Anahtar kelimeler: Maaşından Otomatik Kredilerin Zamanlarda Emekli Bankadan Çeşitli Yaklaşık Talimat Kesinti

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 4. Tüketici MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı; davalı bankadan çeşitli zamanlarda ... A.Ş. aracılığı ile kredi kullandığını, kredilerin aylık kesintisinin yaklaşık 3.500,00 TL olduğunu, 11.10.2021 tarihinde emekli maaşından kesinti yapılmaması için başvuruda bulunduğunu, otomatik ödeme talebi verildiğinden talimat iptali yapılamayacağının bildirildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca emekli maaşından kesinti yapılmasına ilişkin muvafakatların dikkate alınamayacağına karar verildiğini yapılan kesintilerin hukuksuz olduğunu ileri sürerek, bu güne kadar yapılan tüm kesintilerin iadesini talep edilmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; davacının emekli aylığından yapılan kredi kesintilerinin, davacının bu yöndeki yazılı açık muvafakatına istinaden yapıldığını, davacının söz konusu kesintilerin iadesi talebinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2022 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararıyla; taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile davacının davalı bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak, banka nezdinde bulunan maaş alacakları da dahil olmak üzere tüm alacakları, mevduat ve bloke hesapları üzerinde hapis, mahsup ve takas etme yetkisini verdiği, bankanın bu yetkiyi davacının borcunu sözleşme şartlarına uygun olarak ödemediği takdirde kullanacağı, davacı sözleşmenin her sayfasını ayrı ayrı imzaladığı, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak kredi borcu taksitlerinin bankadan aldığı maaşdan ödenmesi için otomatik ödeme talimatı verdiği, bu halde sözleşme hükümlerinin müzakere edilerek kararlaştırılmadığından söz edilemeyeceği, bankanın yaptığı işlemin bir haciz işlemi olmadığı, aksinin kabulü halinde; kredi isteyen kişinin mali durumu ve maaş gelirine göre borcunun ödenebileceği güvencesiyle kredi veren bankanın alacağının imkansızlaşması, kötü niyetli bir kredi borçlusunun borcunu hiç ödememesi gibi bir sonuç doğacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2022 tarih, █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla; her ne kadar kredi kullanan tüketici tarafından imzalanan sözleşme ile verilen takas ve virman talimatı doğrultusunda kredi taksitlerinin tahsili amacıyla emekli maaşına bloke konulabileceği ve kesinti yapılabileceği yönünde yerleşmiş bir uygulama mevcut ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.06.2021 tarihli, 2017/(13)3-1980 Esas ve ████████ Karar sayılı kararıyla “(...) İİK' nın önceden yapılan anlaşmalar başlıklı 83/a maddesi hükmüne göre ise 82... . maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Önceden feragatin geçersizliğinin nedeni, borçlunun hacizden önceki bir dönemde böyle bir anlaşmanın sonuçlarını ve hacze gelindiğinde kendisine yükleyeceği yükün ağırlığını tahmin edemeyeceğinin varsayılmasıdır. Bu hâlde, borçluyu bizzat kendisine karşı koruma gereği vardır (E.: İcra Sözleşmeleri, İstanbul 2005, s. 130)(…) İİK’nın 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragat geçersiz olup henüz hakkında herhangi bir icra takibi başlatılıp maaşından haciz suretiyle borcun ödenmesine izin verildiği yönünde davacının iradesinin açıkça ortaya konulduğundan da bahsedilemeyeceğinden kredinin alınması sırasında takas ve mahsup yönünde verilen muvafakat da geçerli sayılmaz (...)” şeklinde kararı ve Dairenin son kararları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılıp, davacı-tüketicinin maaş hesabından yapılan kesintilerin gerekirse bir bilirkişi marifetiyle hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı ile █████/2022 tarihli Ek kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı bankanın ... A.