Anahtar kelimeler: Atfen Vaadi Maden Murisi Ruhsat Ruhsatı Ruhsatının İhtilafı Nihai Hukuku
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalıların murisi M.Y adına vekaleten davalı ... arasında imzalanan 16.10.2010 tarihli "Ek Maden İşletme Ruhsatı Satış Vaadi Sözleşmesi" ile bu sözleşmeye atfen 10.01.2014 tarihinde imzalanan "Nihai Protokol" uyarınca, o tarihte davalılar ile dava dışı .... Maden Şirketi arasında ruhsat hukuku ihtilafı bulunan dava konusu işletme ruhsatının, davalılar uhdesine geçmesinden sonra müvekkiline devri borcunun üstlenildiğini, taraflarca bu şartlara riayet edilmediği taktirde müvekkili şirkete cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşme uyarınca 23.09.2011 tarihinden 20.06.2013 tarihine kadarki dönemde davalılara 170.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak davalıların devir borcunu yerine getirmediklerini, bunun üzerine davalılar aleyhine Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı davanın açılarak, ruhsatın devrinin talep edildiğini, dava açıldıktan sonra dava konusu ruhsatın davalılar uhdesine tescil edildiğini, bu tarihte de davanın konusunu teşkil eden 50.000,00 TL ödeme daha yapıldığını, müvekkili şirkete ruhsatı devretme borcunu yerine getirmeyen davalıların dava konusu ruhsat sahasında madencilik faaliyetlerini sürdürdüklerini ileri sürerek; dava konusu işletme ruhsatının müvekkiline devrini, işletme ruhsatının müvekkiline devrinin mümkün olmaması veya müvekkilinin ruhsattan umduğu ve beklediği şekilde istifade olanağının kalmadığının anlaşılması halinde, davalılara anılan ruhsat için ödenen 170.000,00 TL ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, cezai şart bedelinin şimdilik 30.000,00 TL'sinin 31.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında görülen Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı davanın halen derdest olduğunu, iadesi istenen 170.000,00 TL bedel için davacı tarafa 170.000,00 TL tutarlı bono verildiğini, maden sahasının devrinin idari bir işlem olup, Mahkemenin idareyi işleme zorlayacak bir karar alamayacağını, geçersiz bir sözleşmeye istinaden talepte bulunulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından sözleşme konusu bedelin tamamının ödenmemesi nedeniyle maden işletme ruhsatının devrinin talep edilemeyeceği gibi Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 10.02.2009 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, maden ruhsatının devri muamelesinin, Bakanlık onayı ve maden siciline şerh edilmekle tamamlanacağı, maden ruhsatı devri işleminin gayrimenkulün aynına müteallik olduğu, resmi şekilde yapılması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı şekilde imzalandığı, Bakanlık onayı bulunmadığından ve maden siciline şerh edilmediğinden de geçerli hale geldiğinin kabul edilemeyeceği, geçersiz sözleşmeye dayanılarak tarafların birbirlerine verdiklerini talep edebilecekleri, geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talep edilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 170.000,00 TL alacağın 02.11.2018 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; sözleşmeden doğan tüm edimlerin müvekkili tarafından eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalıların ise.... nezdinde devir işlemlerine kötüniyetle başlatmaktan kaçındıklarını, sözleşmenin geçerli bir taahhüt işlemi olduğunu ve Bakanlık onayı ile tescilin ise geçerlilik değil ifa aşamasına ilişkin olduğunu, Mahkemece sözleşmenin geçersiz sayılmasının ve devir talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, cezai şart ile ödenen 170.000,00 TL bedelin sözleşmenin ifa edilmeyeceğinin anlaşıldığı tarih olan 31.07.2013 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; sözleşmeye dayalı maden işletme ruhsatının devri, devrin mümkün olmaması halinde ise alacak ve cezai şart istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, maden haklarının devrinin, Kanunla ve yönetmeliklerle belirlenmiş sıkı şekil şartlarına ve idari onay süreçlerine tabii olmasına, taraflar arasında geçerli olarak kurulan maden ruhsatının devri sözleşmesi bulunmamasına, geçersiz sözleşmeye dayalı cezai şartın talep edilemeyeceğinin ve tarafların aldıklarını iade etmekle yükümlü bulunduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!