Anahtar kelimeler: Krediyi Satımına Elazığ Evlerinde Sefer Çektiğini Blok Kesildiğini Faturanın Ödemediklerini

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, Elazığ ili.... Evlerinde bulunan A blok 17 numaralı dairenin satımına ilişkin olarak müvekkili ile davalı ... arasında sözleşme imzalandığını ancak davalının dava dışı banka tarafından kredi başvurusu reddedilince bu sefer krediyi oğlu olan diğer davalı ...’un çektiğini, bu nedenle dairenin satışının davalı ...'a yapıldığını ve faturanın onun adına kesildiğini ancak davalıların satış bedelinden kalan 48.000,00 TL'yi ödemediklerini, bu nedenle icra takibi başlatıldığını ancak kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların takibe itirazlarının reddine, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar vekili, davacı ile müvekkili ... arasında sözleşme imzalanmış olsa bile bu sözleşmenin adi yazılı olarak yapıldığını bu nedenle borcun varlığını ispat edemeyeceğini, tarafların satış için anlaşmış olsalar da sonradan sözleşmenin ifa edilemediğini ve dairenin müvekkili ...'e devredilmediğini dolayısıyla müvekkili ...'ten alacak talebinde bulunulamayacağını, diğer müvekkili olan ...’un ise taşınmazı davacıdan değil, üçüncü bir kişiden satın aldığını, tapu senedinde satış bedelinin tamamının bu kişiye ödendiğinin belirtilmiş olduğunu, müvekkili ... ile davacı arasında imzalanmış bir sözleşmenin bulunmadığını savunarak davanın reddine davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş; 05.01.2016 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ise satış bedelinin 2.000,00 TL'sinin peşin olarak, 180.000,00 TL'sinin çekilen kredi ile 40.000,00 TL'sinin ise müvekkili ...'e ait otomobilin 09.11.2012 tarihinde davacı şirket sahibi .... ....'na devri suretiyle kalanının ise elden ödendiğini, satış bedeli tamamen ödendiği için tapuda devir yapıldığını, 240.000,00 TL için kendisinden fatura talep edilince davacının kötüniyetli olarak bu yola başvurduğunu, savunarak davanın reddini talep etmiştir.III.MAHKEME KARARIElazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 16.02.2016 tarihli kararın, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarihli ilamıyla davaya bakmakla görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle bozulması üzerine Mahkemenin, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla verdiği 11.07.2019 tarihli kararıyla, davanın davalı ... yönünden verilen hükmün temyiz edilmeyerek kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden davalının satış sözleşmesinden bakiye kalan borcu ödemediği iddia edilmiş edilmiş ise de, davalı tarafça iddiaların kabul edilmediği, aralarında yapılan sözleşmeye ve alacağa ilişkin herhangi bir senetin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafça sözleşme ilişkisi inkar edilip tanık dinlenilmesine muvafakat edilmediği, 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi gereğince davacı tarafça alacak iddiasının senet ile ispat edilmesi gerektiği, davacıya ait ticari defterler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde 48.000,00 TL alacak olduğu tespit edilmesine karşın alacağa konu dairenin satışına dair yapılan 24.12.2012 tarihli resmi akit senedinde satış bedelinin tamamen ve nakden alındığının belirtildiği, davacı şirket temsilcisi...'nun sözleşmeyi maliklere vekaleten imzaladığı, ticari defterlerdeki alacak kaydının aksine satış bedelinin tamamen alındığına dair resmi senedin mevcut olduğu, kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağı, ticari defterdeki 240.00,00 TL'lik borç kaydının 31.12.2013 tarihli olduğu, dairenin (depo devrinin) 24.12.2012 tarihinde yapıldığı, dava konusu icra takibinin ise 30.12.2013 tarihinde başlatıldığı, bu nedenle ticari kayıtların davacı lehine delil teşkil edemeyeceği, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı, davacı tarafça davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz başvurusunda buşlunmuştur.