Anahtar kelimeler: Gezinti Teknesinin Yat Yazim Poliçesi Layihalar İsimli İzmir Dinlenip İstenmiş

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 08.06.2023
NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU
: Tazminat
KARAR TARİHİ
: 07.05.2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: 07.05.2026
İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:Davacı vekili, ...'a ait olan ve davalı şirkete 22.04.2016-22.04.2017 tarihleri arasında geçerli yat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... isimli gezinti teknesinin 05.02.2017 tarihinde ... - ... İzmir'de bağlı durmakta iken bölgedeki kuvvetli hava muhalefeti sırasında limandaki 2-3 tekneyle birlikte battığı, davalı şirkete riziko ihbarında bulunulduğunu, davalı şirket tarafından eksper görevlendirildiği ve hasar dosyası oluşturulduğunu, hasar dosyası kapsamında eksper tarafından talep edilen her türlü bilgi ve belgenin temin edildiğini, inceleme için istenilenlerin tamamının özenle yerine getirildiğini, ancak hasar ödemesi beklenirken davalı şirket tarafından hasar tazmin talebinin karşılanmadığını, ...'ın İzmir 30. Noterliği'nin ██████████ yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yetkilendirdiği ... tarafından poliçeden kaynaklı hasar nedeniyle doğan alacağın davacıya temlik edildiğini belirterek alacak belirlenebilir hale geldiğinde arttırmak kaydıyla fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 10.000 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, zarara uğrayan yat sahibi ...'ı yetkilendirdiği ... tarafından kasko poliçesinden kaynaklı hasar nedeniyle doğan alacağını ...'e devrettiğini, bu belgeyi sunmadığı takdirde davacının işbu davayı açma konusunda aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, meydana gelen olayda zararın poliçe teminatı kapsamında dışında olduğunu, Instıtute Yacht Clauses 1.11.85 CL 328 gereği sigortalı teknenin fırtınaya açık plaj veya kıyıda dubaya bağlı ya da demirliyken içinde kimse olmaksızın bırakıldığı sırada oturması, batması, denize gömülmesi sebebiyle doğan zararın teminat kapsamı dışında kaldığının açıklandığını, davacının teknedeki hasarın tayin ve tespiti amacıyla görevlendirilen ekspere dava tarihine kadar teknede meydana geldiği iddia edilen hasarla ilgili belgeleri ulaştırmadığını ve eksperin rapor düzenlemesini engellediğini, Instıtute Yacht Clases madde 17. hükmü gereğince hasar miktarının tayini belirlenecek hasar tutarından 1.100 TL düşülmek suretiyle belirlenmesi gerektiğini, öncelikle aktif husumet ehliyetinin varlığını kanıtlayamadığı takdirde açılan davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, aksi halde meydana geldiği iddia edilen hasar gerçekleşme şekline göre poliçe kapsamı dışında kalmakla, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu teknenin batması nedeniyle rizikonun poliçe kapsamı dışında olduğunun ispat yükünün TTK m. 1409 gereğince sigortacıda olduğu, somut olayda da teknenin 05.02.2017 tarihinde limanda bulunduğu sırada battığı, kötü hava koşulları nedeniyle batmış olabileceği, alınan .... Eksper raporunda da bu durumun yer aldığı, teknenin denize elverişlilik belgesinin 25.06.2016 tarihinde sona erdiği ve denize elverişlilik belgesinin bulunmadığı, teknenin battığı sırada başka teknelerin de bulunduğu, ancak tek dava konusu olan teknenin battığı, diğer teknelerin batmadığı ayrıca teknenin batması nedeniyle yapılan bilirkişi incelemelerinde de batma sebebinin belirlenemediği, yine sovtaj değerinin de belirlenmesinin mümkün olmadığının belirlendiği, davalı tarafın itirazında yer alan aktif husumetin gerçekleşmediği, iddiası incelendiğinde 5684 sayılı kanunda 7251 sayılı kanun ile 22/7/2020 tarihinde değişiklik yapılarak 5684 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklendiği, tazminat