projenin kapsamlı olması dikkate alındığında ve projelerin mail yolu ile iletilmesi sebebi ile olağan yazışmalar olduğuna kanaat edildiğini, her iki sözleşmede de yapılmış olan işler için bedel takdir edildiği, █████/2007 tarihli sözleşme de, İşin %70'inin tamamlandığına kanaat edildiği, bunun da 209,904,25 x 2,5 USD = 524.700,625 USD, 524.700,625 USD x 0,70 = 367.332 USD olarak hesaplandığı, █████/2012 “Mimari Projelendirme Hizmetler Sözleşmesine göre hakedilen bedelin 1.499.317 TL olduğu, her iki şirketin de yasal defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerinde yapılmış olduğu, ... tarafından 2006-2007-2008-2009-2012-2013- 2014 ve 2016 hesap dönemlerinde değişik tarihlerde gerçekleştirilen ödemelerin toplam tutarının 1.143.688,00 TL olduğunu ve kök rapor kanaatlerinde değişiklik olmadığı yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.Bilirkişiler ... ve Doç. Dr. .... tarafından sunulan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Dava tarihine kadar davalı tarafından davacıya 1.113.967,00'TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden sonra ise 50.000,00 TL daha ödeme yapıldığı, davacıya yapılan ödemelerin toplamının 1.163.967,00 TL olduğu, 21.06.2007 Tarihli Sözleşmedeki Meblağın Geçerli Olduğunun kabulü halinde; davacının 1.055.148,13 TL hak ediş bedeli hesaplandığı, davacı davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı, TMMOB Asgari Hizmet Bedeli Üzerinden hesaplanan meblağın işin bedeli olarak kabul edilmesi halinde; 1.322,384,25 TL + KDV hak ediş bedeli hesaplandığı, davacı davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla, dava tarihinde davacının davalıdan 208.417,25 TL alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı ve inceleme gününde davacının davalıdan 158.417,25 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafından alacağına 25.12.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, yine davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ...Noterliği 26.07.2013 tarih .... Yevm. Nolu ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmiş ise de, dosyada mübrez tebliğ şerhinden, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğinin gözüktüğü, 11.03.2014 tarihli ve 31.12.2012 tarihli Yapı Ruhsatlarında Mimari proje müellifi kısmında müellifin mimar ... olarak belirtildiği, yapıya ait inşaat izninin bu ruhsat ile alındığı dolayısı ile ruhsata esas projenin mimari mücllifinin mimar ... olduğunun resmi belgelerde sabit olduğu, bu yönü ile davacının mimar ....' ın (...nin ) oluşturmuş olduğu mimari projenin davalı tarafından benimsenmiş olduğu, dosya münderecatında, huzurdaki davanın tarafları arasında sözleşmenin tadili yönünde irade uyuşması bulunduğu ve bu sebeple, 21.06.2007 tarihli Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi'ni, 25.12.2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi ile tadil ettikleri yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.Bilirkişiler .... ve Doç. Dr. ... tarafından sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Dava tarihine kadar davalı tarafından davacıya 1.113.967,00 TL ödeme yapıldığı, dava tarihinden sonra ise 50.000,00 TL daha ödeme yapıldığı, davacıya yapılan ödemelerin toplamının 1.163.967,00 TL olduğu, 21.06.2007 Tarihli Sözleşmedeki Meblağın Geçerli Olduğunun kabulü halinde; davacının 1.055.148,13 TL hak ediş bedeli hesaplandığı, davacının davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla davacının davalıdan herhangi bir alacağı olmadığı, TMMOB Asgari Hizmet Bedeli Üzerinden hesaplanan meblağın işin bedeli olarak kabul edilmesi halinde; 1.322,384,25 TL + KDV hak ediş bedeli hesaplandığı, davacı davalıya fatura kesmediğinden hesaplamalara KDV dahil edilmediği, davacıya yapılan ödemeler 1.113.967,00 TL + 50.000,00 TL olmakla, dava tarihinde davacının davalıdan 