Anahtar kelimeler: Avmde Mantığından Satıcılar Mağaza Satıcıya Mesafeli Sürdürmekte Pazar Tedarikçisatıcı Üyelik

T.C.

İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davacı Şirket, sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmektedir. Müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderilmektedir. Müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkil şirket aracılığı ile ödenmektedir.
Davalı ... ile Müvekkil Şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedilmiştir. Müvekkil Şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle .... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmektedir.
Davalı, Müvekkil Şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... unvanı altında satış gerçekleştirmiştir. Davalıya ait Firma, Müvekkil Şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatılmıştır. Aşağıda detaylıca açıklandığı üzere; Müvekkil Şirket tarafından icra takibine konu söz konusu bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine ...36. İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmıştır.
Davalı tarafından işbu takibe 22.11.2023 tarihinde; Müvekkil Şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; herhangi bir borcu olmadığından bahisle ödeme emrine, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz türüne, tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurmuştur. Haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğumuz doğmuştur. Şöyle ki;
5-) Davalı ile süregelen ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 374.429,44- TL cari hesabına kaydedilmiştir. (Ek-2: cari hesap ekstresi). Bunun üzerine Müvekkil Şirket tarafından ...36. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatmıştır. Borca yapılan itiraz sebebiyle takip durdurulmuş, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulmuştur. Davalının görüşmeye katılmaması sebebiyle 23.01.2024 tarihli arabuluculuk son tutanağında "anlaşamama" olarak sonuçlandırılmıştır.Her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının Müvekkil Şirket’e faiz ve masraflar hariç takipte kesinleşen miktar olan TL borcu bulunduğu hususu ticari defter, muhasabe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesi ile sabit hale gelecektir. Davanın ikame edildiği bu tarihe kadar Müvekkil Şirket’e davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Yukarıda ayrıntısıyla açıklanan arz ve izah olunan sebeplerle borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olup, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz etmesi nedeniyle davalı borçlunun itirazın iptali (asıl alacak ve faize itirazının iptali), takibin devamı ile borçlunun haksız itirazı sonucu İcra İflas Kanunu Madde 67/2 hükmü uyarınca %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Davalı tarafından ...36. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına,
Haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkilin herhangi bir şekilde vergi açılışı bulunmadığı gibi esnaf kaydı da yoktur. Dolayısıyla müvekkil ile davacı arasında ticari bir iş veya işlem söz konusu değildir. Bu nedenlerle sayın mahkemeniz görevli değildir. Görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Bahse konu sözleşmede bulunan imza müvekkile ait değildir. Müvekkil herhangi bir şekilde davacı ile sözleşme yapmamıştır. Bu durumun özellikle göz önüne alınmasını talep ederiz. Davacının sözleşme yapma yetkisi ve borç altına girme yetkisi bulunmamaktadır. müvekkil kısıtlıdır. dolayısıyla imza müvekkile ait bile olsa sözleşme geçersizdir. zira müvekkil sözleşme tarihinde hükümlüdür.
Gerçek kişilerin fiil ehliyeti sonradan kazanıldığı için her insanın doğuştan fiil ehliyetli olması söz konusu değildir. Fiil ehliyeti olmayan kişiler yasal temsilcileri sayesinde hak edinebilir ve borç altına girebilir.
Gerçek kişilerin fiil ehliyetinin şartları Türk Medeni Kanunun 10. Maddesinde hükme bağlanmıştır.
TMK m. 10’a göre, “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.”
Bu maddeye göre fiil ehliyetinin ayırt etme gücüne sahip olmak, ergin olmak ve kısıtlı olmamak üzere üç şartının bulunduğunu söyleyebiliriz.
Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlüdür.
Müvekkil kısıtlı olup kendi başına sözleşme akdedemez. Aynı şekilde yine kendi başına borç altına da giremez. Bu nedenlerle dava konusu edilen sözleşme geçersizdir.
müvekkil tarafından herhangi bir şekilde hizmet alımı yapılmamıştır.
