Anahtar kelimeler: Aksaray Reşit İnceleyen Zincirleme Süreç İstismarı Kılma Dosyayı İlişki Mağdureye
Ceza Genel Kurulu         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KARARI VEREN
    YARGITAY DAİRESİ
    : 9. Ceza Dairesi
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : 676-1391
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    Sanık hakkında mağdureye yönelik eylemleri sebebiyle zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda sanığın eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikâyet yokluğu sebebiyle açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine, zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine ilişkin Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 04.10.2016 tarihli ve 35-379 sayılı hükümlerin, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 24.05.2017 tarih ve 218-1066 sayı ile CMK'nın 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin kaldırılarak sanığın zincirleme biçimde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan TCK'nın 103/2, 43/1, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 16... ay hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, bu hükümlerin sanık müdafii, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 13.04.2022 tarih ve 3109-3472 sayı ile; "...Sanığın aşamalarda mağdurenin on dokuz yaşında olduğunu bildiği yönündeki savunması ile bunu destekler nitelikte mağdurenin ifadesinde sanığa on sekiz yaşından büyük olduğunu söylediğini beyan etmesi, suç tarihi itibarıyla on üç yıl on aylık olan mağdurenin heyetçe izlenen ifade CD'sindeki görünümü ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken severek evlenme girişiminde bulunan kişilerin birbirlerinin yaşını soracağından dolayı mağdurenin yaşının sanık tarafından bilinmesi gerektiği şeklindeki oluşa uygun düşmeyen yazılı gerekçeyle mahkûmiyet hükümleri kurulması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi ise 02.11.2022 tarih ve 676-1391 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine oy çokluğuyla karar vermiştir.
    Direnme kararına konu bu hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2023 tarihli ve 10500 sayılı onama-bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.02.2024 tarih ve 2632-948 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır.
    II. UYUŞMAZLIK KONUSU
    Direnmenin kapsamına göre inceleme; sanık ... hakkında mağdure ...’ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden yapılmıştır.
    Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ... hakkında mağdure ...’ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesine ilişkindir
    III. OLAY VE OLGULAR
    İncelenen dosya kapsamından;
    12.05.2016 tarihli celsede mahkeme tarafından yapılan gözlemde; mağdurenin 15 yaşından büyük gösterdiğinin mütalaa edildiği,
    08.04.2011 tarihinde mağdure hakkında kadın hastalıkları ve uzmanı tarafından düzenlenen genel adli muayene raporuna göre; vajinal muayenesinde eski yırtık görülmüş olup gebe olduğu,
    Özel ... Hastanesinin 23.07.2015 tarihli yazısı ve doğum belgesinde; mağdurenin annesinin 25.11.2001 tarihinde hastanede bir kız çocuk doğurduğunun belirtildiği,
    Anlaşılmaktadır.
    Mağdure ... kollukta; sanık ile görüşmeye başladıktan bir hafta sonra kendisini babasından istemeye geldiğini ancak reddedildiğini, bunun üzerine sanığa kaçmaya karar verdiğini, yaşı küçük olduğu için resmi nikâh yaptıramadıklarını, yaşının kimlik yaşından daha büyük olduğunu, çünkü annesinin "Senin kimliğini 7 yaşında çıkardım ve senin kimliğini geç çıkardığım için ceza ödedim." şeklinde sözler söylediğini, kendi rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini,
    Mahkemede; annesinin sanığa yaşının 18'den büyük olduğunu söylediğini, bu nedenle kendisinin sanığa ayrıca bir şey söylemediğini, evlendikten sonra sanığın izinnameyi çıkarabilmek için yaşını sorduğunu, sanığa "19 diyorlar." şeklinde cevap verdiğini, kendisinin de yaşının kaç olduğunu tam olarak bilmediğini,
    Katılan ... ... Mahkemede; kızı olan mağdureyi hastanede doğurduğunu, fiziki yapısının biraz gelişmiş olduğunu, sanık ile mağdurenin kaçırma eyleminden dolayı evlendirdiklerini, sanığa mağdurenin yaşının 18'den büyük olduğunu söylemediğini,
    Beyan etmişlerdir.
    Sanık ... kollukta; mağdurenin yaşının küçük olduğunu bilmediğini, mağdurenin annesinin mağdurenin kimliğini göstermediğini ve "Kızın yaşı tutuyor. Siz düğün hazırlıklarını yapın." şeklinde sözler söylediğini,
    Savcılıkta; mağdurenin annesi, ablası ve mağdurenin bulunduğu ortamda mağdurenin yaşının 19 olarak kendisine söylendiğini,
    Sorguda; mağdurenin yaşını 19 olarak söylediklerini, keza mağdurenin kimliği kayıp olduğu için kimliğine bakamadığını, mağdure yurda yerleştirilince gerçek yaşını öğrenebildiğini,
    Mahkemede; mağdurenin yaşını 19 olarak bildiğini, yurda yerleştirilince 2001 doğumlu olduğunu öğrendiğini, savunmuştur.