208.417,25 TL alacaklı olduğu, dava tarihinden sonra davacıya 50.000,00 TL ödeme yapıldığı ve inceleme gününde davacının davalıdan 158.417,25 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından alacağına █████/2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, yine davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu ...Noterliği 26.07.2013 tarih ..... Yevm. Nolu ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmiş ise de, dosyada mübrez tebliğ şerhinden, ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediğinin gözüktüğü, 2012 tarihli mimari projenin davalı tarafından benimsenip benimsenmediği, bu projeye dayalı olarak ruhsat alınıp alınmadığı hususlarının tespitinin ise, 11.03.2014 tarihli ve 31.12.2012 tarihli Yapı Ruhsatlarında Mimari proje müellifi kısmında ... olarak belirtildiği, yapıya ait inşaat izninin bu ruhsat ile alındığı dolayısı ile ruhsata esas projenin mimari mücllifinin mimar ... olduğunun resmi belgelerde sabit olduğu, bu yönü ile davacının mimar ....'ın (...nin ) oluşturmuş olduğu mimari projenin davalı tarafından benimsenmiş olduğu, dosya münderecatında, huzurdaki davanın tarafları arasında sözleşmenin tadili yönünde irade uyuşması bulunduğu ve bu sebeple, 21.06.2007 tarihli Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesini, █████/2012 tarihli Mimarlık Hizmetleri Sözleşmesi ile tadil ettikleri yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir.Bilirkişiler ... ve Doç. Dr. ... tarafından sunulan █████/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda ; Taraflarca ek rapor kapsamında yeni bir bilgi ve belge sunulmadığından, kök ve ek 1. rapordaki tespit ve değerlendirmeler dışında farklı anaate varılmadığı yönünde beyan ve görüş bildirmişlerdir.Davacılar yüklenici/proje müellifi, davalı ise iş sahibi konumundadır. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yalnızca █████/2007 tarihli sözleşmeye mi dayandığı, yoksa davacıların dayandığı █████/2012 tarihli sözleşmenin de davalı şirket yönünden bağlayıcı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacıların bakiye iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ve faiz başlangıcı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizce verilen █████/2023 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilk hükümde, █████/2012 tarihli sözleşmenin davalı şirket tarafından zımnen benimsendiği kabul edilerek bilirkişi raporundaki TMMOB asgari hizmet bedeli esaslı hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu hüküm davalı vekilinin istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin █████/2026 tarih, ... Esas ve ███████ Karar sayılı kesin nitelikteki kararıyla kaldırılmıştır.Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında özetle; █████/2012 tarihli sözleşmede davalı adına bulunan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun ispatlanamadığı, davacı vekilinin █████/2016 tarihli duruşmada imza incelemesi istemediğini beyan ettiği, sözleşmede imzası bulunduğu ileri sürülen ..’ın belediye işlemlerini takip eden çalışan niteliğinde olduğu, ticaret sicili kayıtlarına göre davalı şirketi temsile yetkili bulunmadığı, yapı ruhsatlarının davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmasının, davacı ..... tarafından çizilen projelerin ruhsat alımında kullanılmasının, █████/2012 tarihli sözleşmedeki metrekare ile ruhsat metrekarelerinin benzer olmasının ve █████/2013 tarihli proje teslim tutanağının davalının ikinci sözleşmeye zımnen onay verdiği anlamına gelmeyeceği, belediyece gönderilen imar işlem dosyası içinde ikinci sözleşme örneğinin bulunmadığı, bu sözleşmenin yalnızca TMMOB’ye sunulduğu, meslek odasına vize bedeli ödenmesinin de ikinci sözleşmeye rıza olarak değerlendirilemeyeceği, taraflar arasında aynı konuya ilişkin █████/2007 tarihli sözleşmenin bulunduğu