Anahtar kelimeler: Alınma Gözaltı Gözaltına Süreç Tutukluluk Görüşü Hukukî Ret Koruma İstemlerinin

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2025/ 226 E., 2025/ 333 K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Kısmen kabulTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret, BozmaDavacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, davacı vekilinin temyiz istemi bakımından; 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. Maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, davalı vekilinin temyiz istemi bakımından hükmün miktar yönünden davalı açısından kesin olduğu tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 80.000,00TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına yönelik davacı vekilinin temyiz istemine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma kararı üzerine, dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile 12.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile verilen bozma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 1000,00 TL maddi ve 1000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavalı vekilinin temyiz sebepleri tazminat şartlarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, reddedilen miktar üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna, aleyhe bozma yasağına uyulmadığına ve saire ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda,Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara (Kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2011 tarihli ████████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyasında terör örgütüne üye olmak suçundan 05.11.2008- 19.06.2009 tarihleri arasında 226 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonucunda sanığın beraatine kararı verildiği, davacı hakkında verilen beraat kararının Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.09.2017 tarihli 2015/ 2056 Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, davacının tazminat talebine konu gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin tamamının Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. █████████ K. Sayılı dosyasındaki █████/2012 tarihli ek karar ile almış olduğu 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahsup edildiği, tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARAR1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;14.11.2024 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi arasında verilen kararlara ilişkin kesinlik sınırının belirlenmesinde, 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un "█████/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “on” ibaresi “bin” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. (3) İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.” şeklindeki 22. maddesinin yürürlükte olduğu,Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde Dairemizin bozma kararı öncesi verilen hüküm tarihinin esas alınması gerektiği, davacı lehine toplam 2000,00 TL tazminata hükmedildiği, davalının temyiz isteminin katılma yolu ile de yapılmadığı dikkate alınarak yapılan değerlendirmede hükmün davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Davacı lehine 12.000 TL manevi tazminat hükmedilmesine yönelik 21.12.2023 tarihli hükme ilişkin davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi nedeniyle, davacı açısından bu miktarın kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden, bozma sonrası kurulan hükümde manevi tazminat miktarının davacının kazanılmış hakkını ihlal ederek ''1000,00 TL'' olarak belirlenmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 6. Ağır Mahkemesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının manevi tazminat miktarının belirlendiği B bölümünde yer alan "1000,00 TL " ibaresinin hükümden çıkarılması, yerine ''12.000,00 TL'' ibaresinin eklenmesi suretiyle, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.