Anahtar kelimeler: Ölçümlemesine Tüketilmiş Site Kanalizasyon Varsayımıyla Tutulduğunu Alanına İnşaatının Müracaat Abonelikleri

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 14. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; davacı şirketin 29.12.2021 tarihinde su abonelikleri almak üzere .... Su ve Kanalizasyon İşletme Müdürlüğüne müracaat ettiğini, ancak su abonelik işlemlerinin başlatılmadığını, davacıya ait site inşaatının su ölçümlemesine tabi tutulduğunu ve önce 298.139,67 m² inşaat alanına karşılık 56.684,710 m³ su tüketilmiş olabileceği varsayımıyla 764.019,19 TL, daha sonra da 31.351,45 m² inşaat alanına göre varsayılan su tüketimine karşılık 68.989,32 TL olmak üzere toplam 833.008,51 TL'nin davacı şirketten tahsilinin talep edildiğini, davacı şirketin yüklenicisi olduğu 491 52... parsel üzerinde kurulu 18 bloktan oluşan sitenin, tamamen tünel kalıp ve hazır beton kullanılmak suretiyle yapıldığını, iskan ve ruhsatlarının da alınmış olduğunu, burada inşaat sahasına hazır halde gelen tünel kalıp ve hazır beton için bir su tüketiminden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ancak davalı ..... tarafından eski tip inşaat tarzı esas alınarak hesaplama yapıldığını, 1.800 konutluk sitede mağduriyet yaşanmaması adına, davacı şirketten talep edilen 833.008,51 TL'yi ihtirazi kayıt ile ödenmiş olduklarını, bu nedenle davalı İdarenin sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek; davalı İdarece su ölçüm bedeli olarak hesaplanan ve davacının ihtirazi kayıt koymak suretiyle ödediği toplam 833.008,51 TL'nin, fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; .... Tarifeler Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 43/5 maddesinde de belirtildiği üzere, abone olmadan inşaat yapan müteahhitlerin ölçümlemeye tabi tutulacağının belli olduğunu, davalı İdarenin de davacı hakkında anılan Yönetmelik hükümleri gereği ölçümleme bedeli tahakkuk ettirdiğini ve bu bedelin davacıdan tahsil edildiğini, ortada Yönetmeliğe aykırı bir durumun mevcut olmadığını, tutanakla saptanan duruma göre yapılan hesaplamalarda, davacı tarafından ibraz edilen hazır beton faturalarına karşılık gelen değerlerin hesaplamalardan muaf tutulduğunu, İdare tarafından düzenlenen inşaat ölçüm evraklarının tamamının yasa ve mevzuatlara uygun olarak tanzim edilmiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan tüm deliller ile alınan bilirkişi kurulunun kök ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde, toplam ödenmesi gereken su bedelinin 833.008,51 TL olduğu, dolayısıyla davalı İdare tarafından yapılan işlemin ve tahakkukun, Yönetmeliğe uygun olduğu, bilirkişi kurulu tarafından dosyaya sunulan kök ve ek raporların denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan 15.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ek raporda; iki blok için alınan aboneliğin diğer blokları kapsamayacağı, geriye kalan bloklar için abonelik başvurusu olmadığından Yönetmeliğin 43/9 maddesi uyarınca su kullanım miktarının hesaplanması gerektiği, 29.12.2021 tarihinde yapılan abonelik başvurusunun dairelerin bireysel aboneliği için olduğu, kullanma suyunun söz konusu parsele bağlantısı yapılana kadar imalatı tamamlanan inşaat için kullanılan su miktarı muafiyetinin tüm şantiye alanındaki inşaatları kapsamayacağı, hesaplanan ve davacı tarafından ödemesi gerçekleştirilen toplamda 833.008,51 TL’nin Yönetmeliğe uygun hesaplandığı ve iadesinin gerekmediği, hazır beton ve diğer faturaların değerlendirildiği ve davacının talebinin haksız olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve istinaf denetimine elverişli olduğu, Mahkemece kurulan hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davacı şirketin yüklenicisi olduğu sitede, inşaatın tamamen tünel kalıp ve hazır beton kullanılmak suretiyle yapıldığını, iskan ve ruhsatlarının da alındığını, davalı İdare tarafından eski tip inşaat tarzı esas alınarak hesaplama yapıldığını, tünel kalıp ve hazır beton sisteminde, inşaat sahasında hesaplamadaki şekilde su kullanılmadığını, davalının yapmış olduğu hesaplamanın fiziki, hukuki ve mantıki bir geçerliliği olmadığını, işin tekniğine, fen ve sanat kaidelerine de aykırı olduğunu, davalı İdarenin, inşaatın bulunduğu 49152 ada ve ada dışındaki yollarda 2022 tarihi itibarıyla da su şebeke hattı tesis etmediğini, bu nedenle fiilen de hukuken de su kullanımının imkansız olduğunu ve davacı şirket hakkında yasal olarak ölçümleme yapılamayacağını, dava tarihi itibarıyla 49152 imar adasını çevreleyen imar yollarında davalı İdareye ait içme suyu şebekesi mevcut olmadığı için A-10 ve A -14 nolu bloklar gibi kalan blokların da aynı şekilde inşaat suyu ölçümünden muaf tutulması gerektiğini, bilirkişi raporunda inşaatın bulunduğu ada ve ada dışındaki yollarda 2022 tarihi itibarıyla su şebeke hattı tesis edilip edilmediğinin tespit edilmesi gerektiğine yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı şirketin kullanılan hazır betonun tamamına ilişkin olarak davalı İdareye fatura sunulduğunu ancak dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda da hazır beton karşılığı olan faturalara ilişkin bir çalışma yapılmadığını, davacı şirketin kullanmadığı ve hatalı hesaplanan, haksız su bedelini ödemek zorunda bırakıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, davalı A....'nin su ölçüm bedeli adı altında fazladan tahsil ettiği iddia edilen kısmın tahsili istemine ilişkindir.Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davalı İdarenin dava konusu su ölçüm bedeline konu 491 52... parselin bulunduğu bölgede şebekenin 20.12.2017 tarihinde döşenerek işletmeye alınması nedeniyle 10.594.27 m² inşaatın su bedelinden muaf tutulmasına, A10 ve A14 nolu bloklar için 28.12.2017 tarihinde abonelik tesis edilmiş olması diğer blokların şebeke döşeme tarihinden sonra yapılmış olmasına göre muafiyetin söz konusu olmamasına, ilk ölçüm-son ölçüm tarihleri arasında diğer blokların abonelik başvurusunun bulunmamasının davalı İdare tarafından Yönetmeliğe uygun olarak borç tahakkuk ettirilmiş olduğunu belirleyen bilirkişi raporunun taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.