Ş. ile imzaladığı protokol kapsamında emekli maaşı alan müşterilerine ...' nin davalı banka adına kredi kullandırım işlemlerinde aracılık hizmeti verdiğinin anlaşıldığı, davacının da emekli maaşını ...'den aldığı ve ... ile anlaşmalı olduğu anlaşılan davalı bankaya kredi kullanımı için başvuruda bulunduğu, 03.11.2014 tarihinden 18.03.2022 dava tarihine kadar 16 adet bireysel kredi olmak üzere toplamda 155.311,96 TL tutarında kredileri kullandığı, davacının kredi taksitlerinin ... Bank'taki maaş hesabından kredi taksidinin otomatik olarak tahsil edilmesini kabul ve beyan ettiği, her bir kredi bazında davacı imzalı kredi sözleşmesine ek rehin sözleşmesi, taahhütname ve virman -takas-mahsup talimatları ile de, faiz ve masraflarıyla birlikte takas-mahsup etmek suretiyle tahsil etmeye yetki verdiği tespit edilmiş ise de, İİK'nun 83/a maddesine göre, haczedilemezlikten önceden feragat geçerli olmamakla davacı-tüketici ile banka arasında yapılan sözleşme ile kararlaştırılan ve tüketicinin bankada bulunan emekli aylığına ilişkin hesabından kredi alacaklarının tahsili amacıyla verilen takas-mahsup yapılmasına ilişkin muvafakatinin geçerli olduğundan da söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, davacının talebi ile bağlı kalınarak davalı tarafından davacının emekli maaşına konulan blokenin kaldırılmasına, davacıdan tahsil edilen 3.500,00 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı bankadan █████/2014 tarihinden dava tarihine kadar 16 adet bireysel kredi kullandığı, kredileri çekerken davalı bankaya maaş hesabından da kesinti yapılabileceğine dair yazılı şekilde takas ve mahsup talimatı verdiği, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından, 2022/2 sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine, ''Tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle banka tarafından emekli maaşına doğrudan bloke konulabileceği'' yönünde karar verildiği, Yargıtay Kanunun 45. maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "İçtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar." düzenlemesi uyarınca içtihadı birleştirme kararlarının bağlayıcı olduğu gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; kararın Anayasa'nın eşitlik ilkesine, 5510 sayılı Kanunun 93. maddesine aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına istinaden emekli maaşından bloke takas yapılamayacağı kararı verildikten sonra bu kararda herhangi bir yasal değişim olmamasına rağmen karardan dönülmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, davalı banka lehine vekâlet ücretine karar verilmesinin de Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu, davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarına güvenilerek açıldığını, uygulama değişikliği nedeni ile vekâlet ücretine karar verilemeyeceğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarında emekli maaşından takas bloke yapılamamasına karar verilmiş iken yargılamanın uzaması nedeni ile uygulamada olan değişikliğin aleyhine olduğunu, yargılama uzamasa idi Hukuk Genel Kurul kararı gereği davanın kabul edileceğini, davacının yargılama süresi nedeni ile mağdur edildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı bankaca kredi alacaklarının tahsili amacıyla maaş hesabından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır.2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; " 82... . maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93, maddesinin birinci fıkrasında; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir.5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır.Kural olarak sonradan yürürlüğe giren yasa hükümlerinin ve İçtihadı Birleştirme Kararlarının kazanılmış hak (usulü müktesep hak) ilkesinin 28.6.1960 tarihli, 21/9 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince istisnai niteliği gereği kesin hüküm halini almamış eldeki davalarda da gözetilmesi ve uygulanması gerekeceği tartışmasızdır.Eldeki davada; yargılama sırasında 17.07.2025 tarihli 32958 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı ilamı doğrultusunda tüketici kredisi nedeniyle verilen hapis, takas, mahsup ve benzeri onay ve rıza talimatları nedeniyle emekli maaşına banka tarafından doğrudan bloke konulmasının mümkün olduğu anlaşılmaktadır.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 21.03.2025 tarihli ve 2022/2 E., 2025/1 K. sayılı ilamı doğrultusunda karar verilip, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.