Anahtar kelimeler: Senede Evraktan Kıymetli Vade Başkan Yazim Kambiyo Limited Katip Gaziantep

T.C.
GAZİANTEPBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ..KARAR NO
: ..T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ..ÜYE
: ..ÜYE
: ..KATİP
:..İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: ..NUMARASI
: ..DAVACI
: ..VEKİLİ
: Av...DAVALI ..VEKİLLERİ
:..DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: ..YAZIM TARİHİ
:..Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:DAVA
: Davacı.. . Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; Şirketi aleyhine davalı alacaklı tarafından .. İcra Müdürlüğünün .. Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmış olduğunu, takibe dayanak gösterilen .. tanzim tarihli, ..vade tarihli, .. TL bedelli senede şirket yetkilisi . . olarak imzasının taklit edilerek atıldığını, imzanın kendisine ait olmadığını, müvekkili ile ödeme emrini tebliğ alan . . arasında baba oğul ilişkisi olduğunu, bu nedenle İİK madde 72 hükmü gereğince ihtiyati tedbir talebinin kabulüyle şirketin mağdur olmaması ve geri dönülmez zararlara uğramaması için açıkça kötü niyetli olarak başlatılan takibin ihtiyati tedbir yolu ile konulan hacizlerin kaldırılmasını, icra ödeme emrinin şirket çalışanı olmayan bir şahsa tebliğ edildiğini, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını sahte imza ile borçlu duruma düştüğünü açıklanan nedenlerle .. İcra Müdürlüğünün.. Esas sayılı dosyasından ve takibe konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı . . vekili cevap dilekçesinde özetle; tebliğ mazbatası incelendiğininde ödeme emrini bizzat şirket ortağı olan . . tebliğ aldığını, bu nedenle davacı şirketin; tebligatın usülsüz olduğu ile ilgili iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ödeme emri . .. tebliğ edildikten sonra . . davacı şirketin diğer ortağı . . bilgi verdiğini, diğer ortak . . şirketin tüm hissesini üzerine aldığını, davacı tarafın müvekkili ile ödeme emrini tebliğ alan . . arasında baba oğul ilişkisi olduğunu ileri sürdüğünü, davacı şirketin diğer ortağı ve yetkilisi arasında da ağabey kardeş ilişkisi olduğunu, davanın reddini, itiraz edilen tutar üzerinden davacı borçlu aleyhine .. icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.YEREL MAHKEME KARARI
: İlk derece mahkemesince; "hazırlanan.. tarihli bilirkişi raporunda özetle; (...) davaya konu edilen ..anzim tarihli .. vade tarihli .. TL bedelli bononun kayıtlı olmadığı gibi davacı ile davalı arasında herhangi bir ticari münasebet kaydının da olmadığını mahkememize bildirmiştir. (...) Mahkememizce ... yazılan müzekkere cevabında davacı şirketin ortaklarının . . ve . . olduğu her ikisininde münferiden şirket yetkilisi olduğu, . . şirket ortaklığının.. tarihinde sona erdiği, şirket ortaklığı ile birlikte şirket yetkilisi sıfatının da sona erdiği gelen kayıtlardan anlaşılmıştır. .. sistemi aracılığı ile davalının incelenen . . kayıt tablosunda . . davalı . . oğlu olduğu ve aynı zamanda davacı şirket yetkilisi .. ile Davalı . .. da kardeş oldukları anlaşılmıştır. Davaya konu senedin düzenlendiği tarihte dava dışı . .. davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu tespit edilmiştir. Dosyamız arasına alınan .. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde gönderilen ödeme emrinin .. tarihinde dava dışı ve o tarihte şirket ortağı olan . .. tarafından tebliğ alındığı tespit edilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesinin birinci sayfasında davaya konu senet üzerindeki imzanın şirket yetkilisi olan . .. ait olmadığının beyan etmiş olsa da dava dilekçesinin ikinci sayfasında dava dışı . .. ait olduğunu beyan etmiş olup, ayrıca cevap dilekçesinde de davalı tarafça senet üzerindeki imzanın . .. ait olduğu açıkça beyan edilmiş olup, bu sebeple mahkememizce imza yönü ile herhangi bir inceleme yapılmamıştır. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde senedin, şirketin eski ortağı olan . . tarafından düzenlenerek babası olan . .. verilmiş olması, yine gönderilen ödeme emrinin . .. tarafından tebliğ alınmış olması, davacı şirkete ait ticari şirket kayıtlarında davaya konu senedin ticari defterlerde yer almadığı gibi davalı ile davacı taraf arasında herhangi bir ticari münasebet kaydına rastlanılmamış olmasına, dava dışı . .. şirketi münferiden temsile yetkili olduğu dönemde davaya konu senedi keşide ederek davalı olan babasına vermiş olduğu dikkate alındığında 6102 sayılı TTK 626 ve 629 maddeleri çerçevesinde müdürün şirkete özenle bağlılık hükümlülüğü ile bağdaşmayacak şekilde yetkinin kötüye kullanılması ve şirketi bağlayıcı nitelikte olup olmadığı, temsilciye verilmiş bir iznin veya sonradan icazetin bulunduğuna dair de herhangi bir delil olmadığından davacının davaya konu senetten dolayı borçlu olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir... Davalı tarafça davaya konu senetten dolayı davacıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinden davalıya mahkememizin.. tarihli duruşmasında yemin delili hatırlatılmış davalı vekilince yemin deliline dayandıkları beyan edilmiş, davalıya bu hususta yemin metnini sunmak üzere .. haftalık kesin süre verilmiştir. Davalı vekilinin yemin metnini mahkememize ibraz ettiği, yemin metninin davacı şirket temsilcisi olan . . tebliğ edildiği anlaşılmakla, davacı şirket yetkilisi . .. mahkememizin .. Celsesinde; "Temsilcisi olduğu davacı şirket davaya konu olan bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığını, davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki ve alacak ilişkisinin olmadığı" şeklinde yeminde bulunmuştur. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki uyuşmazlık konusu olan "yemin delili" de kesin deliller içerisinde yer aldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. (...) Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda davalının senedin lehtarı olması ve bu senetten dolayı davacı şirketten alacaklı olup olmadığının bilebilecek durumda olması sebebi ile davalı aleyhine kötün niyet tazminatına hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı taraf istinaf dilekçesinde; davacı şirketin yetkililerinden birinin de dava konusu bonoyu imzalayan . . olduğunu, bono düzenleme tarihi ve icra takip tarihinden sonra . .. paylarını devrettiğini, hem bono düzenleme tarihinde hem de icra takip tarihinde . . davacı şirketin hem yetkilisi hem de ortağı olduğunu, bononun davacı şirketin kendi defterlerine işlememiş olmasının kendi lehine delil oluşturamayacağını, kambiyo senedi olan bononun ticari defterlere kayıt edilmesi zorunluluğu bulunmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, yeminin uslüne uygun yapılmadığını, mahkemece sundukları yemin metninin tamamının kabul edilmediğini, şirket yetkilisi . .. tanık olarak dinlenilmesi taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava, kambiyo senetlerine özgü icra takibi nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 72'ye göre menfi tespit davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu bono nedeniyle davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığı konusundadır.6102 sayılı TTK m. 626 uyarınca şirket müdürleri ve yöneticileri şirkete bağlılık ve özen yükümlülüğü altındadır. Somut olayda, davacı tarafından dava dışı temsilcinin eyleminin dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürüldüğüne göre temsilcinin şahsi borcu için temsil ettiği şirketi kambiyo taahhüdünde bulunan olarak göstermesiyle ilgili tutum ve davranışların şirkete karşı bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK m. 626/I'e göre; “Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler”. Bu madde ile “özen” ve “şirket menfaatinin gözetilmesi” kavramları birbirinden ayrılmıştır. Özen, iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkati, ciddiyeti ve bilimselliği ifade ederken, şirket menfaatinin gözetilmesi ise şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine feda edilmemesi, diğer menfaatlerin arkasına konulmaması anlamına gelir. Ayrıca özen ve bağlılık yükümü, müdürün kendisiyle şirketin menfaatlerinin çatıştığı durumlarda şirketin menfaatlerine öncelik vermesini ve bu tür menfaat çatışmalarının olduğu toplantılara dahi katılmamasını zorunlu kılar.Somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu .. TL bedelli bononun alacaklısının davalı . ., borçlusunun davacı şirket olduğu ve dava dışı . . davacı şirketi temsilen bonoyu imzaladığı, dava konusu bononun keşide tarihi olan .. tarihinde dava dışı . . davacı şirketi temsile münferit imza ile yetkili olduğu, müdürlük görevinin ise .. tarihinde son bulduğu anlaşılmaktadır.Davacı şirketin borcu için düzenlendiği anlaşılan bonoya şirket adına imza atılması da temsilcinin özen ve bağlılık yükümlülüğüyle bağdaşmadığı gibi temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını göstermektedir.6102 sayılı TTK m. 626/I gereğince şirketi temsile yetkili olan müdürler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Başka bir ifadeyle şirket menfaatinin söz konusu olduğu durumlarda şirket müdürü, dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirme yaparak şirketin menfaatini kişisel menfaatlerinin ve diğer kişilerin menfaatlerinin üzerinde tutması gerekmektedir. Müdürün, kendisiyle şirketin menfaatlerinin çatıştığı durumlarda dahi şirketin menfaatlerine öncelik vermesi ve bu tür menfaat çatışmalarının olduğu toplantılara katılmaması zorunluluk arz etmektedir. .Davacı şirketin ticari faaliyetleriyle ilgisi olmayan bir kişiye bono vermesi, yapılan işlem ile şirketin amacının dışına çıkıldığı ve temsilcinin yetkisiz işlem yaptığı anlamına gelir. Bu durum ancak işlem yapan kişinin iyiniyetli olması hâlinde geçerli olabilir. Eldeki davada ise temsilcinin şirketin ticari ilişkisi olmayan birine bono verdiği tarafların üçünün de baba oğul ve kardeş oldukları bu durumun da borcun tarafı olan alacaklı lehtar tarafından bilinebileceği açık olduğuna göre 6102 sayılı TTK m. 371/II-2 uyarınca iyiniyetten bahsedilemeyecek olup, davacı şirketin borçlu olmadığının kabulü gerekir.Davaya konu bononun miktar itibariyle 6100 sayılı HMK m. 201'e göre tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle mahkemenin tanık dinlememiş olmasında da usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır. Davalıya yemin delili hatırlatılarak ispat yükü üzerinde olan davacının yemininin yaptırılmasında da 6100 sayılı HMK m. 225 ve devamı maddelerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunamamaktadır. Bu nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK m. 353/I-b. (1) maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye .. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine,6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. █████/2026Başkan.¸e-imzalıdır..Üye.¸e-imzalıdır.Üye.¸e-imzalıdır. .Katip..¸e-imzalıdırNOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."