Anahtar kelimeler: Rücuen Yazim Layihalar İzmir Dinlenip İstenmiş Davadan Üye Yoluyla Trafik

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen █████/2023 gün ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili, davacı sigorta şirketi ... plaka sayılı aracı bileşik kasko sözleşmesi ile sigortalı aracı olduğunu, 07.10.2019 tarihinde ...Mahallesi davalıya ait otoyol şantiyesinde ... istikametinden seyir halindeyken sürücü beton bariyerlerle yolun kapalı olmasını görmesi ile yolun sağına doğru savrulup yoldan çıkması sonucu maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, sürücü uyarı levhası konmadan ve havanın yağışlı olmasından dolayı ani manevra yapmak zorunda kaldığını ve kazanın gerçekleştiğini, kaza sonrası ekspertiz incelemesi yapılmış olup araçta ağır hasar olduğunu, hasar maliyetinin yüksek olması sebebiyle piyasa bedeli ortala 90.000.00 TL olabilecek mutabakatta varılarak aracın çekme belgeli ağır hasar işlemi görmesi uygun görülüp ödeme yapıldığını, aracın hurdası 48.000.00 TL satıldığını, davacı şirket zararının 42.000.00-TL olmuş bu değer hakları saklı kalmak kaydı ile dava değeri olduğunu, davalılar ortaya çıkan zarardan sorumlu olduklarını, otoyol işletmesi kaza esnasında şantiyede otoyol inşaatında gerçekleştiren şirket olduğunu, inşaat faaliyetleri kapsamında beton bariyerlerin sebebiyet verdiği zarardan sorumlu olduğunu, diğer davalı ... zarardan sorumluluğu kanundan kaynaklandığını, yol yetki ve sorumluluk alanında olduğunu, yolda gerekli tedbirleri aldırmadığını, davacı şirketin alacağı TTK 1481. Madde olup hükme göre sigortacı halefiyet ilkeleri çerçevesinde sigortalısına ödediği sigorta tazminatını teminat kapsamında rizikonun meydana gelmesine haksız fiilleri ve sair nedenlerle sebep olan ve bu zarardan sorumlu bulunanlardan kusuru oranında geri alma hakkına sahip olduğunu, arabuluculuk görüşmeleri yapılmış olup sonuç alınamadığını, belirtilen nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 42.000,00-TL tutarında tazminatın 19.11.2019 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı....A.Ş vekili,04 Nisan 2017 tarihinde ... ile Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu Projesi işine ilişkin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılmasına İlişkin Uygulama Sözleşmesi'ni imzalandığını, bu kapsamda Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu projesinin yapımı, işletilmesi ve işletme süresi sonunda İdareye devri işlerini yüklendiğini, davalı şirket ile davacı Sigorta Şirketi Arasında herhangi bir ilişki olmadığında davanın reddi gerektiğini, işbu davanın arada sözleşme ilişkisi bulunmadığından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, Yapım yüklenicisi ....A.O., dava dışı ..... A.Ş. ile "Toprak İşleri, Sanat Yapıları Kazı-Dolgu İşleri ve Drenaj İşleri Sözleşmesi (Uzman Ekip Sözleşmesi)" imzalanmış ve Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyol Projesi kapsamında ilgili işler dava dışı ....A.Ş.ye verildiğini, Söz konusu ... plakalı araç ....A.Ş.nin işbu dilekçe ekinde sunulan sözleşme kapsamındaki işlerini yerine getirmek üzere şantiye sahasında görevlendirdiği araçlardan olduğunu, kazaya karışan ve bu dava kapsamında tanık olarak davacı Sigorta Şirketi tarafından dinletilmek istenen .... de .... A.Ş. çalışanı olduğunu, Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu kaza tarihinde halen yapımı devam etmekte olan bir proje olup, kaza tarihi itibariyle kaza mahalli yapım şantiyesi sınırları içerisinde olduğunu, Otoyol, trafiğe 30.10.2019 tarihinde saat 00:01 itibariyle açıldığını, 28.08.2019 tarihli yazısı ile şantiye sahası genelinde (asfaltlama çalışmalarının tamamlandığı kesimler ile servis/toprak yollar da dahil olmak üzere) uyulması gereken hız sınırlamalarını .... A.