Anahtar kelimeler: Usdnin Şartıyla Gecikme Kalmak Ödenmediğini Şimdilik Payı Fazlaya İnşaat Saklı

MAHKEMESİ
:Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Dairemizin 23.09.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmakla; yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 03.01.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, dairelerin sözleşmede kararlaştırılan tarihte teslim edilmediğini ve gecikme cezasının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 261.900,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 18.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 810.000,00 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştirII. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya teslim edilmesi gereken dairelerin 2010 yılının Ağustos ayında teslim edildiğini, düzenlenen protokollere istinaden müvekkili tarafından gecikme tazminatı cezai şart ve eksik, ayıp imalat bedelinin davacıya ödendiğini, müvekkilinin borca ilişkin edimlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 24.12.2015 tarihli kararı ile hukuki mahiyeti itibariyle bir sulh sözleşmesi olan 06.08.2010 tarihli protokolün 1. maddesine göre davacının inşaattaki gecikme nedeniyle işleyecek ve işlemiş cezai şart alacaklarından vazgeçtiği, bu vazgeçme karşılığında davalı kooperatif tarafından yine 1. maddede öngörülen mükellefiyetlerin yerine getirildiği, davacının 24.12.2009 tarihli sözleşmeye dayanarak cezai şart talep edemeyeceği, davalının pek çok kez plan tadilatı için belediyeye başvurduğu, iskân alınması için gerekli gayreti gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 24.12.2015 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce; davacı arsa sahibi kendisine bırakılan bağımsız bölümlerle ilgili 06.08.2010 tarihli protokol kapsamında cezai şart alacağını istemekte haklı olduğundan mahkemece 24.12.2009 tarihli protokol hükümleri de değerlendirilerek, davacının istemekte haklı olduğu cezai şart alacağı miktarı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1.502.766,00 TL cezai şart alacağı bulunduğu, davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1.502.766,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZMahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 23.09.2025 tarihli kararı ile davacı vekilinin 18.07.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği 261.900,00 TL cezai şart bedelini 810.000 USD'ye çıkarttığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.502.766,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ancak ıslah edilen kısım için davalı, ıslah tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken tüm bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, ancak belirtilen hataların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.VI.KARAR DÜZELTMEA. Karar Düzeltme Sebepleri1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, bedel artırımı ile davaya dahil edilen alacak kalemleri hakkında ıslah tarihi itibariyle faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava tarihindeki dolar kuru baz alınarak hesaplama yapılması gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesinin yanlış olduğunu beyan etmektedir.2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde; mahkeme kararının dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına aykırı olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, imar barışı yasasından tarafların ortak kararı ile faydalanıldığını, yapı kayıt belgesi alındığını, iskânlı tapuların alınması için proje çizildiğini, ikinci aşamanın ise iskân aşaması olduğunu, bozma ilamının aksine tarafların yıkım iradesinin olmadığını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosyanın içeriğine, taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.1.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı vekilinin karar düzeltme talepleri yönünden; taraflar arasında ... 1. Noterliğinin 03.01.2001 tarihli düzenleme suretiyle kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı arsa maliki, davalı yüklenicidir.Somut olayda, davacı tarafça arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkin açılan dava belirsiz alacak davası olarak açılmış, davacı vekili 18.07.2024 tarihli talep arttırım ve ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep ettiği 261.900,00 TL cezai şart bedelini 810.000 USD'ye çıkartmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1.502.766,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dairemizce ıslah edilen kısım için davalı, ıslah tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden ıslah tarihininden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken tüm bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, ancak belirtilen hataların yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmek suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.Öncelikle; davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (HMK 107/1) Kısmi davanın düzenlendiği HMK'nın 109/1. maddeye göre talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.Kaldı ki; 24.05.2019 tarih, 2017/8 Esas, 2019/3 Karar sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararında; bir miktar para alacağının faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesinin talep edildiği kısmi davada, dava konusu miktarın kısmi ıslahla faiz talebi belirtilmeksizin arttırılması halinde, arttırılan miktar bakımından dava dilekçesindeki faiz talebine bağlı olarak faize hükmedileceğine karar vermiştir.Bu durumda mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, Dairemizce anılan husus gözden kaçırılarak dava ve ıslah tarihine göre faize hükmedilmek suretiyle kararın düzeltilerek onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından Dairemiz düzeltilerek onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının onanması gerekmiştir.VII. KARARYukarıda (1) numaralı bentte yazılı bulunan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının REDDİNE,Yukarıda (2) numaralı bentte yazılı bulunan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜ ile dairemizin 23.09.2025 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,Mahkeme kararının ONANMASINA,Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davacıya iadesine,243,10 TL harç ve takdiren 3.760,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,19.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.