ve bu sözleşmenin feshedildiğinin ispatlanamadığı vurgulanmıştır. Daire kararında, mahkemece yapılması gerekenin davacı tarafça dava dilekçesinde dayanılan yemin kesin delilinin hatırlatılması, bu delilin kullanılıp kullanılmaması ve sonucuna göre esas hakkında yeniden değerlendirme yapılması olduğu belirtilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında dosya mahkememizin .... Esas sırasına kaydedilmiş, bozma/kaldırma gerekleri doğrultusunda davacı tarafa dayanmış olduğu yemin delili hatırlatılmış ve yemin metni dosya kapsamına uygun bulunmuştur. █████/2026 tarihli son celsede davalı şirket yetkilisi .... hazır edilmiş, kimliği tespit edilmiş, yeminin anlamı ve sonuçları anlatılmış, yalan yere yemin etmenin cezai sonucu hatırlatılmış ve yemin usulüne uygun şekilde eda ettirilmiştir.Davalı şirket temsilcisi yeminli beyanında; davacı tarafından sunulan █████/2012 tarihli sözleşmenin yetkilisi olduğu şirket tarafından imzalanmadığını, bu sözleşmenin davalı şirket tarafından herhangi bir şekilde benimsenmediğini, taraflar arasında bağlayıcılığı bulunmadığını, zaten daha önce imzalanmış bir sözleşme bulunduğunu ve davacı tarafa herhangi bir borçları olmadığını namusu, şerefi ve kutsal saydığı değerler üzerine yemin ederek bildirmiş; yemin metni kendisine okutulduktan sonra mahkeme huzurunda yaptığı yeminde sebat ettiğini açıklamıştır. Davacı vekili son sözünde yemine bir diyeceği olmadığını beyan etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yemin hükümleri uyarınca yemin, tarafın dayandığı ve karşı tarafa yönelttiği kesin delil niteliğindedir. Yemin teklif edilen taraf yemini eda ettiğinde, yemin konusu vakıa bakımından delil ikamesi tamamlanmış olur ve mahkeme yeminle ispatlanan vakıayı hükme esas almakla yükümlüdür. Yemin delilinin sonucu ancak yalan yere yemin iddiasına ilişkin ceza yargılaması ve buna bağlı kanuni yollar çerçevesinde tartışılabilir. Bu nedenle eldeki dosyada, davacı tarafın dayandığı yemin kesin delilinin davalı şirket temsilcisi tarafından eda edilmesi karşısında, █████/2012 tarihli sözleşmenin davalı şirketçe imzalanmadığı, benimsenmediği ve davalı şirket yönünden bağlayıcı hale gelmediği vakıası ispatlanmış kabul edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacılar alacak taleplerini özellikle █████/2012 tarihli sözleşmede yer alan bedel üzerinden kurmuşlardır. Ancak anılan sözleşmenin davalı şirketi temsile yetkili kişilerce imzalandığı usulünce kanıtlanamamış, imza incelemesi yapılması istenmemiş, sözleşmede imzası bulunduğu belirtilen kişinin şirketi temsile yetkili olduğu ticaret sicili kayıtlarıyla ortaya konulamamış, belediye ve meslek odası nezdindeki işlemler de sözleşmenin davalı tarafından kabulü sonucunu doğuracak ağırlıkta bulunmamıştır. Kaldırma kararında da belirtildiği üzere yapı ruhsatlarında davacı proje müellifinin isminin yer alması, mimari projelerin ruhsat işlemlerinde kullanılması ve inşaat alanı bilgilerinin benzerliği taraflar arasında mimari hizmet ilişkisi bulunduğunu gösterebilirse de, taraflar arasında aynı işe ilişkin █████/2007 tarihli yazılı sözleşme mevcutken, █████/2012 tarihli yeni bir bedel ve yeni bir sözleşme iradesinin davalı şirketçe kabul edildiğini tek başına kanıtlamaz.Bu noktada eser sözleşmelerinde iş bedelinin belirlenmesine ilişkin genel ilkeler de dikkate alınmıştır. Taraflar arasında geçerli ve ayakta olan bir yazılı sözleşme mevcut ise, iş bedeli ve ödeme koşulları kural olarak bu sözleşmeye göre belirlenir. Meslek odalarınca düzenlenen asgari ücret veya mesleki denetim belgeleri, taraflar arasında aksine ve bağlayıcı bir sözleşme ilişkisi ispatlanmadıkça, mevcut sözleşme bedelini kendiliğinden ortadan kaldırmaz ve iş sahibini yeni bir bedelle sorumlu kılmaz. Bu nedenle █████/2012 tarihli belgedeki TMMOB asgari hizmet bedeline dayalı