Anahtar kelimeler: Muhtara Kesilerek Maaşının Ödemeyi İstirdat Başlattığını Tahsilat Rücuen Emrinin Tazmin

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sigortaladığı şirkete yaptığı ödemeyi rücuen tazmin ve tahsil etmek amacıyla, o tarihte şirket çalışanı olan müvekkiline karşı icra takibi başlattığını, ödeme emrinin muhtara tebliğ edilmesi ve müvekkilinin haberdar olmaması nedeniyle takibin kesinleştiğini, müvekkilinin maaşının ¼’ü kesilerek alacağın tahsil edildiğini, ---. İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasında müvekkilinden toplam 82.055,00 TL tahsilat yapıldığını, güveni kötüye kullanmak suçundan açılan ceza davasının yapılan yargılaması sonunda ---- Asliye Ceza Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyasında müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, müvekkilinin haciz ve baskı neticesinde ödemek zorunda kaldığı 82.055,00 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının olayla ilgili savunmasını vermeden işe gelmediğini, müvekkili yetkilileri tarafından 11 Nisan 2017 tarihinde ----- çıkış koduyla işine son verildiğini, davacının █████/2017 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile zarar verdiğini ikrar ettiğini, davacı tarafın kusurlu bir biçimde sebep olduğu emniyeti suistimal olayıyla ilgili sigortalının zarara uğradığını , bu zararı karşılayan müvekkilinin davacıya rücu ettiğini, işbu nedenle davacının davasında haksız olduğunu, işbu davada görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, ticari faiz istenilemeyeceğini, kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava istirdat davasıdır.Dava öncelikli olarak görev dava şartı yönünden değerlendirilmiştir.Yargıtay --.Hukuk Dairesinin ----- Karar sayılı ilamına konu olayda; davacının ----- şirketi olduğu ve bu davacının dava dışı şirket ile arasında düzenlenen emniyeti suistimal sigorta poliçesi kapsamında, şirket çalışanı olan davalının şirkete verdiği zararı, davacı dışı işverene ödemesi akabinde açılmış olan bir rücu davasına yönelik uyuşmazlıkta görevli mahkemenin belirlenmesi yoluna gidilmiş olup dairece verilen kararda:"Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, dava dışı sigortalı şirket ile müvekkili şirket arasında emniyeti suistimal sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalı şirketin davalı çalışanı tarafından güveni kötüye kullanma-emniyeti suistimal sebebi ile zarara uğratıldığını, poliçe teminat miktarının sigortalıya ödendiğini, müvekkilinin TTK'nın 1301. maddesi gereğince sigortalının halefi konumuna geçtiğini ileri sürerek, poliçe bedeli olan 36.000.-TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.3 Temmuz 1944 tarihli ve - sayılı ---- Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve ----- sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.Davacı ... şirketinin, sigortalısının haklarına halef olarak, dava açtığı, davalının dava dışı sigortalının çalışanı olduğu, temel uyuşmazlığın işçi işveren ilişkisinden ve haksız fiilden kaynaklandığı, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğu anlaşıldığından, davanın ---- İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmiş ve iş mahkemesi görevli kılınmıştır.Aynı şekilde Yargıtay -----Hukuk Dairesinin ---- Karar sayılı ilamına konu olayda da yine dava dışı işverene sigorta kapsamında zararını ödeyen sigorta şirketinin işçiye karşı açmış olduğu rücu davasında görev meselesi tartışılmış olup dairece:"Somut olayda uyuşmazlık 6102 sayılı TTK.nin 1472 (6762 sayılı TTK.nin 1301) maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın sigortalıyı zarara uğratan ve sigortalıya iş akdiyle bağlı olan davalıdan ödenen tutarın rücuen tahsili isteminden kaynaklanmaktadır.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih----- sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. Davacı ... olup, davacı ... şirketinin sigortalısı ile davalı arasında iş akdi bulunmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." denilmek suretiyle yine temel ilişkiye bakılarak iş mahkemesi görevli kılınmıştır.Gerçekten de halefiyet ilkesinin geçerli olduğu durumlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlık temel ilişki kapsamında ele alınıp değerlendirilmelidir. Dolayısıyla davalı ... dava dışı işverenin halefi konumunda olduğuna göre eldeki davanın işçi ve işveren ilişkisi kapsamında ele alınıp değerlendirilmesi gerekeceğinden, davaya bakmakla görevli mahkemenin ---- İş Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE REDDİNE,2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin ---- İŞ MAHKEMESİ OLDUĞUNA,3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ------ İŞ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,Sair hususların gerekçeli kararda gösterilmesine,Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.