Anahtar kelimeler: Avukatnun Gününün İstemli Yapmaya Verdiklerini Davetiye Gayrimenkul Günde Dinlenerek Alarak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 41. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat...'nun sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili ile davalının 2012 yılında gayrimenkul alarak ortak iş yapmaya karar verdiklerini, İstanbul İli .... İlçesi 8 95... parsel sayısında kayıtlı 10 adet bağımsız bölümün 08.03.2012 tarihinde davalı ile birlikte müştereken eşit pay sahibi şeklinde satın alındığını, alım satım masraflarının 1/2 oranında ödenmesi gerekirken davalının parası olmadığı için tamamının müvekkili tarafından ödendiğini, davalının payına düşen ve halen ödenmeyen harç ve masraf tutarının 9.988,09 TL olduğunu, gayrimenkullerin satış bedelinin bir kısmının banka kredisi ile ödendiğini, geri kalan bedelin tamamının müvekkili tarafından banka kanalı ile satıcıya ödendiğini, alım satım bedelinden davalının payına düşen ve bugüne kadar iade edilmeyen miktarın 113.768 USD olduğunu, taraflar arasında 30.05.2012 tarihli adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini, ortaklık çerçevesi içinde bir başkasına işletmesi için devir yapıldığını ileri sürerek; müvekkilinin davalı adına ödediği 9.988,09 TL alım satım harçlarının ve 113.768 USD alım satım bedelinin 08.03.2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davaya konu edilen bağımsız bölümü 08.03.2012 tarihinde yapılan alım-satım işlemlerine ilişkin semenin üzerine düşen kısmının müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, davacının dava konusu gibi yüklü bir miktarı müvekkilinin nezdinde bıraktığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından her ne kadar davalı payına düşen kısmı ödediğine ilişkin banka dekontu delil olarak gösterilmiş ise de söz konusu dekontta açıklama bulunmadığı, açıklamasız ödemenin borç ödemesine ilişkin olduğu kabul görse de davalı adına da taşınmazın satışına ilişkin ödeme olduğunun belirtilmediği, yine taşınmazların satın alınmasından sonra taraflar arasında kurulan adi ortaklık sözleşmesinde davacının davalı adına ödeme yaptığı veyahut davalının davacıya bu hususta borcu bulunduğuna ilişkin hüküm bulunmadığı, davacının talep ettiği alacağa ilişkin olarak taşınmazların satın alınmasında davalı adına ödeme yaptığını ispat edemediği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının adi ortaklık öncesi taşınmaz peşinat parasının borç olarak verildiği iddiasını ispatlayamadığı, taraflarca düzenlenen ortaklık sözleşmesinde kredi ödemelerinin ne şekilde olacağının açıkça düzenlendiği dikkate alındığında, verilen peşinatın ne şekilde tahsil edileceğinin kararlaştırılmamasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacı vekili; taşınmazların 08.03.2012 tarihinde taraflar adına eşit pay sahibi şeklinde satın alındığını, dosyaya toplanan delillerde satın alınan taşınmazın banka kredisinin tamamının müvekkilinin hesabından yapıldığının ispat edildiğini, tarafların satış bedelinin bir kısmı için kredi kullandığı ve kredinin müvekkili adına kullanıldığını, davalının krediye kefil olduğunu, kullanılan kredi tutarının bankadan müvekkili adına satıcının hesabına ödendiğini, davalının satış bedelini ödediğini ispat edemediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı adına yapılan ödemenin iadesi istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, davacı tarafından iddia edilen alacağın varlığının dosya kapsamındaki deliller ile ispat edilememesinin, gönderilen paraya ilişkin dekontlarda açıklama yazmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.