Anahtar kelimeler: İşinden Esaskarar Faturaya Yapmaya Taşıma Cari Yazim Olmadan Tllik Uzun

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
:Alacak ( Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde açılan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında taşıma işinden kaynaklanan uzun süreli yazılı bir sözleşme olmadan, faturaya dayalı cari hesap şeklinde devam eden bir (4 - 5 yıllık) ticari ilişkinin bulunduğunu. İş bu 2019-2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen taşıma işi nedeniyle düzenlenen toplam 23.500.000,00TL'lik fatura alacağının davalı taraftan talep edildiği halde ödenmediğini. Davalı tarafın evrak üzerinde hiçbir borcu olmadığını ve ödeme yapmayacağını belirttiğini. Müvekkilinin ticari defterlerinin, davalı şirketin muhasebecisinin eşi tarafından tutulduğunu, dolayısıyla davalının, müvekkilinin ticari kayıtlarına etkisinin kolay olduğunu. Bu nedenle defterlerindeki aleyhe kayıtları kabul etmediklerini. Ayrıca müvekkili tarafından karşı tarafın borcu inkarı üzerine yaptığı araştırmada, müvekkili şirketin vekaletname ile şirket adına para çekmeye yetkili verdiği oğlu ...'un, davalı şirket yetkilisi tarafından kandırılarak faturalara karşılık düzenlenen çekleri, vekaletten azledilmesine rağmen tahsil edip, daha sonra iyi yatırım yapılacağı vaadi ile ikna edilmesi nedenyile, davalı şirket yetkilisi yada elamanlarına teslim ettiğini. Bu şekilde fatura karşılığı ödemelerin çeklerle yapıldığı görüntüsünün oluştuğu, fakat ödemenin şirkete yapılmadığıni, yapılanan ödemenin geri alındığını. Bu yapılan işlemden dolayı ... CBS'nın ██████████ numaralı dosyasında yapılan şikayet üzerine soruşturma başlatıldığın, davalı şirket yetkilisinin hileli davranışlarıyla çok yüksek miktarda haksız kazanç elde ettiğini belirterek; 2019-2020 yılları arasında gerçekleşen taşıma ilişkisinden kaynaklı alacak nedeniyle düzenlenmiş fatura bedellerinden doğan alacağın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 23.500.000,00TL sinin her bir fatura tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik, görev, yetki, husumet, dava ehliyeti, kesin hüküm, hak düşürücü süre ve zaman aşımı itirazları nedenle davanın reddine, aksi halde ise, söz konusu dönemde davalı dahil birçok firmaya taşıma işi yaptırıldığı ve de bedellerinin ödendiğini, davalıya borçlarının olmadığını, bu durumun taraf ticari defterlerinin incelenmesi halinde ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava, taraflar arasındaki taşıma işi kapsamında 2019-2020 tarihleri arasında düzenlenen fatura bedelinin ödenip ödenmediği, bu kapsamda davacının, davalıdan alacağının olup olmadığına ilişkindir.
Davacı vekili delil olarak; tarafların ticari defter ve kayıtlarına, 2019-2022 yılları arası faturalara, banka kamera kayıtlarına, ... CBS nın ██████████ soruşturma sayılı dosyasına, tanık ve bilirkişi incelemesine, davalı vekili ise; tarafların ticari defter kayıtlarına, taraf şirketlerin ticaret sicil kayıtlarına, ortaklık bilgilerine, davacının taşıma işini yaptığı aktif ve pasif araç kayıtlarına, savcılık soruşturma dosyasına, keşif, tanık ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.
İşbu davada TTK nun 5/a ve 6325 sayılı HUAK 17. Maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamamaya dair son tutanağın dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
... C. Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasında, davacı şirket vekili tarafından, şüpheli olarak davalı şirketin yetkilisi Süleyman Zeki Akyüz aleyhinde, işbu dava konusu edilen hususları ileri sürerek, şirket adına vekalet verilen ve daha sonra vekaletten azledilen oğlu ...'a, şirketlerine yapılacak ödemeleri, şirket yetkilisi İzzet Murat Koç'un değerlendirmeyi beceremediği, ödemeleri ona yapmak yerine adına dolara yatırılması halinde paranın değer kazanacağını söylenerek, kandırdığı ve bu şekilde kendilerin keşide edilen çek bedellerini bankadan alarak kendisine vermesi için ikna ettiğini. Bu şekilde kendilerine yapılan 23.500.000,00TL yi geri alarak, şirketlerinin zararına neden olduğunu belirterek, dolandırılıcılık eyleminden dolayı cezalandırılmasının istendiği, savcılıkça yapılan kovuşturma neticesinde █████/2024 tarihli karar ile, iddialarına ilişkin belgeyi ibraz edemediği tek tanık gösterdiği oğlu ...'un müştekiyle aynı doğrultuda ifadede bulunduğu, ancak buna ilişkin belge ve delil elde edilemediğinden, yine bankalardan kamera görüntülerinin teminini (2019-2022 yıllarına ait) edilemediğinden, suçun işlendiğine dair müşteki iddiası dışında yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın kesinleştiği, görülmüştür.
Davacının oğlu ...'a verdiği █████/2015 tarihli ...... ..... .... yevmiye sayılı vekaletnamesinde, davacı şirket adına çek tahsil etmeye yetkisinin bulunduğu, bilahare Yenimahalle 2. Noterliği'nin █████/2019 tarihli ve 1803 yevmiye nolu azilnamesiyle, vekaletten azledildiği, anlaşılmıştır.
Mahkememizce YMM ve bağımsız denetçi Muzaffer Kökver'e dosya tevdi edilerek, dosya kapsamı ile tarafların ticari kayıt ve defterleri üzerine inceleme yapılarak hazırlanan █████/2025 tarihli raporda; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, tarafların defter kayıtlarında yer alan ve 2019-2020-2021-2022 yıllarında davacı tarafından, davalıya düzenlenen faturalar toplam bedelinin 30.134.514,69 TL, davalı defterlerinde ise 30.101.893,74 TL olduğu, aradaki 32.620,30 TL farkın davacı defterlerinde █████/2022 tarih ve 706 nolu yevmiye kaydı ile davalı adına düzenlenen numarası yazılmayan faturadan kaynaklandığını. Yine faturalara karşılık yapılan ödeme mahsup ve düzeltme kayıtları incelendiğinde, bir kısım kayıt işlemlerinin eşleştirmede uyumsuz olduğunu, bu işlemlerin, davacı ve davalı tarafından belgelendirme ve gerçekleştirmeye yönelik virman, düzeltme, ödeme belgesi, fatura, e-fatura ve benzeri belgeleri mahkemeye sunulması halinde, nihayi değerlendirmenin yapılacağı, bildirmiştir.
Davalı vekilinden, bilirkişi raporunda belirtilen bilgi ve belgeler ile dekont aslı ve suretlerini sunması istenmiş, ayrıca bilirkişi raporunda belirtilen ve davalı defterlerinde kayıtlı çekle ödemeye ilişkin bilgilerin celbi için ilgili bankaya yazılarak bilgi ve belgeler celp edilmiştir.
