Anahtar kelimeler: Sürdükten Kanunî Şartına Cezaevi Saldırı Gönderdiği Öne Vazgeçme Bildirdiği Basit
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR
: Kasten öldürmeye teşebbüs, basit cinsel saldırı
HÜKÜMLER
: Mahkumiyet, istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmi ret, kısmi bozma
1. Katılan sanık ... hakkında basit cinsel saldırı suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminin incelenmesinde hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık ... müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 12.12.2025 tarihli tutanak ile; temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekilinin temyiz istemleri yönünden; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca; 11... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık ... müdafinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda aynı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla sanık ... hakkında katılan ...'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmadığına,
2. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suçun tasarlanarak işlendiğine, eksik ceza tayinine, sanık hakkında haksız tahrik ve takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandığının anlaşıldığı, eylemin sanık ... tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tüm dosya kapsamına göre, başkalarıyla evli olan sanık ve katılan arasında olay tarihinden bir yıl önce başlamış ve son bulmuş bir gönül ilişkisinin bulunduğu, HTS kayıtlarına göre aralarındaki son telefon görüşmesinin 18.09.2022 tarihinde yapıldığı, o tarihten bu yana sanığın katılanın iş yeri olan pazar yerine de gelmediği, olay günü katılanın orada olduğunu düşünerek pazara doğru yola çıkan sanığın marketten bir bıçak temin ettiği ve pazara gittiğinde katılanın tezgahına giderek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılan
olayda; sanığın iddia ettiği üzere çarşamba pazarı gibi kalabalık bir ortamda katılanın kendisine yönelik cinsel el hareketleri ya da davranışlarına tanık olan kimsenin bulunmadığı göz önüne alındığında sanığın soyut ve kendini suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek haksız tahrik indirimi yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
3. Sanık ...'in katılan ...'ı hayati tehlikeye ve duyularından veya organlarından birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde üç bıçak darbesiyle yaraladığı anlaşılan olayda; sanığın teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngöran 5237 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi uyarınca makul düzeyden bir miktar uzaklaşılmak suretiyle bir indirim uygulanması gerekirken teşebbüs indiriminin 14 yıl olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Basit Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Katılan sanık ... hakkında basit cinsel saldırı suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararına karşı müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz isteminin incelenmesinde hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi uyarınca temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin aynı Kanun'un 298. maddesi gereğince Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla gönderdiği 12.12.2025 tarihli tutanak ile; temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, bu temyiz istemi yönünden oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve katılan ... vekilinin temyiz istemleri sanık hakkında haksız tahrik koşullarının oluşmadığı ve teşebbüsün derecesi yönlerinden yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, haksız tahrik yönünden oy birliğiyle, teşebbüsün derecesi yönünden sayın Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz kararının ikinci maddesi ile sanığın temyiz isteminden feragat ettiğini bu nedenle dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından sadece aleyhe temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere temyiz, kanun yolu davasıdır. Temyiz davası da cumhuriyet savcısı ve tarafların taleplerine üzerine açılıp yapılır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 294/1. maddesi gereğince, temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini, temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanık yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir.
CMK 298/1. maddesi gereğince, Yargıtay temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa, temyiz istemini reddeder.
Temyizde incelenecek hususlar başlığı altında CMK 301/1. maddesinde açıkça Yargıtay'ın yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususları inceyebileceği düzenlenmiştir.
CMK 302/2. maddesinde Yargıtay'ın temyiz başvurusunda gösterilen hukuka aykırılıklar nedeniyle hükmü bozacağı düzenlenmiştir. CMK 302/3. maddesi temyiz etmemiş taraf lehine hükmü bozma hak ve yetkisi vermeyecektir.
Bu itibarla, temyiz kanun yolu davası olduğu, davayı açan lehine sebeplerle hükmün bozulacağı Yasa'da açıkça düzenlenmiştir. Olayımızda dava sadece cumhuriyet savcısı ve katılan tarafından sanık aleyhine dava açılmış iken ve bu nedenle açılan dava da, dava açanların aleyhine olacak şekilde bozma yapmak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun amaç ve ruhuna aykırı olacaktır.
Belirtilen nedenlerle, sadece sanık aleyhine sebeplerle açılan temyiz davasında sanık lehine bozmaya ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!