Anahtar kelimeler: Devirinin Senesinde Satılık Bitişiğinde İskenderun Kardeşleri İlanı Anlaştıklarını Anlaştıkları Öğrendiklerini

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İskenderun 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dava; hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.Davacılar vekili; davacıların, dava dışı diğer kardeşleri ile birlikte dava konusu ... ili, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 158 parsel sayılı taşınmaz ile bitişiğinde bulunan 630 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduklarını, davalı ile 630 parsel sayılı taşınmazın devri hususunda anlaştıklarını ve tapu da devir yapıldığını, 2019 senesinde davalının 158 parsel sayılı taşınmaza ilişkin satılık ilanı vermesi üzerine davacıların, davalı ile anlaştıkları 630 parsel sayılı taşınmaz yerine, tapuda, dava konusu 158 parsel sayılı taşınmazın devirinin yapıldığını öğrendiklerini, davalının hileli eylemleri ile davacıları aldatarak daha büyük ve daha değerli olan 158 parsel sayılı taşınmazının devrini sağladığını belirterek dava konusu 158 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına hisseleri oranında tesciline, olmadığı takdirde taşınmaz bedelinin işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacıların taşınmazı kendi iradeleri ile devrettiğini, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmaz üzerinde tasarruf ettiğini, zeytin ağaçları diktiğini, davacıların 2016 senesinde 630 parsel sayılı taşınmaz ile başkaca taşınmazlarının satışı hususunda davalının eşi dava dışı ...'u vekil tayin ettiklerini, hile iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, tapu memuru huzurunda düzenlenen satış senedinin tapu memuru tarafından tasdik edilmesinden sonra davacı yanca okudum şerhi ile imzalandığı, 630 parsel sayılı taşınmaz ile başkaca taşınmazların satışı hususunda vekaletname ile satışın yapıldığı 2009 yılından yaklaşık yedi yıl sonra 2016 yılında davalının eşi ...'a vekalet verilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine davacı yanca satılması planlanan yer ile satılan yer arasında bulunan değer farkının ve söz konusu taşınmazın davacılar tarafından kullanıyor oluşunun tek başına fiili karine teşkil etmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2022 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; deliller toplanmadan, yemin delili hatırlatılmadan, davacı vekilinin talebi üzerine esas hakkında beyanda bulunmak için süre verilmeden ve sözlü yargılama için HMK'nın 186/1. maddesi uyarınca 2 haftalık süre verilmeden karar verildiği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabulüne, kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ilgili kurumlardan getirtilen belgelere göre davacıların okuma yazma bildiği, buna göre münhasıran okuma yazma bilmediğinden aldatılma nedenine dayalı iddianın yerinde olmadığı, tanıkların buna ilişkin olarak davacıların ilkokul mezunu oldukları ve okuma-yazma bildiklerini beyan ettikleri dolayısıyla davacıların bu iddialarının soyut kaldığı, tapu memuru huzurunda düzenlenen satış senedinin davacı yanca okudum şerhi ile imzalandığı, davacıların 630 parsel sayılı taşınmaz ile başkaca taşınmazların satışına ilişkin devir işleminden yaklaşık yedi yıl sonra 2016 yılında davalının eşi ...'a vekalet verilmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, yine davacı yanca satması planlanan yer ile satılan yer arasında bulunan değer farkının ve söz konusu taşınmazın davacılar tarafından kullanıyor oluşunun tek başına fiili karine teşkil etmesinin mümkün olmadığı, bir an için bu olguların fiili karine teşkil etmesi durumunda dahi tapuda yapılan resmi senedin hile ile aldatılmadıklarının objektif kanıtı mahiyetinde olduğu, fiili karine teşkil ettiği kabul edilen olguların objektif kanıtın aksini ispata yeter olmadığı, ispat yükü kendisine düşen davacının yemin teklifi üzerine kendisine yemin teklif edilen davalının yemini kabul ve eda ettiği, yemin delilinin kesin delil niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının sunduğu delillerle iddianın net biçimde ispatlanamadığı, davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafça davalı tarafa yemin teklif edildiği, davalı yanca kendisine teklif edilen yeminin eda edildiği, yeminin eda edilmesi üzerine, artık ortada uyuşmazlık konusu olan vakıanın kesin delille kanıtlanmış olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.