Anahtar kelimeler: Ayrılıp İkiye Muhtarı Davacıbirleştirilen Tapulama Tespite Köyünde Tarla İşaretleri Babası
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Mahkeme kararı asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... köyünde bulunan 311 parsel sayılı taşınmazın tapulama sırasında Köy Tüzel Kişiliği adına mera olarak tespit edildiğini, bu tespite davacının babası ... ve köy muhtarı ...'ın itirazı sonucu Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı dosyası ile itirazların reddine, parselin (A) ve (B) işaretleri ile ikiye ayrılıp tamamının Hazine adına tarla olarak tesciline karar verildiğini, daha sonra 311 nolu parselin bir bölümünün 4753 sayılı Yasa gereğince davacıya satıldığını, satış tarihinin 07.04.1956 olduğunu ve 311 parselden ifrazen 616 parsel numarası verilerek 64.600 m² yüz ölçümü ile tapuya tescil edildiğini, davacının, taşınmazın maliki olmadan önce de zilyedi olduğunu, davacının tapulu malı olmasına rağmen taşınmazın tamamının halen Hazine üzerinde göründüğünü, bu nedenle aynı parselin bir bölümü için tapuda iki kayıt bulunduğunu, buna göre ortada bir mükerrerlik olup bunun Hazinenin hatasından kaynaklandığını, 311 nolu parselin davacı adına tescil edilen ve Hazine adına olan tapunun 64.600,00 m²'lik kısmının iptal edilmesi gerektiğini, ancak bunun zamanında yapılmadığını, Hazinenin davacının tapulu yerinin 44.000 m²'lik kısmını ...'a sattığını, ...'ın da bu taşınmazı diğer davalılara sattığını, taşınmazın 44.000 m²'lik kısmının 583 parsel adıyla davalılar adına tescil edildiğini, böylelikle taraflar arasında nizaya konu olan 40.618 m²'lik yer ile davacı adına olan 64.600 m²'lik yerin iç içe geçerek çifte tapunun oluştuğunu, bu sebeplerle 583 parsel sayılı taşınmaz ile 616 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtlarının mükerrer olduğu iddiası ile 583 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili özetle; Çankaya Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne tersimat hatası ile ilgili verdikleri 27.03.2009 tarihli dilekçeleri üzerine yapılan inceleme sonucunda "İlk tesis kadastrosunda 311 parsel sayılı taşınmazın tescilinin yapıldığını ve daha sonra bu parselde yapılan itiraz nedeniyle Kadastro Mahkemesinin bu parselden ifraz ile 583 nolu parsele tescil kararı verdiğini ve uyguladığını, bundan sonra 611 nolu parselin Toprak Tevzi Komisyonu sonucu dağıtımdan sonra oluşmuş olduğunu ve 583 nolu parsel ile mükerrerlik oluştuğundan dolayı 611 nolu parselin bütün sonuçları ile iptal edilmesi gerektiğinin" bildirildiğini, Kadastro Kanunu'nun 22. maddesinin evvelce tespit, tescil ve sınırlandırma sureti ile kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerlerin kadastrosunun yapılamayacağını, bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastronun bütün sonuçları ile hükümsüz kalacağının düzenlendiğini, 311 parsel ile ilgili düzenlenen tapulama tutanağında mezkur yerin mera olarak tespitinin yapıldığı bu tespitte davacının babası ... ve ... isimli şahısların itiraz ettikleri, itiraz sonucunda Kadastro Mahkemesinin ███████ Esas ve ███████ sayılı kararı ile taşınmazın 44.800 m² yüz ölçümünde (A) ve (B) parçalarının Hazine adına tarla olarak tesciline, geri kalan kısmın ise mera olarak tesciline karar verildiğini, ... Tapu Müdürlüğünce (A) ve (B) parçalarına 583 parsel numarası verilerek Hazine adına 19.08.1952 tarih ve 353 yevmiye ile 44.800 m² olarak tescil edildiğini, ilk tespit tutanağının Kadastro Mahkemesinin ilgili kararı ile iptal edildiği halde 583 parselin ifrazının işlenmediğini, Kadastro Mahkemesi kararının tapuya işlenmediğinden dolayı köy tüzel kişiliğine ait 85.800 m² yüz ölçümünde mera parselinden 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca 64.600 m²'lik kısmın ifraz edilerek 616 nolu parselin 07.04.19 54... yevmiye ile Hazine adına tescil edildiğini ve İzzet oğlu ...'e tevzi sureti ile devredildiğini, şu anda kalan meranın yüz ölçümünün 21.200 m² olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada 611 parselin iptaline karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.01.2014 tarihli ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla; keşif sırasında dinlenen tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere dava konusu 583 parsel sayılı taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu, mükerrerlik durumunun davacının hatasından değil idarenin hatasından kaynaklandığı ve bu hatanın sonucu ile taşınmazın davalılar adına tescil edildiği, davacının iddialarının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 583 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Mahkemenin kararına karşı davalılar vekili temyiz talebinde bulunmuştur. Dairenin 04.10.2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazda tarafların dayandığı her iki tapu kaydında ilk malikin Hazine olduğu, her ne kadar davalılara ait tapu kaydının geldisi daha eski olsa da, malik Hazinenin çekişmeli taşınmazı fiilen Toprak Tevzi Komisyonu aracılığıyla 4753 sayılı Yasa uyarınca davacı tarafa 1954 yılında devrettiği, taşınmazda davacı tarafın zilyet olduğu, Hazinenin fiili kullanımını ve tapusunu devrettiği taşınmazı bu sefer 1997 yılında ihale ile davalı tarafa sattığı, bu durumda davacı tarafın malikliğinin daha önce ve geçerli bir hukuki nedene dayalı olması nedeniyle, mükerrer olduğu tespit edilen 583 nolu parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı açıklanmış, davanın kabulü halinde sadece mükerrer tapu kaydının iptali ile yetinilmesi gerekirken, davacı adına aynı yere ilişkin ikinci bir tapu kaydının oluşmasını sağlayan ve infazı mümkün olmayacak şekilde tapu kaydının iptali ile davacı adına tescil kararı verilmesi hususu isabetsiz olduğu gibi, mükerrer olmadığı tespit edilen fen bilirkişi raporundaki (B) harfi ile gösterilen 4.181,00 metrekarelik kısım hakkında da iptal kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, öte yandan yargılama sırasında davalılar tarafından davacı aleyhine açılan mükerrer tapu kaydının iptali istemli ████████ Esas sayılı dava eldeki dava ile birleştirildiği halde Mahkemece birleştirilen bu dava hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemiş olmasının yerinde olmadığı belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile Yargıtay bozma ilamındaki gerekçe benimsenmek suretiyle asıl davanın kabulüne, ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 583 parsel sayılı taşınmazın 20.01.2012 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 40.6 19... 'lik mükerrer kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, birleştirilen ████████ Esas sayılı dosya yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazlarla ilgili topulaştırma işlemi yapılmış olması nedeniyle davanın konusuz kaldığını, Mahkemece bu durumun değerlendirilmediğini, davanın açılmasında davalıların kusuru bulunmadığını, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu belirerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, çifte tapu oluşturulduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve çekişmenin giderilmesi isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 311 parsel sayılı 130.600,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, kadimden buyana mera olarak kullanılması nedeniyle kamu orta malı mera vasfıyla köy tüzel kişiliği adına tespit edildikten sonra, davacının babası ... ile köy Muhtarı ...’ın itirazı üzerine ... Kadastro Mahkemesinin 1952/ 77- 25 E. ve K. sayılı kararı ile ekli fen bilirkişi krokisinde (A) ve (B) harfleri ile gösterilen 44.800,00 metrekarelik kısmın 583 parsel numarası adı altında tarla vasfı ile Hazine adına, kalan kısmın tespit gibi mera olarak tesciline karar verildiği, 1997 yılında davalılardan ...'ın, 583 parsel sayılı taşınmazı Hazineden satın alıp aynı yıl satış suretiyle 1/3 hissesini davalı ...'a, 1/3 hissesini diğer davalı ...'a devrettiği, 1954 yılında 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 311 nolu mera parselinden 64.600,00 metrekarelik kısım ifraz edilerek Hazine adına 616 parsel adı altında tescil edildikten sonra taşınmazın 1957 yılında Hazine tarafından ...’e satıldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan Sebeplerle;
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 688,12 TL onama harcının, birleştirilen dava yönünden 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
26.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!