Anahtar kelimeler: Temlikin Kaçırma Kayden Trabzon Vefat Temlik Murisin Oğlu Maliki İli
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davanın dava dilekçesinde; tarafların 2004 yılında vefat eden ...'ün mirasçısı olduklarını, murisin kayden maliki olduğu Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 33... parsel ve 1 45... parsel sayılı taşınmazları 21.04.1998 tarihinde davalı oğlu ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin davacıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ve muvazaalı olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydının davacının veraset ilamındaki payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen dava dilekçesinde; davacı ile davalı ...'nin babası ...'ün 2004 yılında vefat eden ...'ün mirasçısı olduklarını, murisin Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 33... parsel sayılı taşınmazı 21.04.1998 tarihinde oğlu ...'e, onun da bilahare 24.02.2021 tarihinde davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, söz konusu temliklerin davacıdan mal kaçırma amacıyla yapıldığını ve muvazaalı olduğunu belirterek dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davacının veraset ilamındaki payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamış, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada 1 33... parsel sayılı taşınmazın dava tarihinden önce 24.02.2021 tarihinde ...'ye devredilmiş olması nedeniyle bu parsel yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, 1 45... parsel sayılı taşınmaz yönünden söz konusu temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, birleştirilen davada ise muris tarafından 21.04.1998 tarihinde ...'e yapılan temlikin muvazaalı olduğu ispatlanamadığı gibi davalı ...'nin 24.02.2021 tarihli ediniminde iyiniyetli olmadığına ilişkin bir delil de bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı itibariyle murisin sağlığında tüm taşınmazlarını oğlu ...'e temlik ettiği, murisin borcunun olmadığı ve mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, davalı oğluna daha düşkün olduğu, dava konusu taşınmazların satış bedelleriyle gerçek bedelleri arasından orantısızlık bulunduğu, dava konusu taşınmazların muris tarafından oğlu ...'e temlikinin muvazaalı olduğu, 15 parsel sayılı taşınmazın da bilahare ... tarafından kızı ...'ye temlik edildiği, ...'nin dava konusu temliklerin muvazaalı olduğunu bilebilecek kişilerden olduğu dolayısıyla TMK'nın 1023. maddesi koruyuculuğundan faydalanamayacağı belirtilerek asıl davanın 1 45... parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulüne, 1 33... parsel sayılı taşınmaz yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Asıl ve birleştirilen dosyada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında davanın kabulüne gerekçe olarak herhangi bir olgunun ortaya konulmadığını, yalnızca örf, adet ve geleneklerden yola çıkılarak davanın kabulüne karar verildiğini, semenin mutlaka para olmayıp minnet ve güven tesisi duygusunun da semen yerine geçeceğini, 1 45... parsel sayılı taşınmaz açısından dinlenen tanıkların muvazaa olgusunu ispata elverişli somut bir beyanının bulunmadığını, birleştirilen davada dava konusu 1 33... parsel sayılı taşınmaz açısından ise davalı tarafça ispata elverişli hiçbir delil sunulmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 01.07.1925 doğumlu muris ...'ün 19.11.2004 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak çocukları davacı ... ile davalı ...'ün kaldığı, ...'ün yargılama sırasında 09.01.2022 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak çocukları ..., ... ve ...'nin kaldığı, murisin dava konusu 1 33... parsel ve 1 45... parsel sayılı taşınmazlarını 21.04.1998 tarihinde oğlu ...'e satış suretiyle temlik ettiği, ...'ün muristen temlik aldığı 1 33... parsel sayılı taşınmazı 24.02.2021 tarihinde birleştirilen davada davalı kızı ...'ye satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle 14.02.1951 tarih ve 1949/ 17... /1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç kısmında belirtildiği üzere davalı ...'ün kızı olan davalı ...'nin muris muvazaasını bilen, bilmesi gereken kişi konumunda olup Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Asıl dava yönünden aşağıda yazılı 4.614,70 TL ve birleştirilen dava yönünden aşağıda yazılı 25.550,17 TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!