alacağının artık bu tarihten itibaren sadece hak sahibine ödeneceği belirtilmiş olup, devir hakkının tanınmadığı, ancak bu hükmün uygulanma tarihinin 22.07.2020 olup, devir bu tarihten önce yapıldığında yapılan temlikin geçerli olduğunun kabul edildiği, teknenin Denize Elverişlilik Belgesinin kadar geçerli olması için 25.03.2016 ile 25.09.2016 tarih aralığında denetimin yapılmış olması gerektiği ancak bu denetim yapılmamış olması nedeniyle .... teknesinin Denize Elverişlilik Belgesi'nin olay tarihinde geçerli olmadığının belirlendiği, Türk Tekne Sigortası Genel Şartları m. B.2 gereğince teknenin sigortalı olabilmesi için denize elverişlilik belgesinin bulunması gerektiğinin belirtildiği, yatma durumunda mutlaka teknenin sigortacısına haber verilmesi gerektiği halde düzenlenen 19.08.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sigortalının teknenin yattığı, sigortacıya bildirmediği, bu konuda herhangi bir bildirim yapılmadığı, teknenin sigorta yapıldığı tarih itibariyle (22.04.2016 – 22.04.2017 ) tarihleri arasında sigortalı olduğu olayın 05.02.2017 tarihinde meydana geldiği, ancak sigortalının açıklandığı üzere 25.09.2016 tarihine kadar gerekli incelemeleri yaptırmadığından denize elverişliliği kaybettiği, böylece sigorta şartlarının da ortadan kalktığı teminat kapsamı dışında kaldığının belirlendiği, kaldı ki sigortalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği yatma yükümlü taahhüdünü bildirmediği, teknenin batmasının eksper raporuyla da belirlendiği üzere şüpheli bulunduğu, herhangi bir sovtaj değerinin hesaplanamadığı, batma sebebinin belirlenemediği, bu nedenle sigortalının sigorta kapsamında kalan bir zararın bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, denize elverişlilik belgesi ile ilgili olarak yapılan değerlendirmelerin hatalı olup bu hususun gerekçe gösterilerek sigorta şartlarının ortadan kalkmasının mümkün olmadığını, mahkeme kararında, Türk Tekne Sigortası Genel Şartları M.2 gereğince teknenin sigortalı olabilmesi için denize elverişlilik belgesinin bulunması gerektiğinin belirtildiği hususlarına yer verildiğini, ancak gerekçeli kararda yer verilen bu hususun doğru olmamakla beraber dava konusu uyuşmazlıkla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, genel şartlar metninin ilgili maddesi teknenin sigortalı olabilmesi için bir ön şart mahiyetinde olmayıp sigortalı teknede meydana gelen hasar sonrasında ilgili sigortacısına hangi belgelerle, hangi usullere ilişkin olarak bildirimde bulanacağını düzenleyen bir madde olduğunu, mahkeme gerekçeli kararında, davalı sigorta şirketine, müvekkil tarafça yapılan hasar bildirimine ilişkin bir hususa yer vermiş ise de bu hususla ilgili olarak da herhangi bir noksanlık bulunmamakla beraber gerekli tüm evrakların ve riziko durumunun, davalı sigorta şirketine ihbar edilmiş olup ihbar sonrasında sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirilmesi yapılıp hasar dosyası oluşturulduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından, gerekçeli kararda değinilen bu değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, denize elverişlilik belgesi ile ilgili olarak, söz konusu belgenin 25.06.2015 tarihinde düzenlenmiş olup olay tarihini de kapsar şekilde, 25.06.2020 tarihine kadar geçerliliğini koruduğunu, kararda .... adlı teknenin, denize elverişliliğini kaybettiği, denize elverişlilik belgesinin olay tarihinde geçerli olmadığı gibi hususlara yer verildiğini, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu denize elverişlilik belgesi niteliğini kaybettiği varsayımıyla █████/2016 Tarihli 0001-0410-04402278 sayılı poliçe dikkate alındığında poliçe hükümlerinde denize elverişlilik belgesinin niteliğini kaybetmesi durumunda meydana gelecek