Anahtar kelimeler: Durduğunu Cari Faize Sunduğunu Borca Sağlanamaması İlişki Görüşmelerinde Sağlığı Arabuluculuğa

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunduğunu, bu ilişki kapsamında davalı şirketin davacıya cari hesap ilişkisi nedeniyle 26.941,00 TL borçlu olduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla-----İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca, faize ve alacağın varlığına itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, bunun üzerine davalı borçlunun itirazının iptali için arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine işbu davanın açıldığını, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap dökümünden davalının borçlu olduğunun açıkça görüldüğünü, hizmetin ifa edildiğini, alacağın muaccel hale geldiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde de davalının borçlu olduğunun anlaşılacağını, her iki tarafın tacir olması nedeniyle alacağa ticari avans faizi uygulanması gerektiğini belirterek itirazın iptalini ve İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takibe süresi içinde itiraz edildiğini, itirazın kaldırılması amacıyla davacının işbu davayı açtığını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacının iddialarının kabul edilmediğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafından sunulan cari hesap dökümüne itiraz ettiklerini, alacak kalemlerine konu edilen hizmetlerin müvekkil şirket tarafından alınmadığını, bu nedenle alacağın varlığına itiraz ettiklerini, uyuşmazlığın çözümü için ticari defter incelemesinin zorunlu olduğunu, davacı tarafından talep edilen icra inkâr tazminatının reddini ve takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; uyuşmazlığın davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı ile bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.--. İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- Vergi Dairesinden tarafların BA-BS kayıtları celp edilmiş, tarafların ticaret sicil kayıtları dosya içerisine alınmış, █████/2026 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
İtirazın iptali istemine konu,---- İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; █████/2024 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı, borçlunun davalı olduğu; takibin toplam 23.941,00 TL asıl alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçesi sunduğu, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın █████/2025 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 26.941,00 TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile özetle; Davacı tarafından ibraz edilen 2022,2023,2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve (2022 yılı hariç) kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu, davalı tarafından ibraz edilen 2022,2023,2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, dava konusu ile sınırlı kalmak kaydıyla ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olmadığı(mesnetsiz kayıtlarını bulunduğu) tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların, elektronik fatura (e-fatura) olarak oluşturulduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı sistemleri üzerinden davalı şirkete elektronik ortamda iletildiğinin tespit edildiği, davacı şirketin ibraz ettiği ticari defter ve kayıtların incelenmesinde, söz konusu faturaların defter kayıtlarına uygun şekilde işlendiği, bu kayıtların, faturaların davacı şirket tarafından ticari faaliyet kapsamında düzenlenmiş ve muhasebeleştirilmiş olduğunu ortaya koyduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede, söz konusu faturalara ilişkin olarak davalı şirket tarafından kısmi ödemeler yapıldığının tespit edildiği, davalı tarafın, takibe konu alacağı oluşturan faturalara karşı süresi içinde herhangi bir itiraz beyanında bulunmadığı, ayrıca faturanın hükümsüzlüğüne yönelik iade faturası düzenlemediğinin görüldüğü, ticari hayatta düzenlenen faturaya süresi içerisinde itiraz edilmemesinin ve iade faturası düzenlenmemesinin, faturanın kabul edilmiş sayılması sonucunu doğuracağı, bu açıklamalar neticesinde davacı şirket tarafından faturalara konu edilen hizmeti davalıya teslim edildiği görüşüne varıldığı, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden; davacı ----- Şirketi ile davalı ----- Şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile sağlık tetkiklerine ilişkin hizmetler sunulduğunun anlaşıldığı, davacı şirket tarafından, söz konusu hizmetler karşılığında davalı şirket adına satış faturaları düzenlendiği, bu faturaların davacı şirketin ticari defterlerinde --- Alıcılar hesabına borç kaydı olarak işlendiğinin görüldüğü, davacı şirket defterlerinde, taraflar arasındaki ticari işlemlerin açık hesap şeklinde takip edildiği, davalı şirketin ticari defterlerinde ise, davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların ----- Satıcılar hesabına borç kaydı olarak muhasebeleştirildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı şirket defterlerinde de yer aldığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 56.941,00.-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan kaydi olarak 38.475,00.-TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasında 18.466,00 TL tutarında bakiye farkı bulunduğu, yapılan incelemede, söz konusu bakiye farkının; davalı şirket tarafından yıl sonlarında, davacı şirketten düzenlenmiş faturalara dayanmaksızın, alacak-borç ilişkisini azaltıcı nitelikte virman kayıtları yapılması suretiyle oluştuğu, bu virman işlemlerinin herhangi bir iade faturası, mahsup belgesi, ödeme belgesi veya karşılıklı mutabakat belgesi ile desteklenmediği, bu kapsamda, taraf defterleri arasındaki bakiye farkının, davalı şirket tarafından mesnetsiz şekilde yapılan yıl sonu virman işlemlerinden kaynaklandığının tespit edildiği, bu nedenle, uyuşmazlığın çözümünde usulüne uygun şekilde tutulduğu anlaşılan, fatura ve cari hesap kayıtlarıyla desteklenen davacı şirket ticari defterlerinin dikkate alınmasının gerektiği, davalı şirket tarafından yapılan mesnetsiz virman kayıtlarının bakiye tespitinde esas alınamayacağı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı şirkete elektronik ortamda tebliğ edildiği; bu faturalara ilişkin olarak davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı; davalının yasal süresi içerisinde söz konusu faturalara itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve ayıp veya eksik ifa ihbarında bulunmadığı, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan olan kaydi alacağının 56.941,00 TL olduğu, ancak talebe bağlılık ilkesi gereğince icra takibine konu edilen tutarla sınırlı olmak üzere davacının davalıdan olan alacağının 26.941,00 TL olduğu bildirilmiştirTüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; usulüne uygun tutulan davacı defterlerinden davacının takip tarihi itibariyle 26.941,00 T L(her ne kadar raporda 56.941,00 TL olarak belirtilmiş ise de her 2 tarafından kabulünde olduğu üzere davalının 30.000,00 TL'lik ödemesinin defterlere işlenmediği) davalıdan alacaklı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulü ile; Davalının ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına karar verilmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden; İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.Eldeki dosyada alacak açık hesaptan kaynaklandığından likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 26.941,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
1-Davalının ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 26.941,00-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekin karar harcı 1.840,34-TL'den davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin ile icra dosyasına yatırılan 134,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.090,23-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ile icra dosyasına yatırılan 134,71-TL harç olmak üzere toplam 750,11-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 104,00-TL vekalet harcı, 121,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.840,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'ye göre belirlenen 26.941,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle kesin olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!