Ş.ye bildirildiğini, ilgili yazıda, asfalt atılmış yollarda aşırı hızlı araç kullanıldığı ve bunların sonucunda ise ciddi kazaların yaşanabileceği de açık bir dille kendilerine bildirilmiş olduğunu, işbu dilekçe ekinde yer alan görsellerden de anlaşılabileceği üzere, kazanın vuku bulduğu yol kesiminde hız sınırlamalarına dair levhalamalar da dahil olmak üzere gerekli tüm uyarı işaretlemeleri tesis edilmiş ve müvekkil şirket ile yapım yüklenicisi tarafından alınabilecek tüm tedbirlerin alındığını, ilgili otoyol kesiminde görevli İSG uzmanı tarafından kazaya dair tanzim edilmiş olan ve .... A.Ş.'ye tebliğ edilip ... A.Ş. Temsilcisi tarafından imza edilmiş "Kaza, Vaka ve Ramakkala Kök Araştırma Formu"nda da olayın başlıca kök sebebi olarak aracın şantiye hız limitlerine aykırı şekilde kullanılması olduğu tespiti yapıldığı, faiz başlangıç tarihi dava tarihi olan 28.08.2020’dir. Ayrıca istenen faiz türü de yerinde olmayıp yasal faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin sigorta şirketi ile sözleşmesel ilişkisinin olmaması ve müvekkili şirketin kazada ağır kusur dahil herhangi bir kusur veya ihmalinin olmaması dolayısıyla haksız ve mesnetsiz açılan huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı .... 2. Bölge Müdürlüğü Vekili, davanın konusu davacı sigorta şirketi sigortalısı aracın 07.10.2019 tarihinde Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu'nun ... mevkiinde meydana gelen kaza nedeniyle meydana geldiği iddia olunan hasar bedelinin tazmini olup; işbu davanın davalı İdare yönünden husumetten reddinin gerektiğini, ... AŞ ile İdaremiz arasında 05897 yevmiye numarası ile kaydedilen ve 04.04.2017 tarihinde imzalanan Menemen-Aliağa-Çandarlı Otoyolu Projesi Yap-İşlet-Devret Modeli İle Yapılmasını, İşletilmesi Ve Devri İşine Ait Sözleşme'nin "İşyeri Teslimi, İşe başlama ve Süresi" başlıklı 5'inci maddesinde sözleşmenin süresi, yapım süresinin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden itibaren 3 yıl olduğu hususu açıkça belirtildiğini, aynı sözleşmenin "Sorumluluk ve Tazminat" başlıklı 29.2.1.maddesi, " Görevli Şirketin Yapım ve İşletme Süresi'nde üçüncü kişilere vereceği her türlü zararlar ile Sözleşme Süresi'nce meydana gelebilecek kazalar sonucu ortaya çıkan zararlardan İdare hiçbir şekilde sorumlu olmayıp, Görevli Şirket bu zararları İdare'ye rücu etmeyecektir." düzenlenmesine haiz olduğunu, dolayısıyla yolun, kazanın meydana geldiği tarih (07.10.2019) itibari ile diğer davalı .... AŞ'nin sorumluluğunda olduğunun açık olduğunu, sözleşmenin yukarıda yer verdikleri hükmü gereği de idarenin herhangi bir sorumluluğu olmayıp, davanın idare yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda olayın tetkik ve kusur nitelendirmelerinin yerinde olduğu, zira öncelikle yolun yapım ve bakımına ilişkin sorumlu kuruluşun her ne kadar yol bitiminde uyarı işaret ve levhaların konulmasını sağlamış ise de kazanın 20.10'da gerçekleştiği, havanın yağmurlu olması nedeniyle karanlık ortamda tabela ve levhaların yeterli uyarıcılıkta bulunmayacağının bilirkişi raporunda da belirtildiği ve kazanın gerçekleşmesinde yeterli görünürlük sağlanmamasının %50 oranında etken olduğu, davacının sigortalısı araç sürücüsü .... yönünden ise hava, yol ve ışık şartlarına göre aracın hızını ayarlayamaması nedeniyle %50 kusurlu kabul edildiği, mahkememizce de belirtilen kusur dağılımı dosya kapsamına uygun bulunmakla kazanın gerçekleşmesinde kusur dağılımının %50 sürücü ve %50 yolum yapım-bakım sorumlusu şirkette olduğu değerlendirilmiştir. Davacının sigortalısı dava dışı şirketin kaza nedeniyle gerçek zararı 42.000,00-TL olarak tespit edilmiş olup dava konusu yolun yapımını gerçekleştiren davalı .... A.