Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla Günde Dinlenerek Bursa Sözlü

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 3. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalı vekili Avukat ....... ile davacı vekili Avukat.......'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 08.04.2019 tarihli Denizli ilinde kurulumu yapılacak biokütle yakma kazanının inşası için ön mühendislik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme uyarınca üzerine düşen proje edimlerini yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça sözleşmenin 29.06.2019 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini, sözleşme nedeniyle üçüncü kişilere parça sipariş edildiğini belirterek, sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespitine, bakiye iş bedeli 250.000,00 Euro ile satın alınan kazan malzemelerinin iptal maliyetleri için şimdilik 10.000,00 Euro’nun tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı iş sahibi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının süresinde projeleri teslim etmediğini, Ana Sözleşmenin ve kazan tedarik işinin hayata geçirilebilmesi için gerekli olan krediyi temin edemediğini, iptal edilen malzemelere dair somut delil sunamadığını, taahhüt edilen kazan verimlilik oranının sağlanmasının mümkün olmadığının uzman raporu ile tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin projede verilmesi gereken tüm teknik belgeleri teslim ettiği, projelerin teknik şartnamede taahhüt edilen verimlilik oranlarına uygun olduğu, davalının sözleşmeyi haklı gerekçelerle feshetmediği, davacının yaptığı masrafların sözleşmeye uygun olduğu, yapılan işlemin, önceden doğalgazla çalışan sistemin biokütleyle çalışacak hale getirilmesi olduğundan üretilen ürünlerin her birinin bu projeye özgü olduğu ve başka bir projede kullanılmasının mümkün olmayacağından davacının bakiye iş bedeli 250.000,00 Euro ile 143.373,00 Euro malzeme bedelini talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 250.000,00 Euro ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 Euro malzeme bedelinin 13.12.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. İptal edildiği belirtilen malzemelerin alındığına ve bedelinin ödendiğine dair hiçbir belge sunulmadığını,b. Davacının yüksek verimliliğe dair aldığı referansların kazanın bulunacağı yer, hava sıcaklığı, yakılacak bitkisel ham maddenin içindeki nem oranı gibi oldukça fazla kritere bağlı olduğu ve Denizli’de bu verimlilik oranının elde edilemeyeceğinin anlaşıldığını,c. Davacının kredi sağlama yükümlülüğünü yerine getirmediğini,d. Ön sözleşme kaderinin Ana Sözleşmeye sıkı sıkıya bağlı olduğu, Ana Sözleşme olmadan ön sözleşme altında devam etmenin anlamının bulunmadığını, kazan imalatının bir takım avan projelerinin hiçbir şekilde 725.000,00 Euro etmesinin mümkün olmadığını, sektör uygulamasında bu tarz hizmetlerin bila-bedel yapıldığı ya da çok cüzi bir bedelle yapıldığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, danışmanlık sözleşmesinin haksız feshinin tespiti, bakiye iş bedelinin tahsili ve uğranılan zararın tazmini istemlerine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.2. TMK’nın “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen HMK’nın 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Her somut olaydaki maddi vakıaya göre lehine hak çıkaran taraf ve ispat yükü şekilleneceğinden, maddî hukuk kuralına ilişkin bu vakıaların doğru ve net bir şekilde belirlenerek ortaya konulması gerekmektedir. Maddede aksine düzenleme olmadıkça ibaresi eklendiğinden, kanunda ispat yükü ile ilgili özel bir düzenlemeye yer verildiğinde, ispat yükü genel kurala göre değil de kanunda belirtilen özel düzenlemeye göre belirlenecektir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur.Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; davacı danışman, sözleşme nedeniyle dava dışı üçüncü kişilere parça malzemeleri sipariş ettiğini, ancak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle bu malzemelerin iptal edilemeyip bedellerinin ödenmek zorunda kalındığını belirterek 143.373,00 Euro’dan şimdilik 10.000,00 Euro’nun tahsilini talep etmiş, mahkemece bu talebin kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu tahsili talep edilen malzeme bedelinin davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere ödendiğine ve davacıya bu malzemelerin teslim edildiğine dair somut bir delil davacı tarafça dosyaya ibraz edilememiştir. Davacı danışmanca, söz konusu malzeme bedeline dair davalı adına fatura düzenlenmiş ise de, fatura davalı tarafça kabul edilmemiştir. Yargılama aşamasında, davacı şirketin yabancı menşei olması nedeniyle ticari defterleri incelenememiş, söz konusu malzeme faturasının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava dışı üçüncü kişilere bu malzeme bedelinin ödendiğine dair kayıt olup olmadığı anlaşılamamıştır. Davacının, dava dışı üçüncü kişi ile yaptığı mail yazışmaları da davalı tarafça kabul edilmediğinden, söz konusu malzemeler için yapılan masrafların tamamının sözleşmenin gerçekleşmesi için gerekli olduğu yönündeki soyut bilirkişi raporuna dayalı olarak mahkemece bu talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. "Değerlendirme" bölümünün "1." bendi uyarınca davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, "2." bendi uyarınca kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA,Dairemizdeki duruşmada davalı vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Peşin alınan harcın istek hâlinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.MUHALEFET ŞERHİDava, eser sözleşmesinden kaynaklı hizmet ve malzeme bedelinin tahsiline ilişkin kısmi davadır.Mahkemece kısmi talepler hüküm altına alınmış, BAM tarafından başvuru esastan reddedilmiş, Dairenin sayın çoğunluğu tarafından karar bozulmuştur.Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, davacının istediği malzeme bedelini üçüncü kişiye ödeyip ödemediği noktasında toplanmaktadır.Alınan bilirkişi raporunda bu malzemenin özel olarak sipariş edildiği, bir başka yerde kullanılmasının mümkün olmadığı açıkça belirtildiği gibi, gerek üçüncü kişi tarafından davacı adına düzenlenen fatura ve açıklamaları, gerekse taraflar arasındaki yazışmalar birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle, davacının da siparişi iptal etmek zorunda kaldığı ancak bir başka yerde kullanılması mümkün olmayan malzeme bedelini ödediği kanaat ve sonucuna varılmaktadır.Anlatılan gerekçelerle, kısmen talep edilen miktar da nazara alınarak, iadesi mümkün olmayan malzemenin hurda bedelinin dahi (ileride ek dava açılması halinde değerlendirilmesi gerekeceğinden) düşülmesine gerek kalmadan kısmi davanın kabul edilmesinin isabetli olduğu ve bu nedenle onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma görüşüne katılmıyorum.