Anahtar kelimeler: Kozmetik İktisab Restoranlarında Yana Sebepsiz Ciro Kambiyo Seri Keşide Temini

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin fatura alacağı karşılığında ----- seri numaralı, 06.11.2024 keşide tarihli 2.530.000 TL bedelli ----- seri numaralı 2 adet çeki davalıya ciro edilip teslim edildiğini, -----şubesine ait ; 10.09.2024 keşide tarihli 2.530.000 TL bedelli ----- seri numaralı, 06.11.2024 keşide tarihli 2.530.000 TL bedelli ------ seri numaralı 2 adet çek bedelleri keşide gününde davalı yana ödendiğini, müvekkil şirket gıda alanında faaliyet göstermekte olduğunu restoranlarında kullanılmak üzere her türlü kozmetik ürün ve ihtiyacın temini için davalı taraf ile anlaştığını, nitekim davalı taraf bu faaliyet kolunda bir şirkette yönetici pozisyonunda çalışmakta ve müvekkil şirketin yetkilisi ile de akrabalık ilişkisi içerisinde olan bir kimse olduğunu, davalı müvekkilin restoranındaki sair ihtiyaçları için; uzun zamandır çalışmakta ve dolayısıyla hakim olduğu da bir iş olması nedeniyle kendisinin hizmet verebileceğini söyleyerek söz konusu işi üstlenmek istediğini, bu doğrultuda müvekkil şirket mezkur çekleri avans ödemesi olarak davalıya ciro ettiğini, ancak ilerleyen süreçte anlaşma iptal olmuş davalı taraftan ödeme karşılığında herhangi bir mal ve hizmet alınmadığını, işbu husus şirketin ticari defterleri ile de sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkil şirketin herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davalı taraf çek bedellerini tahsil ettiğini ve müvekkil aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, TBK m. 78 uyarınca, sebepsiz zenginleşen kişi, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olduğunu, davalı tarafın tahsil ettiği toplam 5.060.000 TL bedel, herhangi bir borç ilişkisine dayanmadığı gibi, müvekkil şirkete karşı ifa edilen bir edimin karşılığı da olmadığını, müvekkilin ticari defterleri, fatura kayıtları ve banka hareketleri ile de sabit olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, sözleşme geçersiz hale geldiğini veya hiç kurulmamış olsa dahi, taraflardan biri diğerine bir edim ifa etmişse, bu edimin geri verilmesi TBK m. 77 vd. kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğunu (Yarg. ----. müvekkilin durumunda da herhangi bir sözleşmesel borç doğmadığından, davalıya yapılan ödeme iade edilmesi gereken bir sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğinden, davalarının kabulü ile ---- şubesine ait ;10.09.2024 keşide tarihli 2.530.000 TL bedelli ----- seri numaralı,06.11.2024 keşide tarihli 2.530.000 TL bedelli ----- seri numaralı 2 adet çek bedellerinin toplamda 5.060.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacınin davasını TBK 77. ve 78. Madde kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığını, sebepsiz zenginleşmeden doğan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi, yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğunu yani müvekkilin yerleşim yeri--- olup yetkili ve görevli mahkeme ---- Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının davası ve taleplerine karşı zamanaşımı defi hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, müvekkili ile davacı şirket arasında iddia edildiği şekilde hiçbir Ticari, Hukuki İlişki, Sözleşme, Avans veya Borç İlişkisi bulunmadığını, müvekkil, davacı şirkete karşı herhangi bir borç üstlenmediğini ve davacı şirket ile bir avans veya hizmet ilişkisine de girmediğini, bu nedenle davacının “müvekkile avans çek devri yapıldığı” yönündeki iddiasının doğru olmadığı gibi, hukuken de geçersiz olduğunu, davacı şirketin kendisi ile müvekkil arasında kurulmamış bir ilişkiye dayanarak “sebepsiz zenginleşme” talep etmesi hukuken de mümkün olmadığını, Davaya konu çekler ekli çek fotokopilerinde de görüleceği üzere dava dışı ciranta ----- tarafından kendi cirosu ile müvekkile olan borcuna karşılık müvekkile devredilen çekler olduğunu, Müvekkil, dava dışı ciranta -- kendisine olan borcu sebebi ile --- tarafından ciro edilen çekleri devralmış ve gününde de çek bedellerini tahsil ettiğini, yani müvekkilin tahsil ettiği çek bedelleri, mevcut ve geçerli bir borcun ifası niteliğinde olduğunu, dolayısıyla müvekkil ile davacı şirket arasında herhangi bir ticari, hukuki ilişki bulunmadığı gibi çekler davacı şirket tarafından da müvekkile devredilmiş çekler olmadığından davacı şirketin işbu davayı açmasında hukuki yararı da bulunmadığını, TBK m.77 vd. kapsamında sebepsiz zenginleşme şartları somut olayda gerçekleşmediğini, bu sebeplerle Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarımızın kabulü ile davanın usulden reddine, davada esasa girilmesi halinde , Çeklerin müvekkile davacı şirket tarafından değil, dava dışı ciranta ----- tarafından müvekkile devredildiği sabit olduğundan, sebepsiz zenginleşmenin unsurları oluşmadığından davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, Alacak davasıdır.Talep eden vekili 12.05.2026 tarihli dilekçesi davadan feragat ettiğini bildirdiği, vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.HMK.nun 307. vd Maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu, hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup talep eden vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla; açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Feragat Nedeniyle REDDİNE,2-Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gereken 244,00 TL harcın, peşin alınan 86.412,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 86.168,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Karar tarihinde AAÜT Genel Hükümler 6. ve 13. maddeleri gereğince 335.300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davalı bir masraf yapmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davacının yapmış olduğu 308,90 TL masrafın kendi üzerinde bırakılmasına,6- Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.