Ş.'nin %50 kusuruna denk gelen 21.000,00-TL ile sorumlu olduğu gözetilerek bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça dava ...'ne de yöneltilmiş olup, dava konusu yolun Yap-İşlet-Devret yatırım modeline göre davalı .... A.Ş.' tarafından yapımının gerçekleştirildiği, davalı ...'nün yol üzerinde herhangi bir yapım ve bakım sorumluluğu bulunmadığı gözetilerek uğranılan zararda kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiş ve bu davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça dava dışı sigortalıya █████/2019 tarihinde 52.000,00-TL ödeme yapıldığı dava dilekçesi ekinde yer alan banka dekont örneğinden anlaşılmış olup davalı şirketin sorumluluğu kaza tarihinden itibaren zarar görene karşı başladığı, zarar görene ödeme yapan sigorta şirketine karşı ise ödeme tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulabileceği gözetilerek ödeme tarihi █████/2019'dan itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça avans faizi talep edilmiş olup zarar gören araç malikinin ticaret şirketi olması, aracın şirkete ait olması nedeniyle ticari nitelikte olduğu kabul edilmiş ve avans faizine hükmedilmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiş olup, davanın kısmen kabulüne, 21.000,00-TL maddi tazminatın davalı.... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına █████/2019 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlasına dair istemin ve davalı ... aleyhinde açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı .... AŞ. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, sigortalı araç sürücüsüne kusur yüklenmesinin somut dayanağının bulunmadığı, rapora yapılan itirazların değerlendirilmediği, meydana gelen kazanın hız sınırına uyulmaması değil yolun beton barikatlar ile kapatılmış olmasına rağmen sürücüyü uyaracak bir levhanın olmamasından kaynaklandığı, tanık beyanının görmezden gelindiği ... yönünden davanın reddinin hatalı olduğu zira davalılar arasındaki iç ilişkinin davacıyı ilgilendirmediği, davalı ... nin yetki ve sorumluluk alanında olan yolda gerekli tedbirleri almadığı gibi beton bariyerlerin can ve mal güvenliğine zarar vermemesi için uyarıcı levha ve işaret konulmadığından davalının da kusur kapsamında sorumlu olduğu hususlarını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
... vekili, davalılar yönünden verilen rat karar sebebi farklı olmakla birlikte tek vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığı, ret sebebi farklı davalı ... yararına ayrı vekalet ücretinin tekdir edilmesi gerektiği hususu istinaf nedeni olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
....AŞ. vekili, olayın trafiğe ve kamuya açık olmayan şantiye alanında meydana geldiğinden trafik kazası olarak kabul edilmesi doğru olmayacağından aksi kabul ile yapılan araştırmanın doğru olmadığı bu nedenle de dosyaya kazandırılan raporların hükme esas teşkil edemeyeceği, olay yerinin karayolu olarak kabul dilemeyeceği, yolun kazadan sonra █████/2019 tarihinde trafiğe açıldığı, davalının aydınlatma zorunluluğunun olmadığı, dava dışı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gibi şantiye sahası çalışanı olması sebebiyle olayın meydana geldiği yeri bilebileceği, bu nedenlerle sorumluluğun bulunmadığı hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, trafik kazasından kaynaklı kasko şirketi olan davacı tarafından akiti konumundaki sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, █████/2019 tarihinde