Anahtar kelimeler: Gölbaşıankara Gününün İstekli Gelenlerin Geldiler Bittiği Salı Davetiye Günde Sözlü

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Gölbaşı(Ankara) 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat ... ... ile temyiz edilen davacı ve vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı ... arasında ...'ün bir bankanın şube müdürlüğünü yaptığı dönemdeki banka mevduat işlemlerinden kaynaklanan özel borç ilişkisinin tasfiyesi amacıyla 01.06.2004 tarihli protokol düzenlendiğini, bu protokol kapsamında 137.000 € tutarındaki borca karşılık bir kooperatif hissesinin ve 77.000 € tutarlı bir senedin davalıya temlik edildiğini, söz konusu teminatlarla borcun karşılanamaması ihtimaline binaen davacı ve davalı arasında 01.06.2004 tarihli ikinci bir protokol düzenlendiğini, bu protokol kapsamında dava dışı ...'ün davalıya olan borcunun 60.000 € tutarındaki kısmına teminat olarak davacının kayden maliki olduğu Ankara ili Gölbaşı ilçesi İncek Mahallesi 2 36... parsel sayılı taşınmazın davalı ...'a temlik edildiğini, davalı tarafça 01.06.2004 tarihli protokollerde belirtilen vade tarihi olan 31.12.2004 tarihinden önce protokollere konu borcun tekrar tahsili amacıyla dava dışı ...'ün o dönemde çalıştığı banka aleyhine 03.09.2004 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde alacak davası açıldığını, bu nedenle davacı ve davalı arasındaki 01.06.2004 tarihli protokolün hükümsüz kaldığını ileri sürerek bu protokol kapsamında davalıya devredilen 2 36... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından davacıya 60.000 € borç verildiğini, davacı tarafça ileri sürülen protokolün de bu kapsamda akdedildiğini, söz konusu protokolün dava dışı ...'ün borcu nedeniyle düzenlendiğine ilişkin iddianın gerçeği yansıtmadığını, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davanın konusunun dava dışı ... ve davacı ile akdedilen protokolden farklı olduğunu, davacının protokolde hüküm altına alınan 60.000 € tutarındaki borcunu halen ödemediğini, davacı tarafça söz konusu para borcu ifa edildiğinde dava konusu taşınmazın davacıya devir edileceğinin izahtan vareste olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1. İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2018 tarih ve 2007/4 43... /102 Karar sayılı kararıyla; dava dışı ... ile davalı arasında düzenlenen 01.06.2004 tarihli protokol kapsamında 137.000 € tutarındaki borca karşılık bir kooperatif hissesinin davalıya devredildiği ve 77.000 € tutarında kambiyo senedi düzenlendiği, aynı tarihte davacı ile davalı arasında düzenlenen başka bir protokol kapsamında da borcun 60.000 € tutarındaki kısmı için dava konusu taşınmazın teminat olarak davalıya devredildiği, inanç sözleşmesinde borcun ödenmesi için 31.12.2004 tarihine kadar süre tanındığı, belirtilen sürede borcun ifası halinde taşınmazın davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafça protokolde belirtilen sürede ve karar tarihine kadar teminat bedelinin davalıya ödendiğinin ispat edilemediği, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davaya konu alacak ile 01.06.2004 tarihli protokollerde tasfiyesi kararlaştırılan alacak arasındaki bağlantının da yazılı olarak ispat edilemediği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.2. İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2018 tarih ve 2007/4 43... /102 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2021 tarih ve 2019/ 41... /481 Karar sayılı kararıyla; davacı ile davalı arasında yapılan 01.06.2004 tarihli protokolde açıkça bu protokolün dava dışı ...'ün davalıya olan borcunun tasfiyesine ilişkin olduğunun ve en geç 31.12.2004 tarihine kadar davalıya ödeme yapılacağının belirtildiği, buna karşılık davalının vade tarihinden önce 03.09.2004 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava dışı banka aleyhine alacak davası açtığı ve davanın kabulüne karar verildiği, bu nedenle davalının protokole konu alacağını dava dışı bankadan tahsil etme imkanının doğduğu, taraflar arasında düzenlenen protokolde borcun 60.000 € tutarındaki kısmının ödenmesinden bahsedildiği, bu ödemenin mutlak suretle davacı tarafından yapılmasının gerekmediği, davalının dava dışı bankadan alacağını tahsil etmesi halinde protokol gereğince ödeme yapılmış sayılacağı, bu nedenle öncelikle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi, bu ilam gereği davalıya ödeme yapılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi, ödeme yapılmaz ise davacının sorumlu olduğu 60.000 € tutarındaki meblağın davacı tarafından depo edilmesine karar verilerek hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması ayrıca eldeki davanın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu gözetilerek dava konusu taşınmazın keşfen tespit edilecek değeri üzerinden harç ikmali sağlanması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.3. Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen tespit olunan değeri üzerinden eksik harcın ikmal edildiği, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde davalı ve dava dışı banka arasında görülen davada verilen kararın dosya kapsamına alındığı, söz konusu davada davanın kabulü ile 73.500 € alacağın dava dışı bankadan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği ve kararın 14.11.2019 tarihinde kesinleştiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.06.2024 tarihli protokol kapsamında dava dışı ...'ün davalıya olan 137.000 € tutarındaki borcuna teminat olarak dava konusu taşınmazın 01.06.2004 tarihinde davalıya temlik edildiği, davalı ... ve ... tarafından İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ... Bankası aleyhine dava dışı ...'ün anılan bankada şube müdürü olarak çalıştığı dönemde kendilerini zarara uğrattığı iddiasıyla açılan davada davalı ... ve eşi ...'a ait 147.000 € meblağın banka kayıtlarında bulunamadığı ve davalı bankanın bu miktardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 73.500'er € alacağın davalı bankadan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verildiği, öte yandan Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava dışı ...'ün ... aleyhine açtığı kooperatif ortaklık payının iptaline ilişkin davada alınan 20.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında ...'ün ...'a olan borcu dışında taraflar arasında bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, eldeki davada davacı ve davalı arasında imzalanan 01.06.2024 tarihli protokolde de açıkça söz konusu protokolün dava dışı ...'ün borcunun tasfiyesine ilişkin olduğunun ve en geç 31.12.2004 tarihine kadar ödeme yapılacağının belirtildiği, buna karşılık davalı tarafından protokolde kararlaştırılan vade tarihinden önce dava dışı banka aleyhine açılan dava ile protokole konu borcun tahsili yoluna gidildiği, bu davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın 14.11.2019 tarihinde kesinleştiği ve kesinleşen karar kapsamında davalı ...'a 95.852,32 € davalının eşi ...'a ise 95.330,21 € alacağın 24.06.2020 tarihinde ödendiği, 01.06.2024 tarihli protokole bağlanan alacağın dava dışı bankadan tahsil edildiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eldeki davada Bölge Adliye Mahkemesince verilen ilk kararda hem harç yönünden eksikliğe işaret edilmesinin hem de işin esasına girilerek İlk Derece Mahkemesi için bağlayıcı nitelikte bir karar verilmesinin ve Bölge Adliye Mahkemesince incelemenin duruşmasız yapılmasının isabetsiz olduğunu, davada uyuşmazlığın temelinin dava konusu protokole konu borcun kaynağının tespitine ilişkin bulunduğunu, bu kapsamda davanın dayanağı protokole konu borcun kaynağının dava dışı ...'ün banka şube müdürlüğü dönemindeki işlemleriyle bir ilgisinin bulunmadığını, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dava dışı bankadan tahsiline karar verilen alacağın bu dosyaya teşmil ettirilemeyeceğini, dava konusu protokole konu borcun davalı ile davacı arasındaki sair iş ilişkisine yönelik olduğunu, bu nedenle davaya konu protokolde belirtilen borç ilişkisinin dava dışı banka mevduatı ile ilişkilendirilmesinin isabetsiz olduğunu, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/ 86... /90 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda dava dışı ...'ün zimmet suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, Ağır Ceza Mahkemesince dava dışı ...'ün bu davaya konu protokolün düzenlenmesi suretiyle borcunu ödediğine yönelik savunmasına itibar edilmediğini, bu tespitin de söz konusu protokolün banka mevzuatı ile ilgisinin bulunmadığı anlamına geldiğini ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, inançlı işlem hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; davalı ...'ın dava dışı ...'den alacağının tasfiyesi amacıyla adı geçenler arasında 01.06.2004 tarihinde "Protokoldür" başlıklı belgenin düzenlendiği, bu belge ile borç miktarının 137.000 € vade tarihinin ise 31.12.2004 olarak belirlendiği, dava dışı ...'e ait ... Konut Yapı Kooperatifindeki hisse ile 77.000 € tutarlı kambiyo senedinin borca teminat olarak ve borcun ifası halinde iade edilmek üzere davalı ...'a devredildiği, söz konusu 137.000 € tutarındaki borç için bu defa davacı ve davalı arasında 01.06.2004 tarihli ve "Protokoldür" başlıklı ikinci bir belge düzenlendiği, bu belgede davacının söz konusu borcun 60.000 € tutarındaki kısmından sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, borcun vadesinin ise 31.12.2004 tarihi olarak belirlendiği, bu borca karşılık Ankara ili Gölbaşı ilçesi İncek Mahallesi 2 36... parsel sayılı taşınmazın teminat olmak üzere davalıya devredildiği ve borcun ifası halinde taşınmazın davacıya iade edileceğinin belirtildiği, davacının kayden maliki olduğu 2 36... parsel sayılı taşınmazın 01.06.2004 tarih ve 3529 yevmiye numaralı satış işlemi neticesinde davalı adına tescil edildiği görülmektedir.İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.11.2015 tarih ve ███████ 21... /693 Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden; asıl davada davacının ..., birleştirilen davada davacının ..., davalının ise ... Bankası A.Ş. olduğu, davanın ...'ün davalı bankada şube müdürü olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle doğan 147.000 € tutarındaki alacağın davalı bankadan alınarak davacılara verilmesi talebiyle 03.09.2004 tarihinde açıldığı, İstanbul 32. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.11.2011 tarih ve 2011/ 30... /112 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2013 tarih ve ████████ 72... /23503 Karar sayılı kararı ile hükmün kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki ve birleşen dava açısından ayrı bir hüküm kurulmaması nedeniyle bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası yapılan yargılamada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.11.2015 tarih ve ███████ 21... /693 Karar sayılı kararıyla asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından 147.000 € tutarındaki paranın davalı banka nezdinde yatırıldığı ve davacılara bir hesap cüzdanı verildiği, dava konusu hesap cüzdanında görülen 147.000 € tutarındaki paranın banka kayıtlarında yer almadığı, davalı bankanın dava konusu hesap cüzdanı nedeniyle davacılara karşı sorumlu olduğu belirtilerek asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile 73.500 € alacağın davalı bankadan alınarak ayrı ayrı asıl ve birleştirilen dosya davacısına verilmesine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.11.2017 tarih ve ███████ 18... /6270 Karar sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verildiği, onama kararına karşı davalı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.11.2019 tarih ve ███████ 50... /7241 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği, Mahkeme kararına konu borcun ifası kapsamında 24.06.2020 tarihinde asıl davada davacı ...'a 95.852,32 €, birleştirilen davada davacı ...'a ise 95.330,21 € ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Öte yandan; Dairenin 04.11.2025 tarihli eksiklik talep yazısı ile dosyaya kazandırılan Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/4 04... /331 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ..., davalının ... olduğu, davanın 30.03.2007 tarihinde ikame edildiği, davacı tarafça taraflar arasında banka mevduatından kaynaklanan borcun tasfiyesi amacıyla 01.06.2004 tarihli protokol düzenlendiği, bu protokol kapsamında 137.000 € borca karşılık teminat olarak ... Konut Yapı Kooperatifi hissesinin davalıya devredildiği ve 70.000 € tutarında kambiyo senedinin davalıya verildiği, buna karşılık davalı tarafından söz konusu mevduat borcu nedeniyle ...'ün o dönemde çalıştığı banka aleyhine alacak davası açıldığı belirtilerek davalıya devredilen kooperatif hissesinin davacı adına tescilinin talep edildiği, davalı tarafça 01.06.2004 tarihli protokole konu borcun banka mevduatından değil taraflar arasındaki şahsi iş ilişkisinden kaynaklandığı ileri sürülerek davanın reddinin savunulduğu, İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2021 tarih ve 2007/4 04... /331 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamında alınan 20.01.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacı ve davalı arasında davaya konu borç ilişkisi dışında başkaca bir borç ilişkisinin bulunmadığının tespit edildiği, davalının 01.06.2004 tarihli protokol kapsamındaki borcun tahsili amacıyla vade tarihinden önce dava dışı banka aleyhine dava yoluna giriştiği ve bu dava sonucunda hükmedilen alacağı da tahsil ettiği belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2023 tarih ve ███████ 26... /1953 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı ancak yalnızca kooperatif pay devrinin iptaline karar verilmesi gerekirken kooperatif yönetiminin yerine geçerek idari nitelikteki tescile karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.09.2024 tarih ve 2024/ 88... /2551 Karar sayılı kararıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararının yerinde olduğu ve ... ile ... arasında davaya konu 01.06.2004 tarihli protokol dışında bir akdi ilişki bulunmadığı belirtilmek suretiyle taraf vekillerinin temyiz isteminin reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verildiği görülmektedir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 12.455,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.