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ1. Dairenin 21.06.2021 tarihli ilamıyla; davacı müteahhidin arsa malikleri ile arasındaki sözleşmeye göre kendi payına düşen taşınmazı davalıya 240.000,00 TL bedel ile sattığı, tapu devrine ilişkin resmi senette davacının hissedarların vekili olarak bulunduğu, taraflar arasında satış bedelinin 192.000,00 TL'lik kısmının ödendiği yönünde çekişme bulunmadığı, uyuşmazlığın bakiye 48.000,00 TL'nin ödenip ödenmediği noktasında toplandığı, davalının kalan borcu elden ve otomobil devri ile ödediğini iddia ettiğine göre bunu ispatlaması gerektiği, Mahkemece davalının bu yöndeki delilleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken muvazaalı satış bedeline ilişkin resmi satış senedindeki bedelin tamamının alındığı beyanına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.2. Mahkemenin 29.09.2023 tarihli kararıyla; Diyarbakır.... Noterliğinin 09.11.2012 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinde satıcının ..., alıcının..., kasko bedelinin 34.500,00 TL olduğu, satış bedeli kısmının boş olduğu, ...'nin davacı şirketin ortağı ve yetkili müdürü olduğu taşınmaz satışının yapıldığı tarihte şirketin bir diğer ortağı olan tanığın aracın davacı şirket ortağı .... 40.000,00 TL bedelle dava konusu taşınmazın satışı karşılığı verilmiş olduğuna ilişkin beyanının somut ve davalının beyanlarını doğrular nitelikte olduğu, araç satış sözleşmesinde belirtilen kasko değerinin her zaman aracın gerçek satış bedeli olarak belirlenmediği, tarafların araç kasko değerinden yüksek satış bedeli belirledikleri, tanığın beyanında parasını almasaydık tapuyu devretmezdik dediği, tanık beyanına ve araç satış sözleşmesine göre aracın satış bedelinin 40.000,00 TL olduğunun ve kalan miktarın elden ödenmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.3. Dairenin 21.11.2024 tarihli ilamıyla; ileri sürülen hukuki işlemin miktar itibariyle senetle ispat sınırının üstünde olması nedeniyle tanıkla ispat edilemeyeceği, davacının tanık dinlenmesine muvafakatinin de bulunmadığı anlaşıldığından davalının ödediğini ispatlayamadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararı bozulmuştur.4. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; daha önce davalı ... yönünden davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğinden bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, davaya konu olan Elazığ 1. İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyası ile davacı tarafından 48.000,00 TL asıl alacak, 2.255,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.255,01 TL alacak için takip başlatıldığı, davalı ... tarafından borca ve faize itiraz edildiği, davalının takip öncesinde temerrüde düşürülmediği, bozma ilamına uyulduğu gerekçesiyle; davalı ... yönünden; daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden; davanın kısmen kabulüne Elazığ 1. İcra Dairesinin █████████ Esas sayılı dosyasında davalı tarafından icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, icra takibinin 48.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkâr tazminat talebinin reddine karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... vekili; somut olayda senetle ispat yükümlülüğünün bulunduğunu, resmi senette satış bedelinin nakden ve tamamen alındığının belirtildiğini, tanık beyanıyla söz konusu taşınmaza ait 40.000,00 TL'lik ödemenin ...'e ait aracın devriyle ödendiği, taşınmaza ilişkin müvekkili tarafından davacıya ödenecek bir bedel kalmamış olduğundan taşınmazın tapuda devrinin yapıldığının sabit hale geldiğini, kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağı, ticari defterdeki 240.000,00 TL'lik borç kaydının 31.12.2013 tarihli olduğunu, dairenin 24.12.2012 tarihinde yapıldığını, dava konusu icra takibinin ise 30.12.2013 tarihinde başlatıldığını, bu nedenle ticari kayıtların davacı lehine delil teşkil edemeyeceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, bakiye taşınmaz satış bedelinin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda kararın verilmiş olmasına ve bozmaya uymakla kesinleşen ve karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak durumu oluşturan kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.