davacı yana kaskolu ... plaka sayılı aracın tek taraflı karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı oluşan kazaya ilişkin kolluğa haber verilmesi üzerine jandarma personeli tarafından aynı tarihli tutanağın tutulduğu, davacıya yapılan başvuru neticesinde aracın bu kazadan kaynaklı pert işlemine tabi tutulması neticesinde sigortalıya iki ayrı tarihte toplam 90.000,00 TL ödeme yapıldığı, sovtajlı halde hurda aracın 48.000,00 TL bedelle davacı dışı şirkete satılması ile halefiyet prensibi gereği sigortalıya ödenen tutardan davacı nezdinden karşılanmayan 42.000,00 TL hasar miktarı olmakla birlikte bu tutarın davalılara sorumluluk atfedilmek suretiyle tahsili istemine yönelik eldeki davanın açıldığı, mahkemece trafik bilirkişisi ile makine mühendisi bilirkişisinden alınan █████/2022 tarihli raporda ... plaka sayılı araç sürücüsü ....ın 2918 sayılı Yasanın 52/b maddesini ihlal ettiği, davalıların ise aynı yasanın 13. Maddesi kapsamında ihlal niteliğinde davranıştan sorumlu olduğu, talep edilen 42.000,00 TL nin yerinde bir bedel olduğu yönünde sonuç değerlendirmesinin yanında rapor içeriğinin kontrolünde kazanın yolun inşaat alanından bitmiş bölümüne girişte meydana geldiği, söz konusu otoyol kesiminin yapım aşamasında olup trafiğe kapalı olduğu tespitinin de yapıldığı, mahkemece rapora yapılan itirazlar üzerine Karayolları Fen heyetinden alınan █████/2022 tarihli raporun dosyaya kazandırıldığı, bu raporun incelenmesinde ise olay mahallinin otoyol yapım şantiyesi alanında olduğu ve bölünmüş yol olan mahallin trafiğe kapalı alan olduğu, yol üzerinde uyarıcı ve hız trafik levhalarının bulunduğu bunun yanında bitiş bölümünün otopark çizgili beton bariyerler ile kapalı olduğu belirtilerek sürücü ....'an az önce bahsedilen Yasa'nın 52/1-a ve 52/1-b maddelerini ihlal ettiğinden olayda tam kusurlu olduğu davalılar yönünden kural ihlalinin bulunmadığı, bu rapora ise davacı yan itirazı üzerine raporlar arası çelişkinin giderilmesi için İTÜ'den alınan █████/2023 tarihli raporda ise yine kazanın taşıt trafiğine açık olmayan yol kesiminde meydana geldiği, yol üzerinde uyarıcı ve hız levhalarının olduğu, bitiş bölümünün çizgili beton bariyer ile kapalı olduğu bu kapsamda 2918 sayılı Yasanın 2. Maddesi ile rapora ekli Yargıtay HGK kararı karşısında kazanın 2918 sayılı Yasanın 2/a gereğince karayolu ile bağlantısının olmasına göre karayolu sayılan yerlerden olduğunun kabulü karşısında araç sürücüsü ve yolun yapım ve bakımından sorumlu olan kurum/kuruluşun %50'şer oranda sorumlu oldukları yönünde görüş bildirmeleri üzerine mahkemece daha evvelden hasar miktarına yönelik yaptırılan bilirkişi incelemesindeki miktarın %50 karşılığı gözönüne alınarak davalı ... Şirketi yönünden kısmen kabulüne, davalı ... yönünden ise herhangi bir yapım ve bakım sorumluluğu olmadığından reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında varlığı sabit kolluk görevlileri tarafından tutulan █████/2019 tarihli tutanakta olay yerinin ...Mh. Yeni Otoyol şantiye sahası içerisinde olduğu ve kazaya karışan aracın otoyoldan çıkmış vaziyette yolun yaklaşık 4-5 metre yakının bulunan su kanalı içerisinde olduğu yönünde tespitinin yapıldığı ayrıca söz konusu tespitte yolun beton barikatlar ile kapalı olduğunun belertildiği görülmüştür.