Anahtar kelimeler: Kalfası Dayanabildiğini Parmaklarının Ayağının Kolunun Ayak Montaj Kesildiğini Emir Müteveffanın
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; ... ...'in davalı ... Şirketinde montaj kalfası sıfatı ile aylık net 1000 TL ücretle çalışmakta iken 28.02.2013 tarihinde elektrik çarpması sonucu iş kazası geçirdiğini, müteveffanın ilk önce ayak parmaklarının kesildiğini, daha sonra iki ayağının kesildiğini ve en son olarak her iki kolunun kesildiğini, ancak murisin bu duruma 1 hafta dayanabildiğini, yoğun bakımda iken 11.03.2013 tarihinde vefat ettiğini, murisin çalışırken emir ve talimatları ... Şirketi çalışanı ... ile ekip amiri ...'den aldığını, sigorta primlerinin ise ... üzerinden çalıştığı şirketçe ödendiğini, ayrıca söz konusu iş kazasının yaşanmasında ... ve ...'ın da sorumlu olduğunu, Sağlık Bakanlığının olaydaki sorumluluğunun; olay yerine gelen ambülans ve sağlık görevlilerinin murisi yanık ünitesi bulunan bir hastaneye götürmeleri gerekirken ... ... Hastanesine götürdüklerini, hem zaman kaybedilmesi hem de yanlış hastaneye sevk etmelerinden dolayı kusur ve sorumluluğunun bulunduğunu, murisin vefatından dolayı geride kalan mirasçılarının elem ve ızdırap içerisine düştüklerini, murisin yoğun bakımda kaldığı sürece çok sarsıldıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkili ... için 250.000 TL manevi, müvekkili ... için 250.000 TL manevi tazminat ile müvekkil ... için 1000 TL maddi, müvekkil ... için 1000 TL maddi tazminat, ayrıca müvekkilleri için 1000 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacılar vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; aynı iş kazası nedeniyle aynı miktarda maddi ve manevi tazminatların davalı ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffaya iş güvenliği eğitimlerinin verildiğini, müvekkillerinin meydana gelen iş kazasında kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'ın şirket ortağı olup şirket ortağına dava açılmasının haksızlık yarattığını, husumet itirazında bulunduklarını, imzalı maaş bordrosuna göre vefat edenin asgari ücretle çalışıyor olmasına karşın aylık 1000 TL ücretle çalıştığına ilişkin iddianın yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunduğu anlaşılmıştır.
2.Davalı Milli Eğitim Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet, görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, davacının davalı müdürlük aleyhine iddialarının asılsız olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
3.Davalı Sağlık Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddi gerektiğini, somut olayda görevli sağlık personeline dolayısıyla Bakanlığa atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, usul ve esas yönünden haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
4.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının yaşandığı bölgede müvekkilin herhangi bir tesis ve enerji nakil hattının bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, müvekkilin ... A.Ş.'den tamamen farklı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
5.Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, kazanın oluşumunda ilk asli ve kusurlu kazazede ve işverenleri olmakla birlikte ... Belediyesinin de yaşanan kazada kusurunun mevcut olduğunu, öncelikle davanın husumetten reddini, aksi takdirde sorumlu ... Belediye Başkanlığına davanın ihbarı ile açılan davanın reddine karar verilmesini savunduğu anlaşılmıştır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.04.2023 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile "Davalı tarafça dosyaya sunulan 05.10.2015 tarihli ibraname başlıklı belge dosya arasına sunulmuştur. Eldeki davada, tarafların sulh protokolü imzaladıkları anlaşılmaktadır. Mahkememizce bozma sonrası yapılan yargılamanın 3 no.lu celsesinde taraflara sulhe göre karar verilmesine ilişkin talepleri bulunup bulunmadığı sorulmuş, davacı taraf anlaşmayı kabul etmediklerini, davanın tam kabulü sonuçlarını doğuracak şekilde taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir. Bu aşamada HMK'nın 315. maddesi gözetilerek, sulh sözleşmesinde adı geçen davalılar ..., ..., ... Şirketi yönünden tarafların sulh olduğunun tespiti ile bu davalılar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile birleşen dava dosyasında davalı ..., asıl davada davalılar... ... A.Ş.,...A.Ş. Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı,... Müdürlüğünün murisin vefatına neden olan iş kazasında kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan bu davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir." gerekçeleriyle
"A)Asıl dava yönünden;
1. Davacıların davalı ... ... A.Ş.,...A.Ş. Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı,... Müdürlüğüne yönelen manevi tazminat davalarının reddine,
2.Davacıların davalı ... ... A.Ş.,...A.Ş. Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı,... Müdürlüğüne yönelen maddi tazminat davalarının reddine,
3.Davacıların davalı ..., davalı ..., davalı .... Şti.'ye yönelik davası yönünden; davacı ile davalılar arasındaki 05.10.2015 tarihli sulh sözleşmesi ile sulh olduklarının tespitine, HMK'nın 315/1 maddesi uyarınca bu davalılar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
B)Birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyada maddi manevi tazminat talepli davanın reddine" dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 03.04.2023 tarihli ve ████████ E., ████████ K. sayılı kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.12.2024 tarih ve █████████ E- ██████████ K. ile "... Somut olayda davacılar vekilinin dava dilekçesinde davalı olarak husumet yönelttiği Sağlık Bakanlığına karşı dayandığı hukuki sebebin "hizmet kusuru" olduğu, işbu dava kapsamında ise kusuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve uyulan (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarih ve █████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı kapsamında işbu ret kararı her ne kadar sair temyiz itirazlarının reddi içerisinde kalmış ise de yukarıda açıklandığı üzere görev kamu düzeninden olup, davacının bu karara yönelik daha önceki temyiz itirazlarının sair ret hükmü içerisinde davalı Sağlık Bakanlığı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği açıktır. Bu açıklamalar doğrultusunda Mahkemece; davalı Sağlık Bakanlığı hakkında hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davanın ana davadan tefriki ile işbu dava yönünden idari yargı yolunun caiz olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile anılan davalı hakkında ret kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur..." gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamından sonra davalı Sağlık Bakanlığı yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedildiği, davalı tarafça dosyaya sunulan 05.10.2015 tarihli ibraname başlıklı belgenin dosya arasına sunulduğu, eldeki davada, tarafların sulh protokolü imzaladıklarının anlaşıldığı, Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamanın 3 no.lu celsesinde taraflara sulhe göre karar verilmesine ilişkin talepleri bulunup bulunmadığının sorulduğu, davacı tarafın anlaşmayı kabul etmediklerini, davanın tam kabulü sonuçlarını doğuracak şekilde taleplerinin bulunduğunu beyan ettiği, bu aşamada HMK'nın 315.maddesi gözetilerek, sulh sözleşmesinde adı geçen davalılar ..., ...,... Şirketi yönünden tarafların sulh olduğunun tespiti ile bu davalılar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile birleşen dava dosyasında davalı ..., asıl davada davalılar... ... A.Ş,...A.Ş. ...Müdürlüğünün murisin vefatına neden olan iş kazasında kusuru bulunmadığı tespit edilmiş olduğundan bu davalılar hakkında maddi ve manevi tazminat yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle;
A-Asıl dava yönünden;
1- Davacıların davalı ... ... A.Ş,...A.Ş. ...Müdürlüğüne yönelen manevi tazminat davalarının reddine,
Davacıların davalı ... ... A.Ş,...A.Ş. ...Müdürlüğüne yönelen maddi tazminat davalarının reddine,
Davacıların davalı ..., davalı ..., davalı.... Şti.'ye yönelik davası yönünden; davacı ile davalılar arasındaki 05.10.2015 tarihli sulh sözleşmesi ile sulh olduklarının tespitine, HMK'nın 315/1. maddesi uyarınca bu davalılar yönünden ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,
B- Birleşen Kocaeli 6. İş Mahkemesinin ████████ Esas sayılı maddi manevi tazminat talepli davanın reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. 05.10.2015 tarihli söz konusu belgenin sulh değil ibraname olarak değerlendirilmesi gerektiğini; ibraname imzalandığında davalıların Ceza Mahkemesinde yargılaması devam eden hapis cezasından kurtulmaları için müvekkillerinin müzayaka haline düşürülerek imzanın temin edildiğini, ibranamenin hükmün infazında gösterilmesi ile yetinlmesinin yerinde olduğunu, kusur incelemesinin ilk bozma kapsamında gereği gibi yerine getirilmediğini,
b.Müteveffaya verilen %10 kusurun fazla olduğunu,
c.Maddi tazminat hesabının hatalı olduğunu, maddi tazminat isteminin açıklatılıp somutlaştırılmadığını,
d.Manevi tazminat miktarlarının az olduğunu,
e.Yargılama gideri ve vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!