Anahtar kelimeler: Vakfına Vakfı Afyonkarahisar Yönetilen Vakıflar Hazinesi Maliye İli İlçesi Konya

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı İdare vekili; Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, .../... ... Mahallesi 1 14... parsel sayılı Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen ... ... ... Vakfına ait sınırlar içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Vakfı adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.II. CEVAPDavalı Hazine vekili; on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ikame edildiğinden davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEME KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesine göre kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFMahkemenin yukarıda belirtilen kararın davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, Kadastro Kanunu'nun ek-1. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen hak düşürücü sürenin istisnasını oluşturacak şekilde dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında icareteyn veya mukataalı olduğuna dair bir şerh bulunmadığı, davanın açıldığı 16.09.2021 tarihi ile kadastro tespitinin kesinleştiği 30.03.2000 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince kararın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesi ile; 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesi düzenlenmesi, 18. madde de sürelerin uygulanmayacağına ilişkin düzenleme ve 23. maddesinde Vakıf mallarının zilyetlikle kazanılamayacağına yer verildiğini, asıl Vakıf olan taşınmazın Vakfına dönmesi gerektiğini, eldeki davada kadastro sırasında Vakfı adına tespit ve tescil yapılması gerektiğini iddia etmekle taşınmazın mutasarrıflar adına değil Hazine adına tescil edildiğini, hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, taşınmazın, tespitte Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yer olduğu belirtilmiş ise de bu durumda tescil harici bırakılması gerektiğini, taşınmazın Vakfiye sınırları içinde bulunduğunu, Vakıf şerhi kadastro tutanaklarında işlenmemiş olsa da Vakfın malı olmadığı anlamına gelmeyeceğini, yargı harçlarından muaf olduğundan yatırılan ve keşif harcı ile haciz, teslim ve satış harcı hariç harçların iadesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Dosya içeriğinden; davacının dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi içeriğinden iddiasının taşınmazın Vakıf sınırları içinde kalıp kadastro çalışmalarında Vakfı adına tescili gerektiği yönünde olup kadastro öncesi nedene dayanıldığı, dava konusu Afyonkarahisar ili, ... ilçesi, .../... ... Mahallesi 1 14... parsel sayılı 3.8 75... miktarlı tarla nitelikli taşınmazın kadastro çalışmalarında senetsizden ... oğlu ..., ... ... ve ...’lerin zilyetliğinde olduğu şerhi ile Develetin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup bahsi geçen kişilerce sürüldüğü, tarla haline getirildiği, taşınmaza ait belgeye rastlanmadığı, kısmen taşlık olduğu 1965 yılında kuzeyinden yol geçtiği, yoldan sonraki taşınmazlara uygulanan vergi kaydının burayı cebel okuduğu belirtilerek Hazine adına tespit edildiği, tespitin askı ilan süresinde dava açılmadığından 30.03.2000 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 16.09.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,14.11.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7531 sayılı Yasa'nın 20. maddesi uyarınca değiştirilen 5737 sayılı Yasa'nın 77. maddesi uyarınca davacı ... Genel Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.