Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Sözlü Hazır

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat .... ile davacı vekili Avukat... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı yüklenici......... arasında 27.05.1998 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini ve taşınmazın %65 hissesinin ........ devredildiğini, ancak dava dışı yüklenicinin inşaata başlamadığını, davalı yüklenici ...'in müvekkili ile ilk müteahhit ....... arasında yapılan sözleşmesinin feshedilmesi halinde ortaya çıkabilecek olan her türlü tazminatı ve masrafı karşılamayı üstlendiğini, bu doğrultuda müvekkili ile davalı ... ... arasında 05.05.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, fesih ihtarnamesinin ........... gönderildiğini ve sözleşmesinin feshi ile tescil davasının açıldığını, bu dava neticesinde müteahhit ... üzerindeki taşınmaz hissesinin müvekkili adına tesciline, ancak müteahhidin birleşen davası nedeniyle müvekkili aleyhine tazminata ve yargılama giderlerine hükmedildiğini, dava dışı ... tarafından icra takibi başlatıldığını ve bu kapsamda sözleşmeye konu taşınmazın icraen satıldığını, buna rağmen ilk müteahhide olan borcun kapanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.471.219,30 TL'nin 18.04.2008 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı süresinde davaya cevap vermemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davacının eski müteahhide yapmış olduğu ödemeleri davalıdan talep edilebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.471.219,30 TL’nin 17.06.2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının dosya kapsamına uygun olduğu, ancak davadaki talebin mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda davalı aleyhine hükmedilen bedele davacının taşınmazının icra yoluyla satılması neticesinde tapuda alıcıya devrolunduğu 16.10.2014 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, icra dosyasındaki ödeme tarihinin 17.06.2019 tarihi olarak kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 3.471.219,30 TL’nin 16.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin fiili ve hukuki imkansızlık nedeniyle konusuz kaldığını, sözleşmenin karşılıklı edimler içerdiğini ve sözleşmeden sadece davacının rücu hakkının doğduğunun kabulünün hukuka aykırı olduğunu, aksi kanaate varılması halinde dahi müvekkilinin sorumluluğunun sadece davacıya isabet eden %35 oran ile sınırlı olması gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden elde etmesi gereken menfaati elde etmediğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.