Önceki mali müşavir bilirkişi yanına, nitelikli hesap bilirkişisi Şükriye Altunbaşak Kirkilin de katılımı sağlanarak alınan █████/2025 tarihli raporda; dosyadaki mevcut delil durumu itibariyle ve taraf ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerle sonuca gidilebileceğini, yine tarafların defterlerinde kendi aleyhlerine olan kayıtlarında esas alınacağını. Bu kapsamda tarafların ticari defterleri incelendiğinde her iki tarafın defterlerinden faturaların ve ödeme kayıtlarının yer aldığını. Açılan bu dava tarihi itibariyle bakiye davacı alacağının; davacı defterlerine göre 2.810.641,72TL, davalı defterlerine göre ise 126.245,74TL olduğunu. Davacının, " kendi defter kayıtlarının gerçek maddi vakıayı ortaya koymadığını, gerçek dışı kayıt olduğunu, davalının ödemeleri davacı şirkete yapmadığını, şirketleri yetkilisinin oğluna yaptığını ve akabinde ondan geri aldığını, ancak tarafların ticari defterlerini aynı muhasebecinin tuttuğunu ve bu muhasebecinin, defterlerine ödeme gibi işlendiğini", ortada gerçek bir ödeme olmayıp, fiktif işlemler olduğu iddia edilmiş ise de, ticaret sicil kayıtlarına vekaletnameye göre ...'a çek bedellerini tahsil yetkisini verildiği ve daha sonra vekaletten azledildiğinin görüldüğü, Yine ...'un çekleri bankada tahsil ettiği tarihte, yetkisiz temsilci olduğu kabul edilse dahi, söz konusu çek tahsilatlarının davacı şirketin defterlerine davalı ödemesi olarak kaydedildiğini. Bu şekilde, davacı şirket tarafından, yetkisiz temsilci tarafından şirket adına yapılan işlemlerin, açık veya zımmi şekilde benimsediği, bu nedenle işlemin şirketi bağladığı, yani tahsil edilen çeklerin davacı ticari defter ve belgelerine davalı ödemesi olarak kaydı nedeniyle yetkisiz temsilci işlemi olsa dahi icazet verildiği, bu şekilde işlemlerin şirketi bağlayıcı hale geldiği kabul edilerek, söz konusu ticari ilişkiden dolayı davacının kestiği faturaların toplam tutarının 30.101.893,74TL, davalının yaptığı ödemeler toplamının ise 28.714.432,97 TL olduğu ve bu kapsamda davacının, davalıdan cari hesap bakiyesi olarak talep edeceği miktarın 1.387.460,77 TL olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK' nun " Yetkisiz temsil", " Onama hâlinde", başlıklı, 46. Maddesinde; " Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur" hükmü yer almaktadır.
Dosyamız kapsamı, iddia, cevap, davacı tarafından verilen vekaletname ve azilname ile bilirkişi rapor ve ek raporları, ... C.Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası, yukarıda açıklanan yasal düzenleme birlikte nazara alındığında; Taraflar arasında yazılı olmayan taşıma sözleşmesinin bulunduğu ve bu kapsamda davacı tarafından 2019-2020-2021-2022 yıllarında, davalıya yapılan iş kapsamında toplam 30.101.893,74TL bedelli faturaların düzenlediği, bunların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bunu karşılığından davalının nakit yada çeklerle 28.714.432,97TL ödeme yaptığı, bu ödemelerin davacı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, dava tarihi itibariyle davacının ödenmeye fatura alacağı bakiyesinin 1.387.460,77 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili, defterlerinde kayıtlı ve çeklerle ödendiği belirtilen ödemelerin, bankadan, vekaletten azledilen oğlu ... tarafından tahsil edilerek, davalı şirket yetkilisine geri verdiğini. Ancak ticari defterlerini tutan muhasebecinin, davalı muhasebecinin eşi olduğundan kötü niyetli olarak, bankada tahsil edilen çek bedellerinin şirket hesap yada kasasına alınmış gibi ödeme kaydı olarak kayıtlara geçirildiğini ve gerçek bir ödeme olmadığı iddia edilmiş ise de; öncelikle muhasebecinin kötü niyetli olarak şirkete ödeme yapılmadığı halde bunları ödeme olarak deftere kayıt ettiği hususunu ispata yeterli delil bildirmediği gibi, C. Başsavcılığına yaptığı şikayeti neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla, bu iddiası nazara alınmamıştır. Yine yetkisiz temsilci ...'un bankada çekleri tahsili sonrası bunların ticari defterlerinde kayıt altına alınmasının yetkisiz temsile onay anlamına geldiği ve geçerli ödeme olduğu, ayrıca kendi defterlerindeki aleyhe / ödeme kayıtları nazara alınarak, açılan davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE,1.387.460,77TL'nin dava tarihi olan █████/2024 den itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2. Maddesi kapsamında değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Kabul edilen 1.387.460,77 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 94.777,45 TL karar ve ilam harcının, 401.321,25TL peşin alınan harcın düşümü ile artan 306.543,80 TL sinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 401.321,25 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 401.809,65 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 306.543,80 TL harcın düşümü ile kalan 95.265,85 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 946,06 TL yazışma gideri, 22.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 22.946,06 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.354,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 21.591,30 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.693,73 TL'sinin davacıdan, 106,27 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.387.460,77 TL üzerinden takdir edilen 212.244,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 22.112.539,23 TL üzerinden takdir edilen 1.277.125,39 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!