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Bu çerçevede; dosyaya yukarıda belirtilen şekilde birden fazla rapor kazandırılmakla birlikte İTÜ Trafik Kürsüsünden alınan son rapor hükme esas alınarak bir değerlendirme yapılmış ise de kazadan sonra kolluk görevlilerince tutulan █████/2019 tarihli tutanağa göre ve dosyaya kazandırılan tüm raporlarda olay yerinin... Mh. Yeni Otoyol şantiye sahası içerisinde olduğu, yol bölünmüş olup trafiğe kapalı olduğu, yol üzerinde uyarıcı ve hız trafik levhalarının bulunduğu, otoyolun bitiş bölümüne konulan otopark çizgili beton bariyerler ile yolun kapalı olduğu, davacı yana kaskolu aracın otoyol şantiye sahasından çıkmış vaziyette yolun yaklaşık 4-5 metre yakında bulunan su kanalı içerisinde olduğu tespitlerinin yapıldığı gözönüne alındığında her karayolu bağlantısı olan yolun 2918 sayılı yasanın 2. maddesinde belirtilen şekilde karayolu olarak kabul edilemeyeceğinden olay mahalli yere dair az yukarıda belirtilen nitelikler gözönüne alındığında olayın meydana geldiği yerin henüz taşıt trafiğine açılmamış şantiye sahasında meydana geldiğinden olayın trafik iş kazası mahiyetinde olduğu anlaşılmakla 6331 sayılı yasa kapsamında kusur ve etkenlik durumunun değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle de davalılar yönünden kusur atfı niteliğinde eylemin varlığı ya da yokluğu yahut davalılar yönünden kusur atfedilebilecek bir durumun bulunup bulunmadığı yönünde kanaatin iş güvenliği uzmanı tarafından belirtilmesi gerektiği ne var ki hükme esas alınan raporu tanzim edenler arasında bu nitelikte bir bilirkişinin bulunmaması nedeniyle raporun hükme esas alınması mümkün olmadığından bu durumun eksik incelemeye sebebiyet verdiği, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamayacağından bu yönden ileri sürülen istinaf istemleri yerinde görülmüştür.
O halde mahkemece gelinen aşama itibariyle olay mahalli yerin trafiğe kapalı alan olarak kabul edilmesi gereken şantiye sahası içinde meydana geldiğinden toplanan deliller kapsamında davalılar yönünden sorumluluk olup olmadığı, davalıların olaya ilişkin tedbir alma yükümlülüklerinin olup olmadığı, kazaya karışan araç sürücüsünün vasfının davalılar yönünden sorumlulğa bir etkisinin olup olmayacağı, davalılar yönünden sorumluluğun tespiti halinde sorumluluğun kimden yahut neyden kaynaklandığı dolayısı ile davalılar yönünden kusur atfının mümkün olup olmadığı, birden fazla etken olması halide halinde kusurun oransal dağılımı da yapılmak suretiyle kusurun tespitine yönelik kanaat bildirilmek üzere dosyanın resen seçilecek 2 iş güvenliği uzmanı ve 1 trafik bilirkişisinden (önceki bilirkişiden farklı) oluşan heyete tevdisi ile meydana gelen kazada davalılar yönünden sorumluğun olup olmadığı, olayın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı, birden fazla kişi/kurum kusurlu ise kusurun aynı zamanda oransal dağıtımı da yapılmak ve bir önceki paragraftaki açıklanan hususta kanaat belirtmek suretiyle açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak gerekir ise bu rapora yapılan itirazların da ek bir rapor ile karşılandığı şekilde açık, anlaşılır, denetime elverişli rapor alınarak oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu nedenlerle davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
Kabule göre, davalılar yararına tek vekalet ücreti hükmedilmiş ise de davalı ... yönünden verilen red kararı ile diğer davalı yönünden verilen ret karar sebepleri farklı olduğundan davalılar yararına ret sebebine göre ayrı vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru bulunmamıştır.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
:Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1-Davacı vekili ile davalı .....A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazları ile .... vekilince yapılan istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
5-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvuranlara iadesine,
6-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!