hasarın teminat kapsamı dışında olacağına daire hüküm tesis edilmediğini, davalının sorumluluğunun bulunmadığı, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğu hükümlerine yer verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin batan ve hasara uğrayan yatı, sigortaladığını, hasarın sigorta edilen yat deniz seferinde değil iken hava şartlarına bağlı olarak meydana geldiğini, bu davada rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin ispat yükünün sigorta şirketine ait olduğunu, söz konusu teknenin yatma durumunda olmadığını, dolasıyla sigortacıya bildirim gibi bir yükümlülüğün mevcut olmasının imkanı olmadığını, denize elverişlilik belgesinin niteliğini kaybetmesi ve yatma yükümü gibi iddiaların davalı tarafça dosya kapsamına sunulan cevap dilekçesi ve diğer beyan-itiraz dilekçelerinde bulunmamakla beraber, ilk derece mahkemesinin dava konusu uyuşmazlığa konu olmayan hususlara ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunduğunu, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak , taraflarca talep ve beyan edilen tüm hususların detaylı somut ve teknik bir şekilde değerlendirilmesi ve buna göre karar verilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:Dava, davacı sigortalının, davalı sigorta şirketine 0001-0410-04402278 nolu yat sigorta poliçesi ile sigortalı teknede meydana gelen hasar nedeniyle sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, davalı yana sigortalı konumundaki ... isimli gezi teknesinin █████/2017 tarihinde barınakta bağlı olduğu halde battığı, bu olaydan kaynaklı sigortaya █████/2017 tarihinde başvuruda bulunulduğu, söz konusu başvuruya istinaden açılan hasar dosyası üzerinden düzenlenen █████/2018 tarihli ekspertiz raporuna göre teknenin denize elverişlilik belgesinin olmadığı, söz konusu teknenin seferde olmadığı, poliçe kapsamı içinde meydana gelen zarar talebi ile açılan davada mahkemece █████/2016 tarihine kadar denize elverişlilik belgesi alınmaması ile denize elverişliliğin kaybedildiği, sigortalı olmak için Türk Tekne Sigortası Genel Şartları B.2 maddesine göre denize elverişlilik belgesinin bulunması gerekiğinden ve bu elverişliliği olmadığından böylece sigorta şartları kapsamında davalının sorumluluğun kalmadığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu ... isimli gezi teknesinin sigortalılık ilişkinin başında geçerli halde denize elverişlilik belgesi mevcut olmakla birlikte dosya kapsamına kazandırılan bilgi ve belgelere göre olay tarihi itibariyle bu belgeye sahip olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar mahkemece Türk Tekne Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi kapsamında sigortalık kaydının geçerli olabilmesi için denize elverişlilik belgesinin bulunmasının zorunlu olduğu kabul edilerek yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de söz konusu yasal mevzuat maddesi, hasara yönelik başvuruda bulunulması halinde sigortacı borcunun muacceliyet şartını düzenlemektedir. Hal böyle iken taraflar arası sigorta poliçesinde belgenin geçerliliğini yitirilmesi halinde poliçe kaynaklı sorumluluğun da sona ereceğinin düzenlenmediği gibi yasal mevzuatta da aksi yönde bir düzenleme olmadığından sigortalılık kaydının devamı için geçerli nitelikte bir belgenin aranmasına yönelik mahkeme gerekçesi hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Yanılgı değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
