Anahtar kelimeler: Suşehri Taşları Sivas Köyünde Vermemiştir Kayseri Köy Kişiliği İli İlçesi
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 25... parsel sayılı taşınmazların kısmen temel taşları mevcut olduğu halde Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiğini ileri sürerek tespitin iptali ile taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Köy Tüzel Kişiliği davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yerel bilirkişilerin dava konusu taşınmazın evvelden beridir köy boşluğu olduğunu, davacı ve babası tarafından ekilip biçilmediğini beyan ettikleri, davacı tanıkları taşınmazın davacının dedesi ... ...'ya ait olduğunu duyduklarını beyan etseler de aynı tanıkların taşınmazın davacı ya da babası tarafından ekilip biçilmediğini ve boş olduğunu bildirdikleri, toplanan tüm delillere göre taşınmazın davacı ya da murisleri tarafından kadastrodan önce 20 yıl kullanıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; istinaf dilekçesinde jeodezi raporu öne sürülmüş ise de bu raporda imar-ihya ve kullanım ile ilgili bir bilgiye yer verilmediği, kullanım bilgisinin aranması halinde dahi davacının kendi kullanımının ispatının gerektiği, dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının dahi davacının zilyetliği bulunduğuna ilişkin bir bilgi vermediği, toplanan tüm delillere göre imar-ihya ve malik sıfatı ile zilyetlik koşullarının oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yerel bilirkişiler ... ve ...'ın aynı köyden olup davacı ile husumetli olması nedeniyle bilgilerinin olmadığı yönünde beyanda bulunduklarını, davacının daha önce muhtarlık yapması nedeniyle ..., ... ve ... isimli kişilerle husumetli olduğunu, bu kişilerin beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tanıklarının taşınmazın davacının babasına ait olduğunu ve davacıya kaldığını beyan ettiğini, tanık ... ...'ın davacının zilyetlik iddiasının kabul görmesi nedeniyle foseptik çukurunun farklı yerden geçirildiğini belirttiğini, hava fotoğrafında da kullanıma dair emarelerin olduğundan bahsedildiğini, çekişmeli taşınmaz bölümünün ayrık özellikleri olduğu hususunun görüldüğünü, davacının kötü niyetli olması halinde taşınmazın tamamını talep edeceğini, davanın kanıtlandığını, davacının taşınmaza hayvan gübresi dökmek, ağaç ve çalı koymak suretiyle zilyetliğini sürdürdüğünü belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 25... parsel sayılı 3.615, 80... taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğinin malı olduğu, 1990 yılında üzerine ev yaptırıldığı ve halen bu amaçla kullanıldığı belirtilerek kargir ev ve arsası vasfıyla 08.11.2007 tarihinde davalı Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, tespitin 30.04.2008-29.05.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, eldeki davanın 30.05.2008 tarihinde kadastro mahkemesinde açıldığı, kadastro mahkemesince askı ilan süresinden sonra açılan dava yönünden verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine yargılamaya genel mahkemede devam edildiği, yargılama sırasında davacının talebinin davaya konu taşınmazda fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 340, 96... yere ilişkin olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!