hesaplamanın hükme esas alınması mümkün görülmemiştir.Taraflar arasındaki geçerli sözleşmenin █████/2007 tarihli “... Kongre Merkezi & Oteli Projesi Mimari Tasarım Hizmetleri Sözleşmesi” olduğu, bu sözleşmenin feshedildiğinin veya taraf iradeleriyle █████/2012 tarihli sözleşme ile değiştirildiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı kabul edilmiştir. █████/2007 tarihli sözleşmenin yürürlükte kaldığı kabul edildiğinde ise dosyadaki bilirkişi hesapları birbirini teyit eder niteliktedir. İlk bilirkişi heyeti 2007 sözleşmesine göre işin %70 oranında tamamlandığı ve buna göre hak ediş hesabı yapılabileceği kanaatine varmış; ikinci bilirkişi heyeti ise █████/2007 tarihli sözleşmedeki bedelin geçerli olduğunun kabulü halinde davacıların hak edişinin 1.055.148,13 TL olduğunu, buna karşılık davalı tarafından dava tarihine kadar 1.113.967,00 TL, dava tarihinden sonra ayrıca 50.000,00 TL ödeme yapıldığını tespit ederek davacıların davalıdan alacaklı olmadığını bildirmiştir.Bilirkişi raporlarındaki teknik tespitler ve ödeme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, █████/2007 tarihli sözleşmeye göre davacıların hak edebileceği bedelin davalı tarafından dava tarihinden önce yapılan ödemelerle karşılandığı, hatta ödeme miktarının hesaplanan hak edişi aştığı anlaşılmıştır. Davacı tarafın daha yüksek bedel talebi ise █████/2012 tarihli sözleşmenin davalı şirket bakımından bağlayıcı olduğu varsayımına dayanmaktadır. Bu varsayım yemin kesin delili ve Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararındaki bağlayıcı değerlendirmeler karşısında kabul edilememiştir.Davacıların █████/2014 tarihli ruhsat ve sonrasında oluştuğunu ileri sürdükleri farklı ya da ek alacak kalemleri bakımından dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak eldeki davada yalnızca █████/2012 tarihli sözleşmeden doğduğu ileri sürülen 672.627,00 TL talep edilmiş; mahkememiz incelemesi de taleple bağlılık ilkesi gereği bu talep çerçevesinde yapılmıştır. Dosya kapsamındaki mevcut deliller, talep edilen bu bakiye bedelin 2007 tarihli geçerli sözleşme kapsamında ödenmemiş bir alacak olduğunu göstermemektedir.İspat yükü bakımından da aynı sonuca ulaşılmıştır. Alacak davasında davacı, alacak hakkını doğuran sözleşme ilişkisini, işin ifasını ve talep ettiği bedelin muaccel olduğunu ispatla yükümlüdür. Davacılar, 2007 tarihli sözleşmenin yerine geçtiğini veya onu tadil ettiğini ileri sürdükleri █████/2012 tarihli sözleşmenin davalıyı bağladığını ispat edememişlerdir. Davalı taraf ise geçerli sözleşmenin 2007 tarihli sözleşme olduğunu, 2012 tarihli belgenin imzalanmadığını ve benimsenmediğini savunmuş; davacı tarafça teklif edilen yemin sonucu bu savunma kesin delil ile doğrulanmıştır.Tüm dosya kapsamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin kaldırma kararında gösterilen hukuki çerçeve, yemin delilinin sonucu, bilirkişi raporlarında █████/2007 tarihli sözleşme esas alındığında davacıların alacaklı olmadığına ilişkin hesaplamalar ve tarafların son beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacıların davalıdan talep edilebilir bakiye mimarlık hizmet bedeli alacağı bulunduğu ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.HÜKÜM/Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 11.486,00 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 10.754,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen miktar üzerinden hesap edilen 106.894,05 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,5-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.█████/2026Başkan ...☪e-imzalıdır.☪Üye ...☪e-imzalıdır.☪Üye ...☪e-imzalıdır.☪Katip ...☪e-imzalıdır.☪"İŞ BU EVRAK 5070 SAYILI ELEKTRONİK İMZA KANUNUNUN 5. MADDE UYARINCA GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, 22. MADDE UYARINCA DA ISLAK İMZA İLE İMZALANMAYACAKTIR."