6102 sayılı yasanın 932 maddesinde "(1) Gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından, yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) tehlikelere karşı koyabilecek bir gemi “denize elverişli” sayılır. (2) Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından, (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahip bulunduğu takdirde “yola elverişli” sayılır. (3) Soğutma tesisatı da dâhil olmak üzere, eşya taşımada kullanılan kısımları eşyanın kabulüne, taşınmasına ve muhafazasına elverişli olan bir gemi “yüke elverişli” sayılır. (4) Denizde can ve mal koruma ile ilgili mevzuat hükümleri saklıdır." şeklinde düzenleme mevcuttur. Buna göre denize elverişlilik belgesi, teknenin seferi için gerekli muayenelerin yapıldığını göstermeye yarayan belgedir. Hal böyle olunca somut olayda olduğu gibi ... isimli gezi teknesi söz konusu belgeye sahip değil ise de olayın meydana geldiği sırada barınakta bağlı halde durduğundan poliçe kapsamında davalının sorumluluğu için artık denize elverişlilik belgesinin aranmasına da gerek yoktur. (Yargıtay 11 HD'nin █████/2005 tarihli, █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamında belirtildiği üzere)
Bütün bunlar yanında denize elverişliliğin belge üzerinden değil esasen fiili olarak aranması gerektiği de göz önüne alınmalıdır. (Yargıtay 11 HD'nin █████/2023 tarih, █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamındaki gibi)
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda; raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hâkimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere ve açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşımaması, denetime elverişli olmaması, mevcut bilirkişi raporları ile çelişki oluşturması ya da verilen bilgilere göre somut olayın özellikleri ve var olan teknik verilere göre kendi içinde çelişki oluşturur tarzda olması hâlinde söz konusu rapor hükme esas alınamayacaktır. Hâkim bu durumda, davayı aydınlatma yükümlülüğünün de bir gereği olarak, eksiklik veya belirsizliğin ya da çelişkilerin giderilmesi ve gerçeğin ortaya çıkarılması için bilirkişiden ek rapor almalı ya da yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Yapılan açıklamalar kapsamında somut olaya dönüldüğünde, mahkemece dosyaya kazandırılan █████/2018 tarihli rapora göre, teknenin kıyıya bağlı ya da demirli olduğu, fırtına şartlarına maruz kaldığında batmış olabileceği, ekspertiz raporu ile sigorta edilen riskin gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan hasarın sebep ve niteliği ile miktarının tespiti kapsamında batmanın hava şartları mı, teknedeki teknik eksiklik mi, yoksa kasti bir fiil dolayısıyla mı olduğunun net olmadığı, bunun dalgıç marifeti ile tespitinin gerektiği ile ekspertiz raporunun da dosyaya kazandırılmadığı, istemlerin ikmali halinde hava şartları yahut teknik eksiklik sebebi ile battığının ortaya çıkması halinde zarar bedelinin tazmin edilmesi gerektiği yönünde kanaat belirtildiği, balık adamlar tarafından 05.01.2021 tarihinde sunulan raporda, dalış marifeti ile yapılan tespitlerin ekine cd eklenmek sureti ile bilirkişi raporu olarak sunulması üzerine önceki rapor sunan heyete tevdi edilmiş ise de sunulan 28.04.2021 tarihli ek raporda, hangi sebeple battığının belli olmadığından daha ileri bir değerlendirme yapılamayacağı, yeniden sigorta bilirkişisine tevdi neticesi sunulan 18.08.2021 tarihli raporda ise istenen hususlar yönünden uzman olunmadığından görüş bildirilemeyeceği, kendi alanı ile ilgili olarak sigorta mevzuatının dosyaya yansıtıldığı, mahkemece yine yapılan iti,raz ve verilen beyanlar kapsamında yeni bir heyet oluşturulmakla tevdi neticesi sunulan 19.04.2022 tarihli raporda ise, ispatın sigortacıda olduğu, kötü hava koşullarından batma halinde poliçe kapsamında zararın karşılanması gerektiği, teknenin açıkta olmadan limanda bağlı vaziyette olduğu yönünde kanaat bildirilmesi üzerine söz konusu heyete sigorta eksperi dahil edilerek alınan 29.07.2022 tarihli ek raporda ise, denize elverişlilik belgesinin 25.06.2016 tarihinde sona erdiği, video ve balık adamlar raporuna göre teknenin su altında sağa yatar vaziyette olmakla birlikte bilinen en son bağlama şekli belli olmadığından belirlenmesi ya da tarif edilmesi halinde sebep açısından değerlendirme yapılabileceği, olay günü ve saatine göre rüzgarın 4-6 kuvvette olduğu, davalıya 08.02.2017 tarihinde ihbar yapılmakla birlikte eksper raporunun uzun süre sonra tamamlandığı, teknenin yatma vaziyetinde olabileceği, raporun 42.sayfasına göre nihai değerlendirme açısından bir takım bilgi, belge ve fotoğrafların eksik olduğu, teknenin tamamen hasara uğradığı ve hasar bedelinin 110.000,00 TL olduğu, kök sebep bilinmediğinden teminat kapsamında olup olmadığının söylenemeyeceği ancak batmadan sonra tekneden bir şey kurtarılması yahut hasarın artmaması için çaba da gösterilmediğinden tekne sahiplerinin sorumlu davranmadıklarının söylenebileceği yönünde kanaat belirtildiği görülmekle birlikte teknenin hasarı ile sebebi arasında illiyet bağı kurulmasına yönelik bilirkişi incelemesi neticesi kazandırılan raporlarda yukarıda belirtildiği gibi bir takım eksiklikler olmakla birlikte söz konusu eksikliklerin ikmaline yönelik iş ve işlemler yapılmaksızın yahut belirtilen eksiklik kapsamında taraflara süre verilip oluşan durum karşısında bir değerlendirme yapılmadan bilirkişi incelemesi neticesi kanaat bildiren raporlar eksik halde bırakılmak sureti ile sonuca gidilmesi eksik incelemeye sebebiyet verecektir. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulamayacaktır.
Yine teknenin yatma halinde olduğu kabul edilerek davalı yana bildirim yapılmadığı belirtilmiş ise de ... isimli gezi teknesinin bildirim yükümlülüğüne aykırı olacak şekilde yatma olgusu yönünden yapılan araştırma da eksik ve hatalı bulunmuştur. Zira söz konusu mahkeme kabulü █████/2021 tarihli rapora dayandırılmış ise de rapor sigorta bilirkişisi tarafından düzenlenmiş olmakla birlikte yola hazır olma yahut yatma durumunun alanında uzman bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Belirtilen yönden de bilirkişi incelemesi eksik incelemeye sebebiyet verdiğinden bu şekildeki hüküm kurulması da ayrıca doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece yukarıda belirtilen şekilde bilirkişi raporlarında kök sebebin varlığının bilinmediği yönündeki görüşler nazara alındığında, gerek 28.04.2021 tarihli heyet raporunun sonuç bölümünde ve gerekse sonraki sunulan 29.07.2022 tarihli raporun 42.sayfasında belirtilen eksikliklerin ikmali için mahkemece taraflara ihtaratlı olarak süre verilmesi ile ilgili yerlere müzekkereler yazılarak cevabi yazıların dosya arasına alınması (bu husus yapılırken gerekirse taraflardan yardı alınması), teknenin olaydan evvelki var ise fotoğraflarının dosyaya ibraz edilmesinin istenilmesi yanında her iki raporda da bağlama şeklinin önemine değinildiğinden ve dosya kapsamına göre, tekneyi batmadan önce olay mahalli limana bıraktığı beyanında bulunan tekne kaptanı....'in tanık sıfatıyla beyanı alınmış ise de bu yönden soru sorulmadığı görülmekle yeniden tanığa ihtaratlı davetiye çıkarılarak rapordaki eksikliğin bahse konu tanık marifeti ile giderilmesinden sonra dosyanın en son rapor sunan bilirkişi heyetine tevdisi ile kaldırma ilamı neticesinde elde edilecek bilgi ve belgelere göre ... isimli teknenin davalı sigorta poliçe kapsamında kalacak şekilde batıp batmadığının tespiti yanında teknenin yatma durumunda olup olmadığı yönünden de kesin ve net bir kanaat bildirir şekilde rapor alınması ve gerekirse kazandırılacak rapora itirazların olması halinde giderilmesine ilişkin ek rapor alınarak işin esasına uygun düşecek ve infaza elverişli şekilde karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davacının başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Karar tebliği ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!