Anahtar kelimeler: Kırklareli Süreç Görüşü Hukukî İstemlerinin Edenlerin Öldürme Neticesinde Edilebilir Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi -
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.SUÇ
: Nitelikli kasten öldürmeHÜKÜMLER
: İstinaf başvurularının esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 82/1-a, 53, 58. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, sanık ... hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafii istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeyle karar verildiğine, savunma hakkının ihlal edildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanığın eylemi ile ölüm arasında uygun illiyet bağı bulunmadığına ve eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; gerekçenin yetersiz olduğuna, adil yargılanmanın hakkının ihlal edildiğine, sanığın öldürme kastı bulunmadığına, tasarlamanın şartları bulunmadığına, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna, meşru savunma, haksız tahrik, takdiri indirim ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, sanıkların adil yargılanma haklarının ihlal edilmediği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, meşru savunma hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, maktulden sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmadığı, ceza miktarları nazara alındığında başkaca lehe hükümlerin uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2. Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, "tasarlama" halinin kabulü için öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla bir plan dahilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekle, sanık ...'in olay günü telefonla arayarak çiftlik evine çağırdığı maktulü babası olan diğer sanık ...'le birlikte kasten öldürdükleri somut olayda; sanıkların atılı suçu tasarlayarak gerçekleştirmediklerine yönelen savunmaları karşısında, öldürme kararını ne zaman aldıkları hususunun kesin olarak saptanamadığı, bu konudaki şüphenin sanıklar aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlama hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 81/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,3. Sanık ... hakkında kurulan hükümden sonra 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14.maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesinde yer alan "...durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez." ibaresi "...durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır." şeklinde değiştirilmiş olup sanık lehine yapılan bu değişikliğin gözetilmesinde yasal zorunluluk bulunması karşısında sanık hakkında yazılı şekilde ikinci kez mükerrir olması sebebiyle koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,4. 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrir olan sanık ... hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde yer alan (2), (3) ve (4) numaralı paragraflarda açıklandığı üzere sanık ... müdafii ile sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri suç vasfı ve sanık ... hakkındaki tekerrür hükümleri yönlerinden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.