Anahtar kelimeler: Süregelen Bam Alındıktan Görüşleri Başkan Yazim Konya Katip Ara İlişki

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ6. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ...KARAR NO
: ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİARA KARAR TARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ... EsasİSTİNAF EDEN DAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI
: ...DAVA
: İtirazın İptaliİSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ
: █████/2026YAZIM TARİHİ
: █████/2026Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında █████/2026 tarihinde tesis edilen ihtiyati haciz talebin reddine ilişkin ara karara karşı, davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında süregelen ilişki nedeniyle davalının müvekkiline borçlu olduğunu, bu hususun dosyaya sunulan müvekkili şirkete ait ...... A.Ş.'nin cari hareket föyü, faturalar ve irsaliye kayıtları ile açıkça ortaya konulduğunu, davalının borcunu vadesinde ödememiş olması nedeniyle Konya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından hesap hareketlerine dayalı olarak takip başlatıldığını, davalıya usulüne uygun tebliğ yapılmasına rağmen borca, faize ve fer'ilerine hiçbir hukuki dayanağı olmaksızın itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu, davalının itirazının kötüniyetli olduğunu, itirazında ileri sürdüğü hususların gerçeği yansıtmadığını, davalının borca haksız ve mesnetsiz itirazı, ihtar tebliğine rağmen borcun ifa edilmemesi ve yalnızca cüzi nitelikte kısmi ödeme yapılması karşısında; alacağın tahsilinin ciddi biçimde tehlikeye düştüğünü, davalı tarafın malvarlığını elden çıkarma, devretme veya kaçırma ihtimalinin somut ve kuvvetli olduğunu, alacağın rehinle teminat altına alınmadığını, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri uyarınca müvekkili şirketin 2.361.493,01 TL tutarındaki alacağı, fatura, cari hesap ekstresi, banka kayıtları ve ihtarname ile yaklaşık ispat seviyesinde sabit olup ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile dava sonuna kadar davalının üçüncü kişiler nezdindeki alacakları ile menkul, gayrimenkul ve sair tüm malvarlığı üzerine teminatsız (yahut mahkemece takdir edilecek teminat karşılığında) ihtiyati haciz uygulanmasına, haksız itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, asıl alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ
: İlk derece mahkemesince; "....Her ne kadar talep eden vekili tarafından e- fatura ibraz edilmiş ise de e-faturaya konu malların alıcısına teslim edildiğine/kabul edildiğine dair belgelerinin ibraz edilmediği, e fatura üzerindeki imzanın neye ilişkin olduğunun ya da kim tarafından atıldığının anlaşılamadığı, yine e-faturaya konu malların muhatabına teslim edildiğine dair ilgili vergi dairelerinden BA/BS formları ya da muhatabın imzasını taşıyan bir belge de ibraz edilmediği görülmekle Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatlarında ifade edildiği üzere tek başına faturanın malın teslim edildiğinin/hizmetin yerine getirildiğinin kabulü için yeterli olmadığı, dolayısıyla talepte bulunanın tek taraflı düzenlediği ve her zaman düzenleme imkanı bulunduğu faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ihtiyati haciz talepleri değerlendirirken alacağın yalnızca faturaya dayandığı ve faturanın tek başına yaklaşık ispat için yeterli olmadığı gerekçesine dayanıldığını, oysa somut olayda alacağın yalnızca tek taraflı düzenlenmiş bir faturaya dayanmadığını, dosya kapsamında 01.01.2025 – 31.12.2025 tarihli cari hareket föyü, satış faturaları, banka havale kayıtları ve noter ihtarnamesinin birlikte sunulduğunu, cari hesap ekstresinden görüleceği üzere davalı şirketin 2025 yılı boyunca düzenlenen satış faturalarına karşılık ödemelerinin eksik kaldığını ve 2.361.493,01 TL bakiye borcu bulunduğunu, bu haliyle alacak, cari hesap ilişkisi ve banka hareketleri ile desteklenmekte olup yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, davalı tarafın noter ihtarnamesinin tebliğinden sonra 12.12.2025 tarihinde 100.000 TL ödeme yaptığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre kısmi ödemenin borcun ikrarı niteliğinde olduğunu, borcu inkâr eden bir tacirin ihtar sonrası ödeme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, bu ödemenin tek başına dahi yaklaşık ispatın varlığını güçlendirdiğini beyanla █████/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Talep; ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.İcra İflas Kanununun 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları" düzenlemiş olup,İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (HMK m.200).Somut olayda; ihtiyati haciz talep edenin e-fatura ve e-irsaliyelere dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, e-faturanın her iki tarafın da elektronik fatura kullanıcısı olduğu durumlarda kullanılan elektronik fatura çeşidi olup, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın sunucuları üzerinden alıcı ve satıcıya iletileceği, e-fatura uygulamasında itiraz işlemlerinin, ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, faturanın alıcıya iletildiği tarihten itibaren 8 günlük süre içinde e- fatura sistemi içinden red uygulama yanıtı ile ya da harici yöntemlerle yapıldığı, e-fatura düzenlenmesi, faturanın karşı tarafa gönderildiği anlamında olup, malın teslim edildiğini de ispatlamaya yönelik bir kayıt mahiyetinde olmadığı, e-irsaliyelerin malın teslimini ispata yeterli olmadığı, alacağın varlığı ancak yargılama yapılarak toplanacak delillerle ispatlanabileceğinden; ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır...