Anahtar kelimeler: Kiracısı Yapmamakta Davalıborçlu Amir İik Cari Parselde İflas Konumunda Şirketten

T.C.
İSTANBUL2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177))DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK177)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili davalı şirketten 4.833.781.98 TL alacaklı durumda olduğunu, bu durumun şirketin cari hesapları ile de sabit olduğunu, davalı/borçlu şirket müvekkilinin kiracısı konumunda olduğunu, müvekkilin davalı şirketin bulunduğu "... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1981 Ada 24 Parsel"de bulunan taşınmazın 1/3 oranında maliki olduğunu, davalı şirket müvekkiline kira ödemesi yapmamakta olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten kira alacağı da bulunmakta olduğunu, Yargıtay içtihatları ve kanunun amir hükmü uyarınca, doğrudan iflas davası açılması için kesinleşmiş bir icra takibi olma şartı bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin davalı/borçlu şirketten alacağını tahsil etmeyi amaçlamış ancak davalı/borçlu şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmamış ve haksız olarak icra takibine de itiraz edilmiş olduğunu, bu durumun dahi davalı şirketin ödemelerini tatil ettiğini göstermekte olduğunu, davalı şirket müvekkilinin kiracısı olarak müvekkiline kira ödemesi de yapmakta olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten kira alacağının da bulunmakta olduğunu, müvekkili davalı/borçlu şirketten 4.833.781.98 TL maaş ödemesi ve kâr dağıtımı alacağı bulunmakta olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmamış olduğunu, başlatılan icra takibine de davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, müvekkilimiz davalı/borçlu şirketin bulunduğu "... İli ... İlçesi ... Mahallesi 1981 Ada 24 Parsel "de bulunan taşınmazın 1/3 oranında hissedarı olduğunu, davalı şirket müvekkilinin kiracısı konumunda olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkiline kira ödemesinin de yapılmamakta olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten kira alacağının da bulunmakta olduğunu, davalı şirketin hileli muameleler ile müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini, müvekkili tarafından imzalanmış genel kurul kararı olmaksızın davalı şirketin şube açtığını, şirketin defterleri incelendiğinde müvekkilinin izin imzasının taklit edilerek genel kurul kararı alındığını, şube açıldığının görüldüğünü, ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacak olduğunu, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin müvekkilinin davalı şirket için banka ve finansal işlem yapma yetkisi elinden alınmış olduğunu, müvekkilinin mali işlerden uzaklaştırıldığını, azil sebebi olarak ise ise "gördüğüm lüzum üzerine" dışında bir sebep gösterilmediğini , davalı şirket hileli olarak müvekkilinin haklarını ihlal etmek için müvekkilinin haberi olmadan borçlandığını, müvekkilinin banka ve finansal işlemler ile ilgili vekilliğinden azledilmesinden on iki gün sonra 05.05.2023 tarihinde davalı şirket ... Şubesinden 500.000,00 TL ve 1.094.142,50 TL olmak üzere ihtiyaç sebebi ile kredi çekmiş olduğunu, davalı taraf bununla da yetinmemiş olduğunu, şirket için içeriği gerçek olmayan faturalar düzenleterek, işbu faturalara ödemeler yaptığını, eş söyleyiş ile davalı taraf şirketi borçlandırmak için içeriği gerçek olmayan ve gerçekte var olmayan ticari işler varmış gibi göstererek faturalar düzenletmiş olduğunu, davalı şirket yetkilisinin müvekkilinin haberi olmadan borçlandırıcı işlemlere girişmiş olduğunu, usule aykırı olarak şirketi borçlandırmış olduğunu, şirketin sermayesini ve öz varlığının kaybolması için uğraşmış olduğunu, kabulü ile