Davacı tarafından herhangi bir hizmet sağlanmamıştır. Müvekkil hiç bir zaman bahse konu hizmetlerden faydalanmamıştır. Dolayısıyla faydalanmadığı hizmetin bedelinin istenmesi mümkün değildir. Abonelik her ne kadar sözleşmeyle kurulmuş bile olsa bu sözleşme karşılıklı edimler içermektedir. Peş peşe ödenmeyen borçların birikmesi değil aboneliğin iptal edilmesi gerekirdi. Davacı kötü niyetli hareket etmiştir. Borcun birikmesini bekleyemez. Ödeme yapılmadığında aboneliğin askıya alınması ve nihayetinde iptal edilmesi gerekirdi. Aksi yönde davranış kanunen kabul edilemez. re'sen gözetilecek nedenlerle açılan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini ..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 36.İcra Dairesi'nin ...İcra Dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak 2023-2024 yıllarına ait BA/BS formlarının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Davalı ... (Tckn
:...) hakkında tacir araştırması yapılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... ile yapılan üyelik sözleşmesini sunmak üzere davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir bir mali müşavir bilirkişi ile █████/2025 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, talep edilen faiz miktarı hususunda rapor alınmasına, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davalının vesayete ilişkin taraf olduğu anlaşılan ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyalarının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
UYAP üzerinden yapılan sorgulamada davalının vesayete ilişkin taraf olduğu anlaşılan ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ...esas sayılı dosyalarının UYAP üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı vekilinin görev itirazının gelen müzekkere cevapları uyarınca davalının tacir olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekiline davaya konu sözleşmenin tarihi hakkında mahkememize bilgi vermek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davalı hakkında aktif vesayet kararı bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekiline usulüne uygun vekaletname sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde vesayet kararının sona erdiği █████/2025 tarihinden itibaren vekil sıfatıyla yaptığı işlemlerin esas alınamayacağının ihtarına karar verilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli alınan ara karar ile; 1-Davacı vekilinin talebinin kabulüne, 2-SMM bilirkişisine, davacının bulunduğu şirket adresinde HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verilmesine, bilirkişiye 1.000,00 TL ek ücret takdirine, davacı vekiline bilirkişi ek ücretini mahkememiz dosyasına depo etmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yatırmaması halinde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarın karar verilmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli alınan ara kararı ile; 1-Davalı vekilinin mazeretinin kabulü ile; ticari defter ve kayıtları ile sunulan delillerin █████/2025 tarihinde saat 14:00 Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, talep edilen faiz miktarı hususunda rapor alınmasına, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan █████/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacı ...Tic. A.Ş. ile davalı ... arasında 2023 yılından başlayan bir ticari ilişkinin var olduğu, davacı ...A.Ş.'nin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre 10.11.2023 tarihi itibariyle Davalı ... “den 340.429,74 TL ana para, 12.264,80 TL faiz toplam 352.694,54 TL alacağı bulunduğu, davalı ... “nin 2023 yılı defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, önceki yıllara ait sunulan defter ve belgelerin de dava konusu işlemler ile ilgili olmadığı, sözleşme kapsamında hizmetin alınmış olmasına karşın düzenlenen faturaları ödemiş olduğuna ilişkin dosyaya sunulu bilgi ve belge bulunmadığı..." rapor edilmiştir.
Davalı vekiline davalının 30.05.2023 tarihi ve öncesine ait ıslak imzalı belgelerin bulunduğu kurum ve kuruluşları bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde imza inkarına ilişkin itirazdan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekiline dava konusu 30.05.2023 tarihli ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi aslını mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre gereğinin yerine getirilmemesi halinde davalı tarafın imza itirazının kabul edilmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davalı vekiline davalıyı imza incelemesine esas imza örneklerinin alınması için mahkememiz kaleminde hazır etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre gereğinin yerine getirilmemesi halinde imza inkarına ilişkin itirazdan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Dosyanın ATK’ya tevdii ile imza incelemesi hususunda rapor alınmasına, masrafın davalı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafın imza itirazına ilişkin inceleme yapılmasına dair geçen celse ara kararlarından rücu edilmesine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava; cari hesap alacağı nedeniyle davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 36. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 340.429,44 TL cari hesap alacağı, 34.000,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 374.429,44 TL alacağın yıllık bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz (TL)) ile tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava değerinin ise 340.429,44 TL olduğu tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ...Esas,...Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 36. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2023-2024 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı, talep edilen faiz miktarı hususunda rapor hazırlamak üzere dosya SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, █████/2025 tarihli raporunda davacı ... Tic. A.Ş. ile davalı ... arasında 2023 yılından başlayan bir ticari ilişkinin var olduğu, davacı ...Tic A.Ş.'nin defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemeye göre 10.11.2023 tarihi itibariyle Davalı ... “den 340.429,74 TL ana para, 12.264,80 TL faiz toplam 352.694,54 TL alacağı bulunduğu, davalı ...'nin 2023 yılı defter ve belgelerini incelemeye sunmadığı, önceki yıllara ait sunulan defter ve belgelerin de dava konusu işlemler ile ilgili olmadığı, sözleşme kapsamında hizmetin alınmış olmasına karşın düzenlenen faturaları ödemiş olduğuna ilişkin dosyaya sunulu bilgi ve belge bulunmadığı kanaati bildirilmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davalı tarafça rapora itiraz dilekçesi sunulmamıştır.
Dosya incelendiğinde; davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı tarafça usulüne uygun kesin süreye rağmen dava konusu uyuşmazlık dönemine ilişkin defter ve kayıtların ibraz edilmediği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının davalıdan 340.429,74 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafından rapora itiraz edilmediği, bilirkişi raporu ile takibe konu cari hesap alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığı, her ne kadar davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmede bulunan imzanın davalıya ait olmadığı yönünde itirazda bulunulmuş ise de; davalı tarafından dava konusu fatura tarihi olan 2023 yılı yerine 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların sunulduğu, davacı ticari defterlerine göre davacı ile davalının 2023 yılından itibaren süregelen ticari ilişkisi bulunduğu, davalı tarafından davacı faturalarına itiraz da edilmediği gözetildiğinde; davalının imza itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaatine varılmış; imza itirazına yönelik inceleme yapılması ara kararından rücu edilmiş; sonuç olarak davanın kabulüne karar verilmiş; taraflar tacir olduğundan takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği ve davacı tarafça dava dilekçesinde de bu yönde talepte bulunulması nedeniyle; icra takibinin 340.429,44 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 36. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 340.429,44 TL'nin %20’si oranındaki 68.085,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile; ... 36. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 340.429,44 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA,
2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 340.429,44 TL'nin %20’si oranındaki 68.085,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.254,73TL harçtan peşin alınan 3.941,54TL'nin mahsup edilerek bakiye 19.313,19TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 3.941,54TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 4.369,14TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 8.358,30TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 8.358,30TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 340.429,44 TL üzerinden hesaplanan 54.468,71TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına,
9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. █████/2026
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!