Anahtar kelimeler: Güneş Sektörde Süredir Sektöründe Enerjisi Yazim Gösterdiği Rekabetten Uzun Layihalar

DOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 03.10.2023NUMARASI
: ████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: 06.05.2026KARAR YAZIM TARİHİ
: 06.05.2026İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.10.2023 tarih ████████ E. - ████████ K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili, müvekkili şirketin uzun süredir güneş enerjisi sektöründe faaliyette bulunduğu, davalı şirketinde aynı sektörde faaliyet gösterdiği, müvekkili şirketin davalı şirkete ticari borçlarının bulunduğuna ilişkin gerçek dışı iddiaların .... Yönetim Kurulu Başkanlarına iletilmek suretiyle müvekkili şirketin kötülendiği, sektörde iştigal eden birçok kimse tarafından müvekkili şirketin davalı şirkete borcu olduğuna yönelik yanıltıcı söylemlerin duyurulduğu, davalı tarafa haksız rekabet hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle 23.11.2022 tarihinde ihtarname gönderildiği, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığı, müvekkilinin davalıya bir kısım borçlarının bulunduğu, ancak icra takibine konu olan borçların ödendiği ve tarafların ibralaştığı, davalı şirketin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinden bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1,00 TL maddi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirketin kuruluşundan çok daha öncesinde sektörde faaliyet gösterdiği, bugüne kadar herhangi bir hukuk dışı veya etik kurala aykırı hareketinin bulunmadığı, müvekkilinin, davacının borçlu olduğuna dair herhangi bir beyanının bulunmadığı, davacının iddialarının somut olmadığı, hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davacı tarafın davasının tamamen soyut iddialar üzerine dayandığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sunmuş olduğu 17.08.2023 tarihli dilekçe ile açılan iş bu davadan feragat ettikleri, feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri, yine davacı vekili 03.10.2023 tarihli duruşmada feragat dilekçesini tekrarla davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep ettiği, davalı vekilinin 03.10.2023 tarihli duruşmada feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep ettiği, davacı vekilince sunulan vekaletnamenin incelenmesinden davadan feragat yetkisinin bulunduğu, davadan feragat HMK'nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemi olduğu, HMK.nun 310.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu, feragat bildirimi de HMK.nun 310.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davalı vekili, davacı tarafından üç farklı talep söz konusu olmasına rağmen mahkemece yalnızca tazminat talebinin dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedildiğini, davadan feragat eden davacının her bir talep sonucu için ayrı hüküm kurulması gerektiğini, Yargıtay içtihadının da davaların yığılması halinde her bir talep için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği şeklinde olduğunu, bu sebeple somut olayda verilen kararda davalı vekiline AAÜT 13/2 maddesine atıfta bulunularak "alacak miktarından fazla olmayacak şekilde" 1,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin eksik ve hatalı bir karar olduğunu, davacının feragati dikkate alındığında; davacının maddi tazminat isteminin yanı sıra dava dilekçesinde yer alan haksız rekabetin tespiti ve yapma edimini içeren talebi konusunda da davacının davadan feragati dikkate alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yalnızca davacının maddi tazminat talebi dikkate alınarak diğer talepleri yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.GEREKÇE
:Dava, haksız rekabetin tespiti ve ilanı ile eylemin geri alınması ile tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Somut olayda, dosya tarafları arasında ticari münasebet olmakla birlikte ibralaşılmasına rağmen davacının davalıya borcunun bulunduğu yönündeki davalıdan sadır olduğu belirtilen eylemlerin davacı açısından haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla haksız rekabetin tespiti, yanlış ve yanıltıcı beyanların geri alınması, düzeltilmesi, bildirimi ve ilanı yanında maddi tazminat isteminde bulunulması ile tahkikat aşamasına geçildikten sonra davacının davasından feragat etmesiyle davanın feragat sebebiyle reddine karar verildiği görülmüştür.04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Talep sonucunun açık olmaması durumunda mahkeme, talep sonucunu 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında açıklattırmalıdır. Hâkimin davayı aydınlatma ödevi hâkim açısından bir yetki olduğu kadar zorunlu olarak yapılması gereken bir görev olarak yorumlanmalıdır. Somut olayda davacı yanca haksız rekabetten kaynaklı bir takım istemler yanında tazminat talebinde de bulunulduğu, bu kapsamda az önce belirtilen şekilde davada ileri sürülen taleplerin açıklatılmasına yer ve gerek olmadığından davacı yanca talebe konu edilen istemlerin objektif dava birleşmesi olduğu değerlendirilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Her ne kadar davacı yanca ileri sürülen talebin birbirinden bağımsız olacak şekilde üç talebi içerdiği belirtilmiş ise de esasen davacı talebi haksız rekabetin tespiti ve bu talebin yasal sonuçları olan diğer istemler (yanlış ve yanıltıcı beyanların geri alınması, düzeltilmesi, bildirimi ve ilanı) ile maddi tazminat olduğundan iddianın aksine somut olayda birbirinden bağımsız iki dava vardır.Yapılan açıklamalar karşısında davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde, feragate yönelik ileri sürülen beyan içeriğine göre yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında mahkemece yapılan değerlendirme yerinde ise de az yukarıda da belirtilen şekilde bağımsız nitelikteki her bir talep bakımından davalı yararına ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken aksi yönde tek vekalet ücreti takdir edilmesi yerinde görülmemiş, ne var ki bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak vekalet ücretine ilişkin açıklama kapsamında yeniden hüküm tesis edilmesine karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2023 tarihli, ████████ esas ve ████████ karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 89,95 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 25/9 ve 26.maddesi gereğince 6183 Sayılı Yasa kapsamında davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,Davalı yan kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince;Maddi tazminat yönünden tarifenin 13/2 maddesine göre hesap ve takdir edilen 1,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Haksız rekabet ve buna bağlı değir talepler yönünden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-İstinaf yoluna başvuranın ödediği istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 738,00 TL başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.