Anahtar kelimeler: Mevkii Murisi Sakarya Taksim Yarısının Düzce Yaptıkları İli İlçesi Köyü
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi ... ile davalıların murisi ...’in fiilen yaptıkları taksim doğrultusunda taşınmazları sınırlandırıp kullandıklarını, kadastro sonrası da bu kullanımın tarafların çocukları tarafından aynı şekilde devam ettirildiğini ancak yapılan incelemede Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü ... Yanı mevkii 950 parsel sayılı taşınmazın yarısının ve ... köyü ... mevkii 155 parsel sayılı taşınmazın tamamının maddi hata sonucu davalılar adına tescil edildiğini, buna karşın dava dışı 229 parselin yarısının davacılar adına geçtiğini, tarafların bu hatayı kabul ederek rızaen tashih işlemi yapmak istediklerini ancak davalılardan ..., ... ve ...’in rızaya yanaşmadıklarını, diğer davalıların ise davayı kabul ettiklerini, taşınmazların fiili taksime uygun biçimde kullanıldığını, davalıların çoğunun bu durumu kabul ettiğini, tapulama işleminin maddi hatadan kaynaklandığını ve tapu sicilindeki yanlış tescilden hak elde edilemeyeceği dikkate alındığında, Düzce ili, ... ilçesi, ... köyü ... Yanı mevkii 950 parsel sayılı taşınmazın yarısının ve ... köyü ... mevkii 155 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin rızaen tashih işlemine karşı çıkan ..., ... ve ... adlı davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar (..., ..., ...) vekili cevap dilekçesi ile; öncelikle davaya konu taşınmazların kadastro tespitiyle taraflar adına uzun yıllar önce tescil edildiğini, kadastro tespit tarihinden itibaren tapu iptali ve tescil davası açma süresinin 10 yıl olduğunu, bu sürenin açıkça dolduğu ve davanın zamanaşımına uğradığını, davanın esasına girilmeksizin ön inceleme safhasında reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafça dava değerinin 50.000,00 TL olarak gösterildiğini, bu değerin gerçeğe aykırı şekilde düşük belirlendiğini, bu nedenle dava değerinin tespit edilerek eksik harç ve giderlerin tamamlatılması gerektiğini, davacıların davalıların isticvabını talep etmesine rağmen olayların çok eskiye dayanması ve bazı davalıların o tarihte hayatta dahi olmamaları nedeniyle isticvabın gereksiz olduğunu, kaldı ki tapuya güven ilkesi gereği tapu maliklerinin tasarrufunun geçerli olduğunu, tapulu ve zamanaşımına uğramış bir taşınmazda isticvabın hukuken mümkün bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde hukuki nitelendirme yapmadığını, netice-i talep kısmının belirsiz ve hukuken karşılanamaz olduğunu, Mahkemece tapuların bir kısmının iptali ve diğerlerinin tesciline dair hüküm kurmasının mümkün olmadığını, davanın hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, başkaca incelemeye gerek olmaksızın davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 11.02.2020 tarihli ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında davayı kısmen kabul kısmen reddetmiş, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacılar ..., ... ve ... yönünden açılan davanın HMK'nın 114/1-f ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, davacılar ..., ..., ..., ... tarafından açılan davanın davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın kabul beyanları dikkate alarak davayı kabul eden davalılar yönünden davanın kabulüne, bu davalıların taşınmazlardaki paylarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile; somut olayda davacılardan ... yargılama sırasında 14.05.2019 tarihinde vefat ettiği, eşi ... yasal mirasçısı olduğu halde yöntemince davaya dahil edilmediği, gerekçeli karar başlığında gösterilmediği, dava hakkında delilleri sorulmadığı, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olduğunu, Mahkemece, mirasçı ...'ın yöntemince davaya katılımı sağlanarak bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra davaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğini, davacı vekilinin esasa yönelik istinaf itirazları şu aşamada incelenmeksizin, istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmak üzere dosya Mahkemesine gönderilmiştir.
Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 21.06.2022 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında davayı kısmen kabul kısmen reddetmiş, davalılar ..., ... ve ... hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davacılar ... , ... ve ... yönünden açılan davanın HMK'nın 77/1. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davacılar ..., ..., ..., ... tarafından açılan davanın davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın kabul beyanları dikkate alarak davayı kabul eden davalılar yönünden davanın kabulüne, bu davalıların taşınmazlardaki paylarının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar vermiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.02.2025 tarihli ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; somut olayda tüm mirasçılar adına açıldığı belirtilen davada bazı mirasçılar yönünden usulüne uygun vekâletname sunulmadığı, kesin süreye rağmen bu eksikliğin giderilmediği, terekenin elbirliği mülkiyetine tabi olması nedeniyle davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmasının zorunlu olduğu, davacıların tek başına dava açma yetkilerinin bulunmadığı ve bu eksikliğin sonradan giderilmesinin de mümkün olmadığı; bu nedenle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince esastan ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, ancak HMK’nın 355. ve 353/1-b-2 maddeleri uyarınca yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; İstinaf kararı ile tüm mirasçıların davaya davacı olarak katılmaması sebebiyle usulüne uygun bir davadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle dava şartı yokluğuna hükmedilmişse de terekeye dahil taşınmazlar yönünden mirasçılardan bir kısmının tek başına dava açmasının mümkün olduğunu, davanın mülkiyet ihtilafına değil, kadastro sırasında yapılan maddi bir hatanın düzeltilmesine ilişkin oluğunu ve bu nedenle dava şartı yokluğu veya hak düşürücü süre kapsamında değerlendirilemeyeceğini, tarafların murislerinin 1957 yılında taşınmazları fiilen taksim ettiğini, kadastro ve tescil işlemlerinin de bu taksim iradesi ile yapılan tapu kayıtlarının maddi hata sonucu yanlış oluşturulduğunun davalıların çoğunluğu tarafından da kabul edildiğini, davanın konusunu taraf iradeleriyle uyumlu hale getirme amacı taşıyan, kamu düzenine uygun nitelikte bir düzeltme istemi oluşturan bu davanın reddinin Anayasa ve AİHS Ek Protokol 1’in 6. maddesiyle güvence altına alınan adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, Mahkemenin, murislerin iradesi, tarafların fiili kullanımı ve davalıların büyük kısmının kabul beyanları dikkate alarak davayı esastan kabul etmesi gerekirken, dava şartı yokluğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin anılan kararının usul ve esas yönlerinden bozulması gerektiğini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitinden önceki sebebe dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; Düzce ili, ... ilçe, ... köyü, 142 parsel sayılı taşınmazın 1973 yılında hükmen 1/2 hisse olarak ... ve ... adına tapuya tescil edildiği, daha sonra ifraz ve intikal işlemi ile 950 parsel numarası ile davalılar adına tescil edildiği, Kadastro Kanunu 22/a maddesi çalışmaları neticesinde 1 06... parsel numarası ile halen davacı ve davalılar adına hisseli olarak kayıtlı bulunduğu; yine dava konusu Düzce ili, ... ilçe, ... köyü 155 parsel sayılı taşınmazın 1973 yılında hükmen 1/2 hisse olarak ... ve ... adına tapuya tescil edildiği, Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi çalışmaları neticesinde 1 07... parsel numarası ile halen davalılar adına hisseli olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!