Anahtar kelimeler: Ştiye Günde İzmir İii Kesinlik Özetle Şartı Tic Eksiklikleri Ltd
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 9. İş Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının.... ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait iş yerinde 30.10.1997 tarihinde (bir) gün veya 08.09.1999 tarihinden önceki bir günde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde, "Somut olayda; davacının kardeşi ...'ın 01.07.1996 tarihli ... sicil sayılı ... .... Ltd. Şti. işyerinden ilk işe giriş bildirgesinin bulunduğu, anılan işyerinden davacı adına verilen işe giriş bildirgesinin bulunmadığı, sigortalılık bildiriminin de bulunmadığı, davacı tarafından dava dışı Tasfiye Halinde... İnşaat .... ve.... Şti. ünvanlı işyerinde 30.10.1997 tarihinden itibaren en az bir gün süreyle çalıştığının iddia edildiği dikkate alındığında; dava dışı işveren Tasfiye Halinde... İnşaat .... ve.... Şti. adına tescilli ... sicil sayılı işyerinden 05.06.2001 - 30.11.2006 tarihleri arasında sigortalılık bildirimleri bulunan davacının, ... Eğitim Merkezinden verilen 30.10.1997 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, davacının söz konusu tarihteki çalışması için dava dışı ... . ve.... Şti.. unvanlı işyerinden davacı adına verilmiş işe giriş bildirgesi bulunmadığı, çalışmaların davalı Kuruma bildirilmediği gözetildiğinde hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın reddine karar vermek gerektiği" belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;
1-Davacının 30.10.1997 tarihinde fiilen ve üretime yönelik çalışmaya başlamış ve 20.11.2006 tarihine kadar aralıksız/kesintisiz olarak Tasfiye Halinde ... çalışmış olduğunu, müvekkilinin fiilen işe başladığı halde işverenin küçük yaşta birini çalıştırma sorumluluğundan kurtulmak için işe giriş bildiriminin ... eğitim merkezi müdürlüğü üzerinden yapıldığını,
2-Bildirim her ne kadar ... eğitim merkezi tarafından yapılmış gözükse de ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 16.10.2023 tarihli müzekkere cevabında " 58...09 8 T.C. Kimlik numaralı ...'e ait okulumuzda velisi tarafından imzalanmış ... sözleşmesi, işveren ile ... eğitim merkezi arasında herhangi bir ilişki veya dosya bulunmamaktadır. Bu kişi ile ilgili Mesleki Eğitim Merkezimizce pratik eğitim denetimi altında herhangi bir evrağa rastlanmamıştır. Dolayısı ile Kurumumuzda herhangi bir kayıt tespit edilmemiştir. Arşivlerimizde yapılan araştırmalar sonucunda kişi ile ilgili her hangi bir belgeye veya bilgiye rastlanmamıştır. " denilmek suretiyle işe giriş bildiriminin ... merkezi tarafından yapılmış olsa da aslında Kanun'u dolanmak suretiyle müvekkilinin küçük yaşta çalışmasından yararlanıldığını ve buna da resmi Kurumun aracı yapıldığını, davanın reddi ile davacı müvekkilinin bir kez daha mağdur edildiğini,
3-Müvekkilinin çalışmış olduğu işverenin kim olduğunun Kurum kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilinin işbu işveren nezdindeki çalışmalarının tespiti hakkında Kuruma yapılmış bir bildirim olması nedeniyle hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sigorta başlangıç tarihinin tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinde öngörülen süre, davacının iddia ettiği dönem yönünden hak düşürücü süreyi kesen bir durumun bulunmaması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!