davalının, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunması, ödemelerini tatil eylemiş olması itibarıyla, İİK’nin 177. maddesi uyarınca doğrudan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...adresinde faaliyette olduğunu, aynı sokağın 7 nolu adresinde de şube işyeri bulunmakta olduğunu, hali hazır adreste faaliyetine devam etmekte olduğunu, müvekkili şirketin aleyhine açılmış herhangi bir icra dosyasının bulunmamakta olduğunu, hiç bir borcunun olmaması hasebiyle alacaklıların haklarını ihlal eden muamelelrde bulunması da söz konusu olmadığını, 05.09.2023 tarihi ile 15.02.2024 tarihi arası 37.084.289,00 TL alacağı bulunmakta olduğunu, alınan iş bu çekler şirketin banka hesabı olan ... şubesine tahsil için sunulmuş olduğunu, ayrıca TTK da sayılan iflas nedenleri de şirketleri için söz konusu olmadığını, ihracatçı olan müvekkili şirketin aktifleri pasifinden daima fazla olan , hiçbir borcu olmayan , tam aksine kar elde eden bir şirket olduğunun yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, 2023 yılına gelindiğinde davacının mali işlerle ilgili çelişkili beyanlarından şüphelenen şirket müdürü ... şirketin banka hesaplarını incelediğinde davacının şirketin banka hesabından şahsi hesabına paralar aktardığını, şirketin banka hesabından elden paralar çektiğini fark ettiğini, davacıya parasal işler için vermiş olduğu vekaletnameyi 24.04.2023 tarihinde iptal ettiğini, şirket tarafından alınmış herhangi bir karar olmamasına rağmen davacı ...'ın toplamda 1.383.332 Avro (güncel kur:39.839.961,16,00 tl )tutarındaki parayı şirketin banka hesabından kendi hesabına ve elden çekmek suretiyle çektiğini, bu tarihlerde şirket hesabından ortaklara cari hesap ödemesi yapılacağı konusunda alınmış bir karar olmadığı gibi aynı tarihlerde diğer ortak ...’e şirket hesabından ‘’ortaklar cari hesabına ödenen ‘’açıklamasıyla yapılmış hiçbir ödeme de bulunmamakta olduğunu, elden çekilen paralarında izahı olmadığını, Karar defterini ve şirketin banka hesaplarının ve müşteri maillerinin yer aldığı bilgisayarı da şirketten almış olduğunu, şirkette olması gereken karar defterinin tüm ihtarlara rağmen şirkete halen teslim etmemekte olduğunu, davacı tarafından ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyası ile ‘’TTK 636. Maddesi uyarınca davalı ... Şirketinin haklı nedenle feshi , işbu talebin kabul edilmemesi durumunda davalı ...'in payının bedelinin ödenerek haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması, tensip ile keşif kararı verilerek şirketin aktif ve pasif mal varlığının tespiti, yargılama sonuçlanıncaya kadar şirketin mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve tedbiren şirkete kayyım atanması talepli davanın ikame edildiğini, müvekkilin şirketin ekte sunulan evraktan da görüleceği üzere hiçbir vergi borcu bulunmamakta olduğunu, ayrıca ödeme ve diğer vergisel yükümlülüklerini yerine getiren şirketinin Gelir idaresi Başkanlı tarafından Teşekkür Belgesi alan bir şirket olduğunu, Temmuz 2023 ayında 24 sigortalı işçisi bulunan şirket ,işlerin büyümesi nedeniyle Ağustos ayı itibariyle bu 24 işçiye ilaveten 10 tane daha işçi aldığını, sigorta bildirgelerini SGK’ya bildirmiş olduğunu, şirketlerinde halihazırda 34 işçi çalışmakta olduğunu, müvekkili şirketin gerek kamu idarelerine( SGK, VERGİ v.b) hiçbir borcu olmadığı gibi, her hangi gerçek veya tüzel kişiliğe de borcu bulunmamakta olduğunu, Tekstil Ürünleri imalat ve ihracatı işi ile iştigal eden şirketin ürün tedarikçilerine de her hangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin muaccel bir borcunun olmadığını, muaccel borçlarını sürekli ve genel nitelikte ödeyememesi durumunun da söz konusu olmadığını, borçlu olmayan