    IV. GEREKÇE
    A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler
    Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.06.2024 tarihli ve 31-196; 10.07.2014 tarihli ve 167-2 31... .12.2024 tarihli ve 364-390 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere;
    Hata, kastı ortadan kaldıran veya kusurluluğu etkileyen hata olmak üzere ikiye ayrılır. Suçun maddi unsurlarında (TCK'nın 30/1. maddesi), suçun nitelikli hâllerinde (TCK'nın 30/2. maddesi), hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında (TCK'nın 30/1-3. maddesi) hata kastı kaldırır. Kusurluluğu ortadan kaldıran veya azaltan sebeplerin maddi şartlarında hata (TCK'nın 30/3. maddesi) ile haksızlık yanılgısı (yasak hatası) (TCK'nın 30/4. maddesi) kusurluluğu etkileyen hata şekilleridir. Kastı kaldıran hata türüne hukuka uygunluk nedenlerinin sınırındaki yanılgıyı da eklemek gerekmektedir (TCK'nın 27/1. maddesi).
    TCK'nın 30. maddesinde çeşitli hata hâlleri düzenlenmiş olup maddenin birinci fıkrasında suçun maddi unsurlarında hataya ilişkin hükme yer verilmiştir.
    Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olup bu unsurlara ilişkin bilgisizlik, eksik ya da hatalı bilgi, maddi unsurlara ilişkin bir hatadır. Bu hatanın kastın varlığına engel olacak düzeyde bulunması hâlinde sanığa ceza verilmeyecektir. Suçun maddi unsurlarına ilişkin hata, eylemin suç teşkil etmesi için bulunması zorunlu hususlara ilişkin bir yanılmadır. Maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde, hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hâlinin saklı olduğu belirtildiğinden, taksirle de işlenebilen bir suçun maddi unsurlarında tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu hataya düşülmesi kusurluluğu ortadan kaldırmayacaktır.
    Failin isnat olunan suçun maddi unsurlarına ilişkin hatası esaslı, diğer bir ifadeyle kabul edilebilir bir hata olursa, bu takdirde fail TCK'nın 30. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu hatasından yararlanacak, bunun sonucu olarak yüklenen suç açısından kasten hareket etmiş sayılmayacağından ve suçun taksirle işlenmesi hâli de kanunda cezalandırılmıyor ise CMK'nın 223. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekecektir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    Mağdure ve sanığın tanışıp arkadaşlık yaptıktan sonra, 16.06.2015 tarihinde imam nikâhı kıydıkları ve rıza dâhilinde cinsel ilişkiye girdikleri hususunda Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında bir uyuşmazlık bulunmayan ve bu kabulde de dosya içeriği itibarıyla bir isabetsizliğin olmadığı anlaşılan olayda;
    26.11.2001 tarihinde hastanede doğduğu anlaşılan mağdure, aşamalarda istikrarlı şekilde, annesi tarafından yaşının sanığa on sekiz olarak söylendiğine dair beyanlarda bulunmuştur. 12.05.2016 tarihinde Aksaray Ağır Ceza Mahkemesince yapılan gözlemde de mağdurenin fiziki görünüm itibarıyla on beş yaşından büyük gözüktüğü bildirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ...'in sanığa mağdurenin yaşının büyük olduğunu söylediğine ilişkin dosyadaki diğer delillerle uyum göstermeyen soyut beyanı haricinde, sanığın, mağdurenin kimliğinin kendisine gösterilmediğine ve mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu soruşturma işlemleri sırasında öğrendiğine dair müstakar savunmalarının aksi ispatlanamamıştır. Tüm bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, incelemeye konu her iki suçun maddi unsurları bağlamında mağdurun yaşına ilişkin olarak hataya düştüğü anlaşılan sanık hakkında TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmelidir.
    Çoğunluk görüşüne katılmayan bir Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında TCK’nın 30. maddesinde düzenlenmiş olan hata hâlinin uygulanma olanağının bulunmadığı, bu doğrultuda Bölge Adliye Mahkemesinin direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmıştır.
    V. KARAR
    Açıklanan nedenlerle;
    1-Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 02.11.2022 tarihli ve 676-1391 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin gerekçelerinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu hükümlerin, sanık ... hakkında mağdure ...’ya yönelik çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları yönünden TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanmaması isabetsizliklerinden BOZULMASINA,
    2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca gereği için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Aksaray Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!