Anahtar kelimeler: Kdzereğli Mahrum Köyünde Temlikin Bilahare Sakarya Yansıtmadığı Kardeşi Gerçeği Temlik
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: KDZ.Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sonucunda ... köyünde bulunan 1 36... parsel sayılı taşınmazın davacının kardeşi ... adına tespit ve tescil edildiğini, bilahare ... tarafından davalı eşi ...'ye satış suretiyle temlik edildiğini ancak kadastro tespitinin gerçeği yansıtmadığı gibi davalıya yapılan temlikin de davacıyı miras hakkından mahrum etmek amacıyla gerçekleştirildiğini, dava konusu taşınmazın 3/4 payının davacı ve davalının eşi ...'nin babası ...'den intikal ettiğini, dava dışı kardeşleri ... ...'nin miras hak ve hisselerini 07.02.1989 tarihinde davacıya temlik ettiğini, 1/4 payının 22.06.1973 tarihinde davacı ve davalının eşi ... tarafından dava dışı ... ...'dan satın alındığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davalının eşi ... tarafından davacı aleyhine açılan davada muris ... mirasçıları arasında bir taksim yapılmadığının tespit edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının 2/3 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın miras yoluyla intikal ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın 1970 yılında davalının eşi ... tarafından dava dışı ... ...'dan satın alındığını ve sonrasında taşınmaz üzerinde ev inşa edildiğini, o tarihten bu yana da ... ve davalının kullanımında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.11.2021 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın bir bölümünün davacı ve davalının eşinin murisi ...'den gelen yerlerden olduğu, ...'nin vefatından sonra dava konusu taşınmazın ... ve ... tarafından kullanılmaya devam edildiği, muris ... mirasçısı ... ...'nin muristen gelen payını davacıya devrettiği, taşınmazda dava dışı ... ...'ya ait bölümün ... ve ... tarafından satın alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın muristen intikal ettiği iddia edilen 3/4 payına ilişkin talep bakımından davacının miras payına yönelik dava açtığı ancak davalı ...'nin eşi ...'nin hayatta olduğu bu nedenle davalı ...'nin muris ... terekesine göre üçüncü kişi konumunda bulunduğu, miras yoluyla gelen hakka dayanılarak terekeye göre üçüncü kişi konumundaki davalıya karşı miras payına yönelik açılan davada davacının aktif husumetinin bulunmadığı, öte yandan dava konusu taşınmazın 1/4 payının davacı ... ve davalının eşi ... tarafından dava dışı ... ...'dan satın alındığının sabit olduğu, bu durumda davacının ancak 1/4 payın yarısını talep edebileceği, dava konusu taşınmazı ...'den temlik alan davalının ise taraflar arasındaki bu satış işlemini bilebilecek konumda olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; miras yoluyla gelen hakka dayalı talebin usulden reddine, satış yoluyla edinilen 1/4 paya yönelik talebin ise kısmen kabulüyle dava konusu taşınmazın 1/8 payının tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının eşi ...'nin Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinden önce 18.11.2023 tarihinde Almanya'da vefat ettiğini, ...'nin ölümüyle davalı ...'nin kök muris ...'nin mirasçısı konumuna geldiğini, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararında işaret edilen dava şartı eksikliği hususunun yargılama sürecinde tamamlandığının kabulünün gerektiğini, mirasçıların birbirlerine karşı miras payı oranında dava açabileceğini ileri sürmüştür.
3.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilen 1/8 pay yönünden taraflar arasında görülen Kdz Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacının muristen kalan taşınmazların taksim edildiğine dair ikrarının mevcut olduğunu ve bu ikrarların nazara alınmadığını, davalının kötü niyetinin tartışma konusu edilmediğini, neden kötü niyetli kabul edildiğine ilişkin gerekçe sunulmadığını, davacının dayandığı 22.06.1973 tarihli senette taşınmaz tarifinin olmadığını ve dava konusu yere ait olup olmadığının belirlenemediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Zonguldak ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 36... parsel sayılı taşınmazın irsen intikal ve taksim sebebiyle ... adına tespit gördüğü, kadastro tespitinin 15.05.2008 tarihinde kesinleştiği, bilahare tespit maliki ... tarafından 25.08.2008 tarihinde 8.000,00 TL bedelle davalı ...'ye satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre dava konusu taşınmazın dava dışı ... ...'dan satın alınan 1/4 payı yönünden bu payın davacı ... ve davalının eşi ... tarafından satın alındığı, davacının ancak 1/8 payı talep edebileceği ve davalının da söz konusu satışı bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda bulunduğu gerekçesiyle 1/8 pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; bilindiği üzere terekeye dahil bir taşınmaz hakkında bir mirasçı diğer mirasçılar aleyhine tek başına miras payı oranında adına tescil istemi ile dava açabilirse de terekeye göre üçüncü kişiye karşı miras payının adına tescili istemiyle dava açmasına hukuken imkan bulunmamaktadır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp haklarının terekenin tamamını kapsadığı, tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oy birliğiyle karar vermeleri gerektiği açıktır. Mirasçılardan birinin terekeye karşı üçüncü kişi konumunda olan birisi aleyhine kendi payı hakkında açtığı dava, diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması veya terekeye temsilci atanması suretiyle devam edilmesine olanak yoktur.
Öte yandan; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde “dava ve taraf ehliyeti” dava şartı olarak benimsenmiş, 03.03.1993 tarih ve ██████ sayılı Hukuk Genel Kurulu kararında da dava şartlarının davanın açıldığı tarihten hükmün kurulduğu tarihe kadar varlığını devam ettirmesinin temel kural olduğu açıkça vurgulanmıştır. Bu yasal düzenlemeler ve yargısal uygulamalar karşısında hâkim, davanın başında dava şartlarının mevcut olup-olmadığını re’sen araştırmak zorundadır. Ancak, usul ekonomisi ilkesi de nazara alındığında dava açılırken bulunmayan dava şartının yargılama sırasında tamamlanması halinde işin esasına girilerek sonuçlandırılması gerektiği de kuşkusuzdur.
Eldeki davada, davalının eşi ... Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden önce 18.11.2023 tarihinde ölmüş ve ...'nin eşi olan davalı ... muris ...'nin mirasçısı konumuna gelmiştir.
Hâl böyle olunca, dava dışı mirasçı ...'nin yargılama sırasında ölümü ile davalı ...'nin muris ...'nin mirasçısı konumuna geldiği, dava şartı noksanlığının yargılama sırasında tamamlandığı ve bir mirasçının diğer mirasçı aleyhine tek başına miras payı oranında tapu iptali ve tescil istemi ile dava açabileceği gözetilerek dava konusu taşınmazda miras yoluyla gelen hakka dayanılarak ileri sürülen talep yönünden işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 371/1 maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ve davacıya iadesine,
Dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!