Anahtar kelimeler: Palu Zilyet Elazığ Diyarbakır Mahallesi İli İlçesi Tasarrufunda Kesinlik Şartı
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Elazığ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 15... parsel, 1 17... ve 29 parsel, 1 53... parsel, 1 18... parsel, 1 20... parsel, 1 16... ve 17 parsel, 1 43... parsel ve ... Mahallesi 2 62... parsel, 2 66... parsel, 2 84... parsel sayılı taşınmazların müvekkillerinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu; ancak kadastro işlemleri yapılırken taşınmazların davalı vakıf adına tescil edildiğini, bu yerlerin müvekkilleri tarafından imar-ihya edildiğini, dava konusu taşınmazların davalı vakıf tarafından zilyet edilmediğini, davacıların taşınmazları irsen intikalen nizasız-fasılasız tasarruf edip kullandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vakfın aktif olan mütevelli eliyle idare edilen bir vakıf olduğunu, taşınmazların vakfiye sınırları içerisinde kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, taşınmazların vakıf arazisi olduğunu, davacının işgalci konumunda bulunduğunu, Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla davacıların murislerinin de içinde bulunduğu bir kısım davalılar hakkında müdahalenin men'ine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Vakıf mütevellisi cevap dilekçesinde özetle; davalı taşınmazların vakfiye kapsamında davalı vakfa ait gayrimenkuller olduğunu, davacı veya murislerinin hiç bir zaman bu taşınmazlara asli zilyet olmadığını, bu araziler için 1937 tarihli vergi kaydı oluşturulduğunu, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki ve 4721 sayılı TMK'nın 713. maddesindeki koşulların davacılar yararına oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, dinlenen tanık beyanları, mahalli bilirkişi anlatımları ve alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında dava konusu 1 15... parsel dışındaki taşınmazların 3402 sayılı Yasa'nın 16. maddesinde belirtilen yerlerden olmadığı, taşınmazlar üzerinde 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde aranan zilyetlikle iktisaba ilişkin şartların davacılar yararına oluştuğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Yasa'nın yürürlük tarihinden önceki döneme ait hava fotoğraflarında davaya konu taşınmazlar açısından imar-ihyanın gözlendiği, davalı vakfın mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğu, vakfedilmiş mallarının ise doğrudan hayrat mal olmayıp zilyetlikle kazanılabilen taşınmazlardan olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile; Elazığ ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde tapuya kayıtlı 1 15... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine; diğer parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 115 ada ve 10 parsel ile ilgili verilen kararın hatalı olduğunu, zira davacıların sözü edilen taşınmazı müşterek biçimde ekip biçtiğini, kadimden beri kullanmakta olduğu ve fiili zilyedi bulunduğunu, gerek keşif anında bilirkişilerce ve gerekse tanık anlatımları ile taşınmazların önceleri davacıların babalarının kadimden beri, sonrasında da davacıların ihya ederek kullandıkları hususunun ispat edildiğini, sözü edilen taşınmazın da davacılar adına tescil edilmesi gerektiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı vakfın vakfiyesinin kapsamında kaldığını, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmazların bulunduğu yerde yapılmış olan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin evrakın ve öncesine ilişkin hava fotoğraflarının dosya arasına alınıp incelenmediğini, davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunun ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Elazığ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 15... parsel, 1 17... , 29 parsel, 1 53... parsel , 1 18... parsel, 1 16... , 17 parsel, 1 43... parsel ve ... Mahallesi 2 62... parsel, 2 66... parsel, 2 84... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, dava konusu 1 15... parselin tapu kaydı üzerinde şerh bulunmadığı gibi 1 53... parselin ... oğlu ...'ın, diğer taşınmazların ise ... oğlu ... kullanımında olduğu, 1 17... , 31... ada 2 parselin bir kısmı üzerinde Türkiye Elektrik Kurumu lehine irtifak hakkı olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Davacıların temyiz itirazları incelendiğinde; dava konusu 1 15... parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, eski tarihli hava fotoğraflarının tamamında taşınmazda ekili-dikili alanların bulunmadığı, imar-ihyanın rastlanmadığı tespit edilmekle 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde aranan iktisap şartlarının oluşmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazların tapu kayıt maliki olan ... ... oğlu ... ... Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabı, gerekse aynı vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya incelendiğinde, adı geçen vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp icare-i vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edildiği, sözü edilen vakfın vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunduğu tereddütsüzdür. Ne var ki, davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı toplanan deliller arasında çelişki hasıl olduğu halde, bu yön üzerinde durulmadığı, taşınmazlar üzerinde davacılar yararına eklemeli zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup-oluşmadığı yöntemince belirlenmeden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hâl böyle olunca; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişlik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, inşaat mühendisi ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, davalı vakfın taşınmaz üzerinde asli yahut fer-i zilyetliğinin bulunup bulunmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; var ise komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, krokili rapor alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazların toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, bitki örtüsünü, taşınmazların imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir, önceki bilirkişi raporunu irdeleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; inşaat mühendisi bilirkişiden taşınmaz üzerinde yer alan yapıların yaşları ve taşınmazların niteliği hususunda görüş istenmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan dosyada mevcut stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazların sınırlarını ve niteliğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde, önceki bilirkişi raporunu da irdeleyecek biçimde yeniden rapor alınmalı; toplanmış ve toplanacak tüm deliller bir arada değerlendirildikten sonra zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek ve harita mühendisi ile ziraat mühendisi raporları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!