bir şirketin ödemelerini tatil ettiği iddiasının dinlenebilir bir tarafı bulunmamakta olduğunu, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ve ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davacının şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, şirkete borçlu olduğunu, Bir diğer iddianın kira alacağı alamadığı hususu olduğunu, şirketin faaliyette olduğu gayrimenkulün 3 eşit hisseli olduğunu, 1/3 hissesi davacıya ,1/3 hissesi diğer ortak olan...’e ,1/3 hissesi ise ...’e ait olduğunu, şirket tarafından şirket ortağı olmayan hissedar ...’e kira ödemesi yapılmakta olduğunu, şirketin mali ve parasal işlerini tek başına yürüttüğünden 29 yıl boyunca kira ödemesini kendisine yapacak olan bizzat kendisi olduğunu, yetki ve görev kendisinde iken böyle bir talebi olmayan davacının mali işlerle ilgili vekaletin iptal edildiği 23.04.2023 tarihinden sonra böyle bir talep ve iddiada bulunmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bu talebin de dinlenebilir bir tarafı bulunmamakta olduğunu, şirketin tüm mali ve idari işlerini yürüten davacı ... olduğunu, şube açılışı ile ilgili mal sahibi ile görüşen ve bu işyerini kiralayan bizzat davacı olduğunu, şubeye ait kira ödemelerini de mal sahibine yapan bizzat davacı ... olduğunu, mali ve idari işleri yürüten ve şube işyerinin mal sahibi ile anlaşan ve de şubeye ait kira ödemelerini bizzat yapan davacının şube açılışından haberi olmadığını beyan etmesinin kötü niyetten başka bir şey olmadığını, şirket tarafından alınmış her hangi bir karar olmamasına rağmen davacı ...’ın toplamda 1.383.332 Euro (Güncel Kur:39.839.961,16,00 TL )tutarındaki parayı şirketin banka hesabından kendi hesabına ve elden çekmek suretiyle çektiğini, bu paraların izahını veremediğini, doğal olarak bu yetki elinden alındığını, hileli muamelelerde bulanan tarafın davacı olduğunu ayrıca izaha gerek olmadığını, davacı tarafın bu iddiasının da yerinde olmadığını, müvekkili şirketin tekstil ürünleri imalatı ve ihracatı işi ile iştigal etmekte olduğunu, şirketin alacakları işin tesliminden sonra 6 vadeli çeklerle ödenmekte olduğunu, çeklerin ödenme zamanının 6 ay sonrası olduğunu, bu zaman zarfında şirketin cari ödemeleri için (İşçi ödemeleri, kira ödemeleri,hammadde tedariki v.s) nakit ihtiyacı hasıl olduğunda şirket ortakları tarafından şahsi hesaplarından şirket hesabına para aktarılmakta finansman sağlanmakta olduğunu, davacıya verilen vekalet iptal edildikten sonra şirket işlerinden kendi isteği ile uzaklaşan davacıdan cari ödemeler için şahsi hesaptan şirket hesabına para yapılmamış olduğunu, davacı tarafın’’ şirket için içeriği gerçek olmayan faturalar düzenleterek iş bu faturalara ödemeler yapıldığı’’ iddiası yönünden incelendiğinde ortaya çıkacağını, şirketin faaliyeti ihracat olduğundan bütün kayıtları nizami ve usulüne uygun ve gerçek durumu yansıtmakta olduğunu, bu iddianın şirketin mal tedarik ettiği ,iş yaptırdığı ve ihracat yaptığı şirketleri de zan altında bırakmakta olduğunu, davacının ... 2. Noterliğinden gönderilen ihtarname içeriğinin hileli muamelelerin ortaya çıkmasından rahatsızlık duyulduğunun göstergesi olduğu ve davacının haklarının ihlal edildiğinin bu ihtarname ile sabit olduğu iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu, ihtarnamenin içeriği yasaya aykırı olarak şirket merkezinden alınan şirket karar defterinin şirkete teslim edilmesi talebinden ibaret olduğunu, şirketin karar defterini almakla şirketin karar alma sürecini baltalamak olduğunun apaçık ortada olduğunu, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının İİK m.177/1-2 madde hükümleri çerçevesinde iflas kararı verilmesi noktasında somut koşul vakıaların davacı lehine ve davacı şirket aleyhine oluşup oluşmadığı, buna göre ve öncelikle davacının davalıdan kâr dağıtımı ve maaş ödemesinin yapılmaması nedeniyle ayrıca kira alacaklısı olması nedeniyle yaklaşık ispat ölçüleri çerçevesinde muhasebesel olarak alacaklı gözüküp gözükmediği, ne şekilde gözüktüğü, bu noktada davacı lehine yaklaşık olarak ispat durumunun olup olmadığı, davacının dayanmış olduğu deliller, özellikle davalı şirketin ticari defter kayıtları, ... İcra Müdürlüğü dosya içeriği karşısında davalı şirketin bu davanın açılmış olduğu █████/2023 tarihi itibariyle muaccel ve çekişmesiz olan, talep etmesi mümkün olan ve yaklaşık ispat çerçevesinde muhasebesel olarak varlığı anlaşılabilen alacak miktarının ne olduğu, bu miktarların davalı şirket tarafından ödenip ödenmediği, ödenmesinin muhasebesel olarak şartlarının oluşup oluşmadığı, dava tarihi itibariyle ödeme yapılmayan miktar var ise muhasebesel olarak varlığının yaklaşık ispat seviyesinde anlaşılır olup olmadığı, dava tarihi itibariyle muaccel ve çekişmesiz borç miktarı dikkate alındığında davalının dava tarihi itibariyle ödeme yapmadığı iddiasının, yukarıda açıklanan durumda gözetildiğinde geçici nitelikte ve nakit sıkışıklığından doğan bir durum olup olmadığı, buna göre davalı şirketin dava tarihi itibariyle ve halen ticari faaliyetini finansal, işletmesel ve muhasebesel açıdan devam edip etmediği, muhasebesel olarak borcun doğduğu tarih tespit olunabildiği taktirde borcun doğduğu tarih ile bu davanın açıldığı █████/2023 tarihleri arasında ödenen toplam borç miktarının ve ödenmeyen çekişmeli olan muaccel borç toplamına oranının ne olduğu, bu çerçevede davalının ödemeleri tatil ettiği iddiası karşısında yapılacak tüm incelemeler gözetildiğinde bu durumun genel bir durum olduğu ve süreklilik arz ettiği hususunun muhasebesel ve finansal açıdan kabul edilebilir olup olmadığı, buna göre davalı borçlunun ödemelerini tatil etmesi nedeni ile iflas şartlarının muhasebesel ve finansal açıdan oluşup oluşmadığı, yine davalı borçlu şirketin alacaklı olup olmadığına dair yapılacak muhasebesel incelemeler sonrası alacaklı olduğu yaklaşık ispat seviyesinde tespit olunmuş ise davalı borçlunun davacıya zarar vermek amacıyla hileli tasarruflarda veya teşebbüste bulunup bulunmadığı, bu çerçevede davalı borçlunun davacı alacaklı ise davacıyı zarara uğratmaya yönelik olarak davalı şirketin aktifini azaltan veya borçlarını arttıran nitelikteki kasti veya ihmali nitelik taşıyan davranışlardan bulunduğunun muhasebesel açıdan ve davacının somutlaştırmış olduğu delillerden anlaşılır olup olmadığı, bu noktada muhasebesel anlamda davacının ortaya koyduğu ve muhasebesel yönden denetlenebilir karine ve emare olup olmadığı, davalının isnad olunan hileli işlemlerde bulunmak veya teşebbüs ettiği iddiası ile ilgili somutlaştırılan deliller dahi emareler dikkate alındığında muhasebesel açıdan beklenmesi gerekli herhangi bir durum olup olmadığı ,var ise ne olduğu, noktasında toplandığı,Davacının dayanmış olduğu vakıalar ile davacının alacaklı olduğu iddiasında bulunduğu, sebebini açıkladığı, bu çerçevede davacının doğrudan doğruya iflas sebebi olarak kanunda ön görülen şekilde davalının davacının alacak haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunulması veya bunlara teşebbüs olunması sebebi yanında ve ayrıca davalı borçlunun ödemelerini tatil etmesi nedenine dahi ayrı ayrı dayandığı, bu çerçevede davanın objektif dava yığılmasına konu olacak şekilde mahkememizde açıldığı, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu, davanın basit yargılama usulüne tabi olması karşısında ve kural olarak dava ve cevap dilekçesi ile bu aşamada sunulan delillerle bağlılığın ise esas olduğu, bu hususların tartışmasız olduğu,Deliller toplandıktan sonra 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve de heyetten rapor alınmıştır. Bu rapor da bilirkişiler:" Davalı şirket’in ticari defter kayıtları ile dosya mevcut kayıt ve belgelere göre davacının dava tarihi itibariyle davalı şirket’ten ortak cari hesabından muhasebesel olarak 4.733.781,98 TL alacağının bulunduğu, maaş ya da kar payı veya kira alacağının ise bulunmadığı, dava tarihinden sonra başlatılan icra takipleri ve karşılıklı açılan davaların bulunduğu, şirket ticari defterinde şirket tarafından başlatılan icra takiplerine istinaden kayıtlar atıldığı ve davacının davalı şirkete 22.388.346,96 TL borçlu hale geldiği, söz konusu işlemlerin tamamı dava tarihinden sonra olduğundan ve taraflar arasında ihtilaf bulunduğundan, dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olduğunun tespit edilebildiği, davalı şirketin ticari defter kayıtları ile dosya mevcut kayıt ve belgelere göre borçların uzun süre ödenmemesi ve ödemelerin tatil edilmiş olması gibi bir durumun olmadığının anlaşıldığı, davacı ortağın dava tarihi itibariyle davalı şirket kayıtlarında gözüken cari hesap alacağının ödenmemesinin davalı şirketin geçici nitelikte ve nakit sıkışıklıktan doğan bir durum olmadığı, davalı şirketten ticari defter kayıtları ile dosya mevcut kayıt ve belgelere göre davacının iddia ettiği gibi, davacıyı zarara uğratacak şekilde davalı şirketin aktifini azaltacak veya borçlarını arttıracak nitelikte hileli işlemler yapıldığı yönünde herhangi bir tespit yapılamadığı, İİK m. 177/1-2 hükümleri çerçevesinde iflas kararı verilmesi koşullarının oluşmadığı, yönündeki tespit ve değerlendirmelerimizi nihai takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederiz." demişlerdir.Bu rapordan sonra ikinci bir bilirkişi heyeti oluşturulup yeni rapor alınmıştır. Bu raporda bilirkişiler: " Yukarıda tafsi len açıklanan tespit ve değerlendirmeler, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, taraf beyanları, önceki bil irkişi heyeti raporu, taraf itirazları, ticari defter ve kayıtlar i le ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...Esas, ...karar sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere aşağıdaki görüş ve kanaate varılmıştır: 1- Davacı tarafın şirketten alacaklı olduğunun tespit edilmiş olduğu ve bu suretle derdest doğrudan iflas talepli davayı açmak yönünden sıfatı haiz olduğu, 2- Davacı tarafça ileri sürülen maaş, kâr payı ve kira alacağı kalemlerinin ise dosya kapsamındaki muhasebe kayıtları ve mevcut belgeler çerçevesinde açık ve denetlenebilir biçimde doğrulanamadığı; bu nedenle dava tarihi itibarıyla iflas istemine dayanak teşkil edecek mahiyette ayrıca ve müstakilen ispatlanmış alacak kalemleri olarak kabul edilemeyeceği, 3- Davalı şirketin dava tarihi itibarıyla ve sonrasında ticari faaliyetini tamamen durdurduğu, genel ve sürekli şekilde borçlarını ödeyemez hale geldiği, vergi, SGK, işçi ve tedarikçi ödemelerini sistematik biçimde tati l ettiği yönünde bir sonuca varmayı mümkün kılan herhangi bir bilgi veya belgenin dosya kapsamında mevcut olmadığı, aksine şirketin ticari organizasyonunu sürdürdüğü, finansman temin edebildiği ve ödemelerin tatil i olgusunun İİK m.177/2 anlamında oluştuğunu kabul etmeye elverişli genel ve sürekli bir ödeme aczi halinin dosyada ortaya konulamadığı kanaatine varılmakta olduğu, 4- Davacı tarafça i leri sürülen yetkisiz kredi kullanımı, şirketin gereksiz borçlandırılması, gerçeğe aykırı fatura ve kayıtlar ile davacıyı zarara uğratmaya yönelik hilel i işlemler iddialarının ciddi mahiyette bulunduğu görülmekle birlikte; mevcut dosya kapsamındaki verilerle bu iddiaların İİK m.177/1 anlamında doğrudan iflas sonucunu doğuracak açıklık, kesinlik ve teknik ispat düzeyine ulaştığını göstermeye yeterli, bütüncül ve denetlenebilir bir mali- işlemsel zincirin kurulamadığı , 5- ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında; dava tarihinin 17.07.2023 olduğu, dava konusunun ticari şirketin feshi istemi ve yöneticinin azline ilişkin bulunduğu, sonuçta şirketin fesih ve tasfiyesine, müdürün azline ve kayyım atanmasına karar verildiği; bu yönüyle taraflar arasındaki esas uyuşmazlığın şirketin iflasından z iyade şirket içi denetimin çökmesi, mali şeffaflığın kaybı, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulması ve şirket yönetiminin sürdürülemez hale gelmesi ekseninde şekillendiği anlaşılmakla, e lde bulunan iflas davasının, fesih-tasfiye istemli davadan sonra açılmış olmasının da bu kronolojiyi desteklemekte olduğu, 6- Bu itibarla, somut olayda davacı tarafın dayanmış olduğu vakıaların, öncelikle ve ağırlıkl ı olarak şirketler hukuku/ortaklık hukuku zemininde değerlendirilmesi gereken bir yapısal ortaklık ihtilafına işaret ettiği; TTK kapsamında fesih, tasfiye, yöneticinin azli, çıkma ve sair hukuki imkanların, doğrudan iflas yoluna nazaran uyuşmazlığın mahiyetine daha uygun hukuki araçlar olduğu kanaatine varılabileceği, 7- Sonuç olarak, dosya kapsamındaki teknik ve muhasebesel veriler karşısında, İİK m.177/1-2 hükümleri çerçevesinde davalı şirket hakkında doğrudan iflas kararı verilmesi koşullarının oluştuğunu kabul etmeye yeterli mali, finansal ve işletmesel bulguların bulunmadığı; buna karşılık uyuşmazlığın esasen ortaklık ilişkisi, şirket yönetimi ve şirket içi mali denetim zemininde gelişmiş yapısal bir ihti laftan kaynaklandığı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Değerlendirmelerimiz, asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi HMK m.266/c.2 ve m.279/f.4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/f.3 hükmü gereği tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenin takdirine saygıyla arz olunur." demiştir.Davanın konusu İİK 177-1-2 hükümleri çerçevesinde herhangi bir icra takibi yapılmaksızın doğrudan doğruya açtığı iflas davasıdır. İİK 177 maddesi borçlunun yerleşim yerinin olmaması, alacaklıların haklarını ihlal etmek için kaçması, hileli muamelelerde bulunması, ödemelerini tatil eylemesi ve haciz yolu ile takibin sonuçsuz kalacağının anlaşılması hallerinde uygulanan bir maddedir. Davacı davalı tarafın hileli davranışlarda bulunduğunu gerekçe olarak göstermiştir. Alınan iki bilirkişi heyeti raporu da tarafların özellikle de davalı şirketin ticari belge ve tabloları üzerinde ayrıntılı inceleme yapmış ve sundukları raporlarda herhangi bir hileli davranışa rastlamadıklarına ilişkin rapor düzenlemişlerdir. İİK 177 maddesi kapsamında borçlunun iflası için önce ilamlı veya ilamsız icra takibi şartı aranmaz. Ancak alacaklı davacı taraf yukarıda yazılı olan hallerden (hileli davranışla mal kaçırma v.b.) birinin gerçekleştiğini ispat etmekle mükelleftir. Davacı taraf alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından dayandığı iflas talebi gerekçeleri olan davacının alacak haklarını ihlal etmek için hileli davranışlarda bulunması ve borçlarının ödemelerini tatil eylemesi iddialarının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca ... 10. ATM ...Esas sayılı dosyada devam eden davanın bekletici mesele yapılmasına da gerek yoktur. Tüm bu nedenlerle davanın reddi yoluna gidilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının davasının Reddine,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT gereği takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026